X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Senarist yazar Ayşe Şasa vefatının 2. yılında anılıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Senarist yazar Ayşe Şasa vefatının 2. yılında anılıyor

  • Giriş Tarihi: 16.6.2016 11:34
Senarist yazar Ayşe Şasa vefatının 2. yılında anılıyor
Senarist yazar Ayşe Şasa vefatının 2. yılında anılıyor

Senarist ve yazar Ayşe Şasa, bir süre zatürre tedavisi gördüğü hastanede 16 Haziran 2014'te hayatını kaybetmişti.

Senarist, yazar Ayşe Şasa, bir süre zatürre tedavisi gördüğü hastanede 16 Haziran 2014'te hayatını kaybetmişti.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, yazma serüvenini "Şükrümü ifade edebilmek için yazıyorum" ifadesiyle tanımlayan senarist yazar Ayşe Şasa, 1941 yılında 'da doğdu. Şasa, şimdiki adı Robert Kolej olan Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nden 1960'ta mezun oldu. Okulu bitirmeden yazdığı ilk oyunu, şair-çevirmen Cevat Çapan'ın Pazar Postası'nda kaleme aldığı yazıyla övgü aldı.

Senaristliğe 1963'te başlayan Şasa, bu yıllarda kendisini "marksist" olarak tanımladı. 20'li yaşların başında Kemal Tahir ile kurduğu dostluğun üzerinde derin etkileri oldu. Kemal Tahir'in, "Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar, ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz, yolunu ona göre seç" sözünü kendisine hitaben söylediği bilinir.

Şasa, Atilla Tokatlı'yla yaptığı ilk evliliğin ardından, ikinci eşi ünlü Yönetmen Atıf Yılmaz ile yaptığı evlilik sırasında Vedat Türkali'nin asistanlığını yaptı ve senaryolar yazdı.

"Bir ömürde iki hayat"

Bir yazısında, "Dilimden düşmeyen üç kelime var: İlham, keşif, fetih" ifadesini kullanan Şasa, 1980'li yıllarda ağır bir psikolojik rahatsızlık geçirdi. Şizofren teşhisi koyulan Şasa, ardından çekildiği inziva döneminde sinema dünyasından tamamen çekildi. Bu süreçte 3. eşi, Yeşilçam'ın ünlü senaristi Bülent Oran'ın büyük desteğini gördü. İnziva döneminde düşünsel anlamda büyük bir değişim yaşayan Şasa, sonrasında daha bilimsel, sezgici bir hayat sürmeye başladı. Bu yeni yaşam tarzı, eserlerine de yansıdı. İbn Arabi ve Andrei Tarkovsky üzerinde derin incelemeler yaptı. Bu süreçte yaşadığı değişimi, "O kadar radikal bir değişim ki bu, bir ömürde iki ayrı hayat gibi…" sözleriyle dile getirdi.

Şasa, yaşadığı yalnızlık ve hastalık sürecinden dolayı yaklaşık yirmi beş sene sokağa çıkmadı. Dostlarıyla görüşmelerini da sürdüren Şasa, bu telefon konuşmalarını "Delilik Ülkesinden Notlar" kitabında, "Dünyayla, telefon hattı üzerinden kurduğum bir rabıta var" sözleriyle ifade etti.

Kırklar dergisinde de yazıları yayımlanan Şasa, 1993 yılında daha sonra kitap olarak basılan "Yeşilçam Günlükleri"ni Dergah dergisinde yayımladı.

"Son Kuşlar", "Ah Güzel İstanbul", "Utanç" ve "Gramofon Avrat" gibi ünlü filmlerin senaryo yazarı Şasa, bir süre zatürre tedavisi gördüğü hastanede 16 Haziran 2014'te hayatını kaybetti. Şasa'nın mezarı, İstanbul Sahrayıcedid Mezarlığı'nda bulunuyor.



Kitapları

Şasa'nın, "Bir Ruh Macerası", "Yeşilçam Günlüğü", Sadık Yalsızuçanlar ve İhsan Kabil ile yazdığı "Düş Gerçeklik Sinema", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Şebek Romanı", Ömer Tuğrul İnançer ve Berat Demirci ile kaleme aldığı "Vakte Karşı Sözler" kitapları bulunmaktadır.

Senaryoları

Yazdığı senaryolar ise şöyledir: "Kanayan Bosna", "Her Gece Bodrum", "Hiçbir Gece", "Arkadaşım Şeytan", "Gramofon Avrat", "Merdoğlu Ömer Bey", "Ölmez Ağacı", "Ve Recep ve Zehra ve Ayşe", "Hacı Arif Bey", "Deli Kan", "Kambur", "Utanç", "Cemo", "Battal Gazi Destanı", "Unutulan Kadın", "Güllü", "Yedi Kocalı Hürmüz", "Köroğlu", "Cemile", "İlk ve Son", "Harun Reşid'ın Gözdesi", "Balatlı Arif", "Kozanoğlu", "Ah Güzel İstanbul", "Toprağın Kanı", "Murat'ın Türküsü", "Son Kuşlar", "Çapkın Kız" ve "Dinle Neyden".