X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Filme konu olan o kadın konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

e konu olan o kadın konuştu

  • Giriş Tarihi: 25.1.2016 11:22 Güncelleme Tarihi: 25.1.2016 11:23
Filme konu olan o kadın konuştu
Filme konu olan o kadın konuştu

Yaşamı, İngiliz yönetmen 'in çektiği "" belgeseline konu olan li kadın devrimci , yaklaşık 3 yıldır İstanbul'da yaşadığını belirterek, " halkına Suriyelilere kendilerini gurbette hissettirmedikleri ve kahır yaşatmadıkları için çok teşekkür ediyorum" dedi.

Son 5 yıldır 'de yaşanan katliamlara sağır kesilen dünya, 2015 yılında BBC ekranlarında yayınlanan ve festivallerinde büyük ilgi gören 76 dakikalık "", Türkçe adıyla "Suriye'den Bir Aşk Hikayesi' belgeselinde, Hafız Esed döneminde rejim muhalifi olmaları gerekçesiyle atıldıkları hücrede birbirini hiç görmeden aşık olan, hapisten çıktıktan sonra Lübnan'da evlenen ve Hafız Esed'in ölümünden sonra Suriye'ye geri dönen ve bu kez de Beşşar Esed'in zulmüne maruz kalarak ülkesinden kaçmak zorunda kalan bir çiftin hikayesine tanık oluyor.

Belgeselde, roman yazdığı için Suriye istihbaratı tarafından sorgulanıp, 1,5 yıl hapis yattıktan sonra, eşinin ve çocuklarının kendisini özlemle beklediği evine dönen bir anne olarak izleyicinin karşısına çıkan , AA muhabirine yaptığı açıklamada, devrim başladıktan dört ay sonra hapisten çıktığını aktardı.

Hassan, evine döndüğünde İngiliz yönetmen ile karşılaştığını dile getirerek, "Cezaevinden çıktıktan sonra eve döndüğümde aileye yeni bir üye katıldığını farkettim. Sean McAllister, evimizde elinde bir kamera ile yaşıyordu" açıklamasında bulundu.

"YÖNETMENİN BİLGİSAYARLARINA VE ÇEKİMLERİNE EL KONULDU"

Yönetmene ilk başta zorluk çıkardığını belirten Hassan, hislerini şöyle anlattı:

"Çünkü hapisten yeni çıkmıştım ve güvenlik sıkıntım vardı. Kameraya alınmaktan, izlenmekten hoşlanmıyordum. Bu yüzden Sean'ı bir sene kadar biraz zorladım. Sonradan farkettim ki elindeki kamera onun gözü gibi, o kamera onun her şeyi gören gözüydü. Bir süre sonra da varlığını unuttum. Hatta unutmanın da ötesine geçtim çünkü devrim sırasında dışarıda yaşananlar o kadar dikkatimi dağıttı ki, onun evde bizi kaydettiği tamamen aklımdan çıktı."

Hassan, Sean McAllister'a güven duyduğunu ifade ederek, "İngilizcem çok iyi değildi düşüncelerimi başka bir dile çevirerek ifade ettim ama Sean da benim gibi Suriye devrimine inanıyordu, o yüzden düşüncelerimi farklı bir şekilde anlatacağından şüphem olmadı" diye konuştu.

Belgesel çekimi sırasında yönetmenin de Suriye istihbaratı tarafından sorgulandığını ve tutuklandığını, konunun basına yansıdığını dile getiren Hassan, yönetmenin bilgisayarlarına ve çekimlerine el koyulduğunu söyledi.

Hassan, Suriye devrimiyle birlikte rejime karşı direnmeye devam ettiğinden bahsederek, yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti:

"Hakkımda bir süre sonra yine gıyabi idam kararı çıkarıldı. Aile olarak Fransa'ya kaçtık. Eşim aslen Filistinliydi, hiçbir pasaport, kimlik belgemiz yoktu ve çocuklarımın güvenliği için Fransa'ya gittim. Fakat işler kötü gitti ve eşim Amer Doaud ile boşandık."

"EŞİM ÜLKEMİ UNUTMAMI İSTİYORDU"

Eşiyle ülkesine daha yakın bir yerde olmak için boşandığını ve 'ye yerleştiğine dikkati çeken Hassan, şunları paylaştı:

"Suriye devrimi için çalışabileceğim bir yerde olmak için yaklaşık üç yıl önce Fransa'yı bıraktım ve artık İstanbul'da yaşıyorum. Suriye Ulusal Konseyi'nde Kültür Müsteşarı olarak görev yapıyorum. Suriye devrimine destek olmak için de, Esed'e karşı 'Suriye'nin Yarını' adlı bir platform oluşturduk ve Türkiye bu platforma destek veriyor, ben de ülkem için çalışmalar yapıyorum."

Raghda Hassan, "Eşim ülkemi ardımda bırakmamı ve unutmamı istiyordu. Ben ise ülkeme sırtımı dönmek istemedim ve bu sebeple boşandık" diyerek, devrim için mücadele etmeye Türkiye'de devam edeceğini vurguladı.

Kadınların fedakar olduğu ve annelik duyguları nedeniyle hayata daha çok sarıldıkları düşüncesini paylaşan Hassan, "Başkaları için kendimizi feda etmek biz kadınlar için her zaman çok kolay. Ailemiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız için kendimizi her zaman kolaylıkla feda edebiliyoruz. Ülkemiz için neden etmeyelim?" değerlendirmesinde bulundu.

Hassan, belgeselde eşinin kendisi hakkında yaptığı "Hem Che Guevara hem anne olmak çok güç" yorumuna değinerek, "Her annenin annelik görevini yerine getirmesi için zaten biraz 'Che Guevara' olması gerekir. İyi anne olmanın özelliklerinden biri de zaten lider özelliği taşımaktır" yorumunu yaptı.

"A Syrian Love Story" belgeselinin yakında Türkiye'de gala yapacağı bilgisini veren Hassan, çocuklarının da gala için Türkiye'ye gelecek olmasından büyük heyecan duyduğunu paylaştı.

Hassan, "Biz Suriyeli olduğumuz için devrim adına umuda tutunmak zorundayız" diyerek, Suriye'de yıllardır Esed'in yaptığı katliam ve zulmün daha önce Ortadoğu'da hiçbir halkın başına gelmediğini savundu.

"TÜRKİYE'NİN BİZİM İÇİN ÇOK ÖZEL BİR YERİ VAR"

Yıllardır zulüm gören bütün Suriyelilerin devrime inandığına işaret eden Hassan, "Biz bu düşe tutunarak mücadele ediyoruz ve Suriye özgürleşene kadar buna inanmaya devam edeceğiz" dedi.

Hassan, Suriye'de yaşanan katliamlardan kaçarak başka ülkelere sığınan Suriyelileri destekleyen bütün halklara teşekkür ederek, Türkiye ile ilgili hislerini "Fakat Türkiye'nin bizim için çok özel bir yeri var. Fransa'ya gittiğimde kendimi hiçbir şekilde oraya ait hissetmedim ama Türkiye'de asla böyle bir yabancılık hissetmiyorum" sözleriyle dile getirdi.

Konuşmasını "Kendimi Suriye'deymiş gibi hissediyorum. Türkiye halkı bize sanki Suriye'de yaşıyormuşuz gibi hissettiriyor. Burayı önceden de çok severdim ama bunu hissettikçe daha çok sevdim" diyerek sürdüren Hassan, Avrupa'da, ailesinin yaşadığı Fransa'da da birçok mülteci olduğuna vurgu yaparak, "Mülteci mültecidir, kendilerini oralarda çok iyi hissettiklerini düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.

Hassan, "Türkiye halkına Suriyelilere kendilerini gurbette hissettirmedikleri, kahır yaşatmadıkları için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu an ülkemizde olamasak da, elimizden gelen her şekilde, önümüzdeki bütün engelleri aşarak, halkımıza bütün silahlarıyla saldıran herkese rağmen Suriye'ye özgürlüğü geri getireceğiz. Türkiye halkından bizim için ellerinden gelen her şeyi yapmalarını ve bizim için dua etmelerini istiyorum. Böylece hep birlikte Suriye'ye özgürlüğü getirebiliriz."