Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yaşarken tutkumu ve duygularımı serbest bırakırım

Giriş Tarihi: 17.1.2013

atv'de yayınlanan 'Karadayı' dizisinin 'Kibrit Yasin'i Rıza Kocaoğlu: Hayatımı yaşarken duygularımı, tutkularımı serbest bırakıyorum. Bir aktörü diğerlerinden ayıran da tutkusudur. Bence bir oyuncu tutkuyla var olan yaşanmışlığını seyirciye aktarmalı, bu konuda kalender olmalı

'Ezel'in psikopat 'Temmuz'u, 'Kuzey Güney'in 'Ali'si ve 'Karadayı'nın 'Kibrit Yasin'i... Elbette bunlar ilk aklımıza gelenler... Rıza Kocaoğlu; canlandırdığı karaktere ruh katan oyunculardan. O yüzden her iddialı projede onun ismine rastlamak artık izleyiciyi şaşırtmıyor. Kocaoğlu; Touch İstanbul dergisinden Neslihan Perker'e, 12 yıl önce geldiği İstanbul'u ve kendisiyle ilgili bilinmeyenleri anlattı.
'Karadayı' dizisinin çekimleri, 70'lerin mahalle ortamının yaratıldığı bir sette geçiyor. O dönemde yaşamayı mı, yoksa bugünü mü tercih edersiniz?
70'ler çok güzel; insan ilişkilerinin daha sağlam temellere oturduğu, dayanışmanın daha yoğun olduğu, insanın daha az kirlendiği, daha ateşli zamanlarmış. Ancak bugünden ve yaşamakta olduğum hayattan mutluyum.

İSTANBUL HIZLI BİR ŞEHİR
İzmir'de doğup büyümüşsünüz. İstanbul'a geldiğinizde ilk fark ettiğiniz ne oldu?
İstanbul'daki olanaklar ve hız... Tabii İzmir de çok rahat ve keyifli bir şehirdir.
O rahat batar ama bir süre sonra...
Hayır, batmıyor. Üniversiteyi de orada okudum. 'Truman Show'un stüdyosu gibi bir yer orası. Başka hikayeleri tanımak ve o hikayelerin içine girmek istediğim için çıktım İzmir'den. Tesadüfen de İstanbul'a geldim.
Nasıl hissettiniz ilk geldiğinizde? İyi hissettim. Mezun olup buraya geleli 12 sene oldu. Zorlu dönemlerim de oldu tabii, özellikle 20'li yaşlarda. O süreç; 30'lu yaşlarla birlikte geride kaldı.

TARLABAŞI OLURDUM

İnsanın en güzel zamanları 30'lar, değil mi?
Evet, aynen öyle. 30'lu yaşlar insanın daha aydınlandığı ve farkındalığının yüksek olduğu bir dönem.
İstanbul'un bir semti olsaydınız, hangisini seçerdiniz?
Tarlabaşı
Neden?
Çünkü çatışması yüksek.
İçinizde çok çatışma yaşar mısınız?
Herkes kadar... Benim işim bu, buradan besleniyorum.
Tarlabaşı kimileri için ürkütücüdür ama...
Hem renkli hem de ürkütücü; aradaki farklılık güzel. Her şey bir arada çatıştığında ilerletir insanı.
20'li yaşlardan bu yana hayatınızda neler değişti?
Daha sakin ve barışçıl oldum. Tepkisel bir adamdım, artık akışa bırakabiliyorum bazı şeyleri.
Çok mu sorgulardınız?
Hep sorgularım. Adil olmayan çok şey var. Eğer bu kadar sorgulamasam aktör olamayabilirdim.
Aktivist yönünüzle de biliniyorsunuz. Size göre bir sanatçının muhalefetinin sınırları var mıdır? Ya da bu muhalif tavrın ona zararı ve yararı nedir?
Zarar ve yarar düşünülerek muhalif olunmaz; insan vicdanını dinler, merhametine göre tavır takınır. Dışarıdan görünen halim aktivist; gazetelere de yansıyor.
Normalde nasılsınız peki, asi bir insan mısınız?
Bunun için illa bir kelime koymaya gerek yok. Dünya daha adil ve güzel bir yer olsun diye bir düş kurmuşsun ve ona göre de bir meslek seçmişsin. Dünyayı değiştiremeyebilirsin ama bir kişinin hayatını etkileyebilirsin. Sanatçılık bence daha reformist bir yapı.
Eğer oyuncu olmasaydınız tepkiselliğinizi nasıl dışa vururdunuz?
Aktörlük ile sert bir şekilde söyleyeceğiniz bir şeyi sanatla birlikte daha katlanılabilir şekilde iletebiliyorsunuz. Akıl ve duyguyla bağlantılı bir iş yapıyorum. Karşı olduğum şeyleri, şiddet uygulayarak değiştirecek bir yapıda değildim. Oyuncu olmasaydım gene akılla ne yapılıyorsa onu yapardım; mesela felsefe ve sosyoloji alanında eğitim görmeyi tercih edebilirdim. Çok da durağan bir filozof olmazdım ama, harekete önem verirdim.


ARKADAŞINA GÖNDER
Yaşarken tutkumu ve duygularımı serbest bırakırım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz