X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kitap tutkusu ödül getirdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kitap tutkusu ödül getirdi

  • Giriş Tarihi: 4.9.2013

Kayseri'nin Yahyalı yaylalarında hayvanlarına bakarken bile elinden kitap düşürmeyen Afife Küçükbenli, "Yılın Sıra Dışı Okuyucusu" seçildi. 'Örnek teyze' sıra dışı yaşamını SABAH'a anlattı

Annesi ilkokuldan sonra O'nu okula göndermedi. 20 yaşında evlendi, üç çocuğu oldu. Okumayı ise hiç bırakmadı, elinden kitapları düşürmedi. Çocukları Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinde eğitim gördü. 50 yaşından sonra hayvancılığa merak sardı. Emekli astsubay eşiyle Kayseri Yahyalı'nın yaylalarında yaşamaya başladı. Balıkesir'den aldığı 3 keçinin sayısını 25'e, koyunlarının sayısını ise 250'ye çıkardı. Hala rüyalarında okul sıralarını gören 57 yaşındaki Afife Küçükbenli, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Yılın Sıra Dışı Okuyucusu' ödülüne değer görüldü. Sıra dışı yaşamıyla merak konusu olan Afife Teyze ile Kayseri'ye 200 km uzaklıktaki Küçükayvan Yaylası'nda buluştuk. "Organik" bir hayat süren ve kadınlara, gençlere örnek olan Afife Teyze'nin hayat hikayesini dağların yamacında konuştuk.
Afife Teyze, hikayeni en baştan dinleyelim…
1956 doğumluyum. Eşim emekli hava astsubayı… 3 çocuğum var. Eşimin işi dolayısıyla Konya, Malatya ve Balıkesir'de bulunduk, orada emekli oldu.
Çocukların, nerede, ne iş yapıyor?
Büyük oğlum Mehmet Emrah, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu, endüstri mühendisi, özel bir sigorta şirketinde çalışıyor. Onun küçüğü Emine, Ankara Bilkent Üniversitesi mezunu, tam burslu fizik okudu. İtalya'da doktorasını yaptı, şimdi İsviçre'de bir üniversitede görevli. Üçüncü çocuğum İbrahim Erhan, Boğaziçi Üniversitesi endüstri mühendisi, bir bankada müfettiş.
Senin ilkokul yıllarına dönersek…
Kayseri Yahyalı'da orta halli bir ailenin çocuğuyum. 5 kardeşiz ve en büyükleri benim… Kalabalık bir ailede büyüdüm, ilkokula başladım ve birincilikle bitirdim ama rahmetli annem okumama izin vermedi.
Neden?
Aslında annem aydın bir insandı ama ben tek kızdım ve annemin sanırım yalnızlık korkusu vardı. İşimiz çoktu, yardım için yanında kalmamı istedi herhalde. 15 yaşımda eşimle tanıştım. Annem istemedi ama ben direndim, bu kez annemi yendim ve 20 yaşımda da evlendim.
Peki, okutmadığı için hiç annene karşı öfke duydun mu?
Ortaokula giden tüm arkadaşlarıma düşman kesilmiştim. O zaman çok kızmıştım ama annemi kaybettikten sonra O'nu anladım.
Okumaya evde devam ettin ama…
Sürekli. Şehirde dayılarım vardı, onlardan kitap isterdim. Kardeşlerimin ders kitaplarını gizlice okurdum. Hala rüyalarımda kendimi okul sıralarında görürüm.
Çocuklarını okutmayan ailelere ne söylersin?
Okuyamamak yürek acısı. Asıl iş, kendini geliştirmek. Saatlerce televizyon başında oturuyorlar.
Sen hiç izlemiyor musun?
Burada zaten yok olsa da pek izlemem. Haber programları, açık oturumlar, kitap tanıtım programlarını seviyorum.
Ne tür kitaplar okuyorsun?
Çocukluğumda çocuk kitapları, gençliğimde Aşk-ı Memnu'lar, Yaprak Döküm'leri okuyordum.
Dizilerini izlemediniz mi?
Yok, ama birkaç kez internetten baktım. Üzüldüm yazık, kitaptaki kahramanlar dizilerdekini kalkıp boğacaklar gibi geldi, çok bozmuşlar. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun kitaplarını çok severdim. "Sefiller'"den çok etkilenmiştim. "Bir Çift Yürek"teki Aborjinler'in hayatı da beni çok etkiledi. İki yıl önce kardeşimin oğluna gelin aldık. Düğünde Ruslar'ı tanıdım, onların hayatına merak sardım. "Anna Karenina"yı okudum, "Suç ve Ceza"yı sipariş ettim bekliyorum.
Seni örnek alıp da okumaya heveslenen oluyor mu?
Tabi… Bir kız vardı yaylada. Dedesi ve babaannesi okumasına izin vermiyordu, ben onları ikna ettim. Şimdi okuyor. Etrafımdakileri çok teşvik ettim.
Peki, yaylada yaşama fikri nasıl ortaya çıktı?
Eşimin emeklilik dönemi geldi. Ticaret mi yapalım, ne yapalım derken memlekete dönmeye karar verdik. Eşime "Ne yaparsın?" diye sorunca "Valla hanım ben bir hayvancılıktan anlarım onu da sen bilmezsin" dedi. "Aaa… neden anlamazmışım" dedim.
Burun kıvırmadın yani hayvancılık işine?
Hayır, ben istedim. İnternetten araştırma yaptım. Eşim işi görevi İsviçre'deyken Saanen keçilerini getirmek istemiş getirememişti. Bu tür de Balıkesir'de var. Oradan gelirken 3 tane yavru keçi getirdik. Pek çok insan bize güldü ama kafama koymuştum. 1000 dolar param vardı, onunla 10 tane koyun aldım.
Çocuklar ne dedi bu duruma?
Oğlanların aklına yatmadı ama kızım beni destekledi. Elimi koyuna sürmeyi bile bilmiyordum.
Nasıl öğrendin peki?
Okumanın da etkisi oldu. İnternete bakıyordum, komşulara soruyordum, veterinerden yardım alıyordum. Benim derdim sütü işlemek değildi.
Nasıl kazanç sağlıyorsunuz?
Hayvanlarımızı çoğalttık. Etini sütünü zaten kendimiz, akraba eş dost tüketiyoruz. 250 koyun, 25 tane de keçim var. Geçim kaygımız yok ama hayvan işine kendi özel paramızdan katmıyoruz.

SAĞLIĞIN SIRRI, DOĞAL BESLENME
Dağ başında yaşamı nasıl sürdürüyorsunuz?
Elektrik yok. Aküden elektrik sağlıyoruz. Burası doyumsuz insanların yeri. Öyle "120 metrekare eve sığamam" diyenler buraya gelsin. Dağların hepsi benim ve bu çadırın içi. Bütün ihtiyaçlar burada karşılanıyor ve nihayetinde insan tatminkar olmasını öğreniyor. Eşim haftalık alışverişe gider, getirir arabayla.
Ehliyetin var mı Afife teyze?
Var. 13 yıldır. Biraz araba kullanıyordum ama ilkokul mezunlarına ehliyet verilmeyeceğini duydum, bir telaşla sınavlara girdim. Direksiyonda ilk sınavda geçemedim ama diğerlerinde birinci oldum.
Sağlığın iyi, değil mi?
Çok iyiyim. Hayvancılığa başlamadan önce kilo sorunum, tansiyon ve şeker sorunum vardı. Menüsküs ameliyatı olmuştum, doktor bana "rölantide bir hayat" dedi ama hiç bana göre değildi. 5 yıldır şeker ilacı kullanmıyorum, 21 kilo verdim, ağrım sızım yok. Doğal besleniyoruz.
Neler tüketiyorsunuz?
Süt, tereyağı, peynir. Kendi yumurtamı da kendim yetiştiriyorum. Kardeşim çiftçi, ondan sebzelerimi alırım.
Zararlı gördüğün yiyecekler var mı?
Hazır tavuklar. Misafirler kola getirmiş, kendileri içti, gitti. Ben içmem. Yapay şeylerden uzağım. Makarna bile almam, kendim yaparım. Etimizi kendi ürünlerimizden temin ediyoruz. Sağlık, doğal yaşamdan geçiyor.

35. YILI PARİS'TE KUTLAYACAĞIZ
Venedik'te evlilik yıldönümünüzü kutlamışsınız?

Kanallar şehri deniyor ya merak ediyordum. Çok değişik ve güzelmiş. Kızım ayarladı. 30. yılımızı kutlamıştık. 35'i de
Paris'te kutlayacağız.
Bu yıl kasım ayında. Paris nereden aklınıza geldi? İtalya'da Pissa Kulesi'ni görünce Eyfel'i merak ettim. Biri bana dedi ki 'Merak etme, demir yığını.' Düşündük orada olmayı istedik. Yine kızım ayarladı.
Bundan sonrası için hayalin ne?
Çiçeklere merakım var. Bu işi yapamayacak duruma geldiğimde kendi çiftliğimde uğraşmak isterim. Yahyalı'daki çiftliğime elektrik alamadım. Bürokrasiyi aşamadım, 3 yıldır uğraşıyorum. Orayı yeşillendirmeyi çok istiyorum.
Gençlere tavsiyelerin var mı?
Boş hayallere kapılmak yerine çalışkan olsunlar. Herkesin yapabileceği şeyler vardır. Ben 50 yaşımda bu işe başladıysam insanlar kim bilir neler yapar. Abartı ve gösterişten nefret ederim. Gençler de bunlardan uzak dursun. Köyde çalışan bu işi bilen gençler, bunu bırakıp şehirde asgari ücretle bin bir zorlukla çalışıyor. Bildikleri işi yapsalar daha iyi. Bir de çok şikayet eden insanı sevmiyorum. Ev hanımlığına karşıyım. Çocuğuyla ilgilenen değil ama boş oturana, pasta yarışında kıyafet yarışında olana çok karşıyım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.