X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 25 yıllık Türk sinema seyircisi profili
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

25 yıllık Türk seyircisi profili

  • Giriş Tarihi: 16.6.2016
25 yıllık Türk sinema seyircisi profili
25 yıllık Türk sinema seyircisi profili

Yüzde 85’i sosyal medyayı takip ediyor ve ya tek gitmiyor

sektörünün tanınmış isimlerinden Nizam Eren, meslek hayatının 25'inci yılına özel olarak bir araştırma yaptı. Eren, yaptığı anketlere ve meslek tecrübesine dayanarak sinema izleyicisinin profilini çıkardı.
İşte Eren'in 25 yıllık tecrübesine dayanarak oluşturduğu Türk sinema seyircisi profili:
Kesilen bilet sayısının yarısı erkek, yarısı kadın. Genç bir izleyicimiz var. Yüzde 52'si 15 -29 yaş arası.
Seyircinin çoğunluğu evli, yüzde 35'i bekar. Evli olanların yarısından çoğu tek çocuklu.
İzleyicilerin yüzde 80'i lise öğrencisi veya lise mezunu. Yüzde 4'lük kesim ise yüksek lisans ve doktora yapmış.
Sinema izleyicisinin yüzde 85'i her gün internete giriyor, sosyal medyayı takip ediyor. Seanslar ve filmle ilgili bilgilere artık akıllı telefon uygulamalarından rahatlıkla ulaşılabiliyor. sabah matinesine erkekler gidiyor
Yıllar önce, henüz televizyon 'de yokken, sinemaya gitmek bir yaşam biçimiydi. Cahili , okumuşu, köylüsü, kentlisi zamanını sinemada geçirirdi. Şimdi ise halkın yüzde 75'i planlayarak ve film seçerek sinemaya gidiyor.
Seyircinin yüzde 85'i sinemaya arkadaşı, sevgilisi, annesi, kardeşi ile gitmeyi seviyor. Yalnız film izlemeye gidenler, parmakla gösterilecek kadar az.
Sabah matinelerinin daha ucuz olmasının sebebi; işletmecilerin sinemayı, evinden, işinden, okulundan zaman ayıran seyirciye daha cazip hale getirmek. Sabah matinelerine en çok erkekler gidiyor.
En çok aksiyon, macera ve komedi filmleri tercih ediliyor. Zaten 'Fast and the Furious 7' filminin tüm zamanlarının en çok izlenen yabancı filmi olması ve yerli komedilerin izlenme rekoru kırması; bunu doğruluyor. Kadınlar, dram ve romantik filmleri tercih ediyor.
Filmine reklam bütçesi ayıranlar, izleyicinin film seçerken nelerden etkilendiğini bilmeli. Araştırmalar, reklamverenlerin yüzde 75'inin bu konuyla ilgilenmediğini gösteriyor. Film seçiminde; konu, kadro, yönetmen ve fragmanlar çok etkili. Kulaktan kulağa yayılan reklam ise en etkilisi. Nizam Eren, 'Eşkıya' filmi gösterime girdikten dört hafta sonra filmi izleyen bir seyircinin, "Sizi bu filme getiren nedir?" sorusuna şu cevabı verdiğini söylüyor: "20 yıldır sinemaya gitmedim. Herkes çok övdü, onun için geldim."
İzleyici için sinema salonunun AVM'de olması önem teşkil etmiyor; yeter ki evine yakın olsun.
Sinema izleyicisi yılda yaklaşık 60 ton mısır tüketiyor.
Sinemaya en çok, ayda ortalama 2 bin liralık geliri olanlar gidiyor.
Yılda 400'ün üstünde yerli-yabancı filmin gösterime çıktığı, 60 milyon biletin kesildiği 'de tahminen 6 milyon kişi film izliyor.
'Recep İvedik' filmleri gibi bazı yapımları en az iki-üç kez izleyen 50- 60 bin kişiyi de unutmamak gerek.

YAPIMCILAR ARAŞTIRMA YAPMADAN FİLM ÇEKİYOR
Eren, Türkiye'de yapımcıların, Türk sinema seyircisinin profilini çıkarmadan, sektörle ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapmadan filmlerini çektiklerini söylüyor: "Oysa 17 Aralık 2014'te vizyona çıkan 'Hobbit: Beş Ordunun Savaşı' filmi aynı zamanda dünyanın en geniş kapsamlı izleyici araştırmasının da konusu oldu. 46 ülkeden araştırmacıları bir araya getiren proje; 'Hobbit' üçlemesinin izleyici için ne anlam ifade ettiğini ortaya koymayı hedefliyordu. Ülkemizdeki araştırmalar, genellikle çoklu salon sahiplerinin reklam verenler için yaptırdıkları araştırmalardan ibaret. Her film yapımcısı; profesyonellerle çalışmalı. Her profesyonel; biraz reklamcı, biraz sosyolog, biraz psikolog ama kesinlikle ekonomist olmalı. Çünkü kimse zarar edeceği bir ürüne yatırım yapmaz."