X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 5 asırlık gelenek 92 seneden sonra yeniden canlanıyor!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

5 asırlık gelenek 92 seneden sonra yeniden canlanıyor!

  • Giriş Tarihi: 22.10.2015 12:10 Güncelleme Tarihi: 22.10.2015 12:20
5 asırlık gelenek 92 seneden sonra yeniden canlanıyor!
5 asırlık gelenek 92 seneden sonra yeniden canlanıyor!

'de , de buluşuyor. İstanbul'un fethinden 92 sene evveline kadar kesintisiz olarak devam edegelen “” geleneği Sümbül Efendi Merkez Tekke ocağında yeniden hayat buluyor

Eski adıyla olarak bilinen mekan 9 Muharrem'de sini kaynatır, 10 Muharrem'deki Mevlid-i Şerif'te bu dua ve zikirlerle kaynatılan aşure ehli beyt gönüllülerine ve İstanbullulara ikram edilirdi. 92 senelik aradan sonra bu mekanı bütün güzellikleriyle ihya etmeye çalışan İstanbul Bilim Sanat Kültür ve Eğitim Derneği (İSBEK) aynı gelenekler çerçevesinde bu güzelliği yeniden yaşatıyor. Kaynayan aşure ile gönüller Ehlibeyt muhabbetiyle kaynaşacak.

İstanbul'un fethinden itibaren yıllarca her Muharrem'de gerçekleştirilen '' geleneği İstanbul Bilim Sanat Kültür ve Eğitim Derneği (İSBEK) ile yeniden hayat bulacak, gönüller birlik ateşinde kaynaşacak. Bundan beş asır öncesinde, Sümbül Efendi Merkez Tekkesi'nin avlusunda altı harlanmış kazanlarda pişen ve dağıtılan aşure geleneği yeniden aynı usülle gün yüzüne çıkıyor.

Gönül kubbelerimizin yükseltildiği tekkelerin en önemlilerinden birisi olan Sümbül Efendi Tekkesi'nde ihya edilecek "aşure kaynatma" geleneği yeniden aynı mekanda canlandırılıyor. Bu kadim geleneğin aynı yerde yeşertiliyor olmasının anlamı büyük. Zira bir çok aşık ve sadığa kol kanat germiş, içlerinde Merkez Efendi ismiyle meşhur Musa Muslihittin Efendi'nin de bulunduğu isimleri yetiştirmiş olan Sümbül Efendi Tekkesi, fetihten sonra resmi faaliyetini bizzat padişahın fermanıyla elde ettiğinden dolayı "Merkez Tekke" ismini almıştır. İstanbul'daki tasavvuf mektepleri ulema ve meşayih aldıkları kararları burada toplanarak ilan eder, dini ve sosyal meseleleri kendi aralarında burada değerlendirir ve İstanbul'un aydınlarına, dini hassasiyeti olan halkına duyurular en son burada konuşulduktan sonra ilan edilirdi. Sultan 2. Mahmud hatta 2. Abdulhamid zamanına kadar Merkez Tekke önemini hep korumuştur. Bu saygı ve kıdemin bir göstergesi olarak ilk aşure kaynatılması da Merkez Tekke'de yapılır, sonra yine bu kıdem takip edilerek (mesela 2. hafta Tophane İsmail Rumi Kadiri Tekkesi'nde) sırayla asitaneler aşure kazanlarını bu manevi ocaklarda kaynatırdı.


AŞURE AŞ'A VE AŞK'A DÖNÜŞÜYOR

Aşure pişirilmesinin bizim medeniyetimizde çeşitli izahları mevcuttur. Fakat bunlar içerisinde belki en anlamlı olanı, bir çok farklı tanenin ve çeşidin bir kazanda kaynayıp birleşmesi ve bu birliktelikle a dönüşmesidir. Asırlardır güzel ve kamil insan yetiştirmeye gayret eden bu ocaklar "matbah" şimdiki adıyla mutfak ve aş pişirmeye ayrı bir ehemmiyet verir, ocakta yemek pişirmek vesilesiyle insanın hamlığından geçmesini ve pişmesini sağlayan bir eğitim verilirdi. Ayrıca muhabbetin meşk edildiği bu ocaklarda pişen aş hem helal lokmanın bereketiyle ve sırrıyla birleşir, hem de insanların kursağından daha midelerine inmeden aşk ve muhabbete dönüşmesi için özen gösterilirdi.

Sümbül Efendi Merkez Tekke'de aşure geleneğini anlamlı kılan diğer bir husus ise burada bulunan Çifte Sultanlar Türbesi. Caminin avlusunda, Sümbül Efendi Türbesi'nin hemen önünde "Kerîmeteyn-i Muhteremeteyn" diye de anılan Hz. Hüseyin Efendimiz'in Fatma ve Sekine isimli kızlarının türbesinin bulunmasıdır.

Bu anlamlı günde, aş ve aşkın aşure ile birlikte kaynadığı kutlu zaman diliminde ocakların mersiye ve ilahilerle harlandığı, çok kıymetli konukların katılacağı etkinliğe katılabilir, bu manevi berekete şahitlik edebilirsiniz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.