X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Duvara duvarı asmak!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Duvara duvarı asmak!

  • Giriş Tarihi: 27.8.2013 15:59 Güncelleme Tarihi: 27.8.2013 16:39

Ressam Erdal Ateş’in “Karşı Duvarlar” adlı resim sergisi için en doğru tanım, duvara duvarı asmak… Bu benim değil, kendi tanımlaması… Serginin oluşum hikayesi en az eserler kadar ilgi çekici.. Hatta zaman zaman eserlerin bile önüne geçiyor... Sabırla geçen sonsuz denemeler neticesinde; zorlu, yorucu, heyecanlı, hayal kırıklığı ile dolu ama yılmadan yeniden ve yeniden devam eden sonsuz yaratım süreci..

Başarılı ressam Erdal Ateş, yeni çalışmalarını "Karşı Duvarlar" sergisi ile Nikol Basoğlu Galata'da sergiliyor. 30 Ağustos'a kadar devam edecek sergi, ressamın son dönem çalışmalarından oluşuyor… İskitler'de Çingeneler'in yaşadığı mahalledeki harabe gecekondunun eski, yıkık, boyası katman katman, beyaz badanalı duvarı ilham vermiş Erdal Ateş'e… Kendi deyimiyle, bir paratoner gibi çekmiş ressamı beyazın altındaki pembe, pembenin altındaki sarı ve onun altındaki solmuş, bezermiş yeşil renklere tuval olmuş, sıvaları çatlak duvarlar…

Ve kararımı verdim: "Sıvaları dökük duvarların resmini yapacağım!" dedim kendime…

Erdal Ateş, bakın nasıl karar vermiş çatlak duvarların resmini yapmaya… "Sanki bir modern sanatlar müzesinde bir şaheserin karşısındaydım. Nemli bir taşın üzerine oturdum. Uzun uzun seyrettim bu duvarı. Bir filmi izler gibi. Sıvaların birçok kısmı kabarık kabarıktı. Yağmur, rüzgâr, güneş; sıvaların, boyaların yapılarını değiştiriyordu. Kısa zamanda o kabarık yerler de düşecekti zemine. Bir kuru yaprak gibi. Sonra onların altındaki başka yerler kabaracak, çatlayacak… Ne kadar süre kaldım bu duvarın karşısında hatırlamıyorum. Görüntüleri imgelemime yükleyerek ayrıldım. Akşam eve geldiğimde hep o duvar vardı aklımda. Çok etkilenmiştim. Ve kararımı verdim: "Sıvaları dökük duvarların resmini yapacağım!" dedim kendime…

Ressamın eserleri yapmaya karar verme hikayesine burada nokta koyup, biraz da Nikol Basoğlu Galata'da sergilenen eserlerden bahsetmek istiyorum ama öylesine güzel ve duygulu kaleme almış ki Erdal Ateş bu zorlu yaratım hikayesini, onun ağzından anlatmaya devam ediyorum…

Ertesi gün fotoğraf makinemi yanıma alarak bu gecekonduya tekrar gittim. Duvarları saatlerce izledim ve inceledim. Sonra bol bol fotoğraf çektim. O gün başka kavlak, dökük duvarları da fotoğrafladım. Çok hoşuma gitti. Bir çok duvardan kavlamış ince tabakaları söktüm ya da yere dökülmüş olanları torbama doldurdum. Bunları atölyemde uzun uzun inceledim. O duvarları büyüleyici yapan bu ince tabakalardı. Çok kırılganlardı. Tıpkı yumurta kabuğu gibi. O dönemde "bitpazarı nesneleri"nin resimlerini yapıyordum. Bıraktım. Duvarlara geçmiştim heyecanla. Denemeler yapıyordum her gün. Duvarlardaki dökük katmanları boyalarla yapmaya çalışıyordum. Özel elastiki boyalar, kumlu emülsiyonları üst üste kullanıyordum. Sonra sondan başa bunları metilen klorit, kimi keskin asitlerle ya da sıcak hava tabancasıyla yer yer ince tabakalar halinde sökmeye çalışıyordum. Birkaç kez de çökme tehlikesi olan yerlerde zor anlar yaşadım. Gezindiğim yerlerin büyük kısmı çökmüştü. Çökmeyen yerlerde usul usul dolaşırken yer, ayağımın altında çatırdamaya, oynamaya başlamıştı. Zorbela bir yerlere tutuna tutuna kurtulmuştum. Diyor ressam Erdal Ateş…

Bundan sonrası, yığınla kimyasal madde, tezgah ve kalıplarla yüzlerce, binlerce deneme… Her şey doğal duvar sıvalarını yaratmak için.. ama bir türlü olmuyor, istenilen form yaratılamıyor.. Uzun denemeler ve ressama sabırla yardımcı olanlar ile sorun çözülüyor ve sonsuz bir emek sarfedilen eserler, tuvale taşınıp şu anda Nikol Galata'da sergileniyor…

Rengarenk, katman katman sıvaları dökük duvarlar, duvarlara asılı… Kiminde en altta pembe zemin, onun üstünde dökük sarı ve maviler.. Kiminde ise sarı zemin, üzerinde yeşiller.. Tıpkı İskitler'de Çingeneler'in yaşadığı evler gibi…

30 Ağustos'a kadar yolunuz Galata'dan geçerse, Nikol'e mutlaka uğrayın!

İlknur Selimoğlu

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.