X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER (Özel Haber) Görme Engelli Öğrencileri İçin Kabartma Yazı Öğreniyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

(Özel Haber) Görme Engelli Öğrencileri İçin Kabartma Yazı Öğreniyorlar

  • Giriş Tarihi: 18.5.2015 09:58 Güncelleme Tarihi: 18.5.2015 10:02
KOCAELİ’NİN İZMİT İLÇESİNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞEHİT SELÇUK GÖKDAĞ İLKOKULU VE ORTAOKULU BÜNYESİNDE BULUNAN GÖRME ENGELLİ ÖĞRENCİLERE DAHA İYİ ÖĞRETEBİLMEK İÇİN ÖĞRETMENLER BRAİLLE ALFABESİ ÖĞRENİYOR.
(Özel Haber) Görme Engelli Öğrencileri İçin Kabartma Yazı Öğreniyorlar

’nin İzmit ilçesinde faaliyet gösteren Şehit Selçuk Gökdağ İlkokulu ve Ortaokulu bünyesinde eğitim alan görme engelli öğrencilere daha iyi ders anlatabilmek isteyen öğretmenler, Braille alfabesi öğreniyor.
Şehit Selçuk Gökdağ İlkokulu ve Ortaokulu’nda açılan ‘Gören Eller Sınıfı’ bünyesinde görme engelli öğrenciler eğitim alıyor. Kendisi de görme engelli olan öğretmen Dilek Karaca’nın sınıfındaki öğrenciler, burada görme engellilerin kullandığı Braille alfabesinin yanı sıra, bağımsız hareket etmeyi ve sosyal etkinliklere katılmayı da öğreniyor. Okulun öğretmen kadrosu da öğrencilere daha iyi ders anlatabilmek adına, görme engellilerin kullandığı kabartma harflerden oluşan Braille alfabesini öğrenmek için kolları sıvadı. Okulun görme engelli olan öğretmeni Dilek Karaca’dan kendilerine de Braille alfabesini öğretmesini isteyen öğretmenler, bu konuda epey yol kat etmiş durumda.
Konuyla ilgili konuşan görme engelli öğretmen Dilek Karaca, “İlk başladığım zaman da düşüncelerim çocuklara sadece Türkçeyi, matematiği öğretmek değildi. Ben çocuklarıma bağımsız hareket etmeyi de öğretmek, onları sosyal açıdan da geliştirmek istiyorum. İşe önce öğretmenlerle başladım. Meral öğretmen başta olmak üzere birkaç öğretmenimizle birlikte kabartma yazı öğrenmeye başladık. Sadece konuşma olarak öğrenilebilen İngilizce, kabartma yazıyı öğrenen öğretmenlerimizle birlikte artık hem okuyup hem yazılabilen, tam bir dil olarak öğrenilebilen bir hal almıştır. Yine öğretmenlerimizle farkındalık çalışmaları da yapmaya başladık. Öğretmenlerimizle artık öğretmenler odasında engelliler ile ilgili konuşmalar yapıyor, onlara kitaplar okutturuyorum. Böylece öğretmenlerimiz de engellileri yakından tanıma fırsatı buluyorlar” dedi.
Yaşadıkları süreç içerisinde öğrencilerin de mesafe kat ettiğini söyleyen Karaca, “Çocuklarımız bir yerden bir yere gitmek şöyle dursun, sınıfın içerisinde bile yalnız başlarına dolaşamıyorlardı. Fakat onlara verdiğimiz baston eğitimi ve bağımsız hareket eğitimiyle birlikte artık çocuklarımız yalnız başlarına bahçeye çıkabilir oldular. Öğlen aralarında öğrencilerimiz burada velileri ile birlikte vakit geçiriyorlardı. Üniversiteden getirdiğimiz gönüllü öğrencilerle birlikte artık velileriyle değil üniversiteli ablaları ve ağabeyleriyle birlikte her gün farklı bir plan, program yaparak ders çalışma, oyun, hikaye okuma gibi etkinlikler gerçekleştiriyorlar. Bu vakit geçirmeler onların birbirlerini anlamalarını sağladı. Hani bilirsiniz gözleri bağlayarak, kulakları bağlayarak empati yaparlar. Oysa engellileri anlamanın en güzel yolu onlarla vakit geçirmektir. Biz de burada bunları yaptık” şeklinde konuştu.
Kendisinin, görme engelli bir birey olarak öğrencilik döneminde yaşadığı sıkıntıları öğrencilerine yaşatmak istemediğini söyleyen Dilek Karaca, “Ben görme engelli bir bireyim ve en büyük amacım, benim öğrencilik dönemimde yaşadıklarımı öğrencilerimin yaşamamalarıydı. Mesela görme engelliler beden eğitimi derslerine alınmazlar, bilgisayar derslerinden muaf tutulurlar. Oysa ben öğrencilerimin beden eğitimi derslerine alınmaları taraftarıydım. Çünkü ben beden eğitimi derslerinde başarılı oluyordum. Ben de bir görme engelli olarak başarılı olabiliyorsam, çocuklarım da başarılı olabilirler. Yapılması gereken en büyük ve tek şey onlara nasıl yapabileceklerinin göstermektir. Açık bir şekilde anlatılması halinde çocuklarımız başarılı olabilirler. Kısmen, engellileri tanımamalarının getirdiği bir zorluk yaşadım. Mesela veliler ‘Çocuklar bahçeye çıkmasın, diğer öğrenciler bunları ezerler’ diyorlardı. Ben de ‘Hayır. Bu çocuklar da onlar kadarlar, Kabe’yi tavaf etmiyorlar. Kimse kimseyi ezmeyecek. Bırakın çıksınlar’ dedim. Bu vesileyle çocukları bahçeye çıkarmaya alıştırmış olduk. Onların yaptıklarını görmek benim için dünyalara değer bir şeydi. Onlar da yaptıkça, başardıklarını hissettikçe daha fazla yapmak istiyorlar ki bu apayrı bir şeydi. Mutluluk verici bir şey bu, daha ne olabilir ki. Bence daha güzel bir şey olamaz” dedi.
Öğrencilere daha iyi eğitim verebilmek için Braille alfabesi öğrenen İngilizce öğretmeni Meral Yüksel ise “Geçen yıl ilk defa görme engellilerle ders verme anlamında bir arada oldum. Fakat ne yapacağımı bilemedim, çünkü hiç böyle bir şeyle karşılaşmadık. Hiç böyle bir dersin eğitimini almadık biz. Birebir kendim bir şeyler yapmaya çalıştım. Dil öğretirken işin içinde yazma da vardır, okuma da vardır. Fakat biz kabartma yazı bilmediğimiz, Braille alfabesi bilmediğimiz için ben bu noktada tıkandım ve direk konuşmaya başladım. Dilde asıl hedefimiz zaten konuşmaktır. O yüzden en çok verim aldığım sınıf aslında burası. Ders işlemekten en çok keyif aldığım sınıf burası. Hiçbir şekilde öğrettiklerimi unutmadılar. Bu sınıfta gerçekten ne veriyorsam bir sonraki ders sonucunu görebiliyorum. Bir öğretmen için gerçekten keyif verici bir şey bu. Geçen yıl bir sene böyle devam ettim. Bu yıl birkaç öğretmenimi daha aslında ben bu konuda heveslendirdim. Öğrensek öğrencilerimize daha faydalı oluruz şeklinde düşündük. Sağ olsunlar arkadaşlar bu konuda çok gayretli ve istekli, azimlilerdi. O sırada da Allah bize Dilek öğretmeni gönderdi. Ona konuyu açtığımızda hemen kabul etti. O da çok hevesli bir insan zaten bu konuda, yani birini bulsam da öğretsem diye bekliyor. Sağ olsun bizimle teneffüs aralarında, öğle tatillerinde, çıkışlarda, ne zaman vakit bulduysa ilgilendi ve belli bir noktaya geldik. Yani ben artık çocukların yazdıklarını okuyabiliyorum. Biraz onlardan da yardım istiyorum zaman zaman. Çünkü üzerine düşülmesi gereken bir konu, yani öğrendim ve bitti değil. Bizim için çok çabuk unutulan bir şey. Ben çok memnunum şu andaki durumumuzdan. Tabi bir de bunun İngilizce ayağı var. Ben şu anda Türkçe yazıp okuyabiliyorum kısmen. Ama biraz daha ileri gidip İngilizce harfler, İngilizce kısaltmalar gibi ilerlemek istiyorum. Ne hissediyorsunuz diye sorarsanız bana. En keyif aldığım öğrenciler burada diyebilirim” şeklinde konuştu.