X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şapka takmanın raconu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şapka takmanın raconu

  • Giriş Tarihi: 9.2.2013

Evet, artık şapka sadece kilise veya sinagog düğününe giderken takılmıyor! Her yerde, her mevsim karşımıza çıkıyor. Ee gözümüz alıştı, hoşumuza da gitmeye başladı, değil mi? İşte bu yüzden sizlere bugün, şapka kullanımı hakkında birkaç ipucu vereceğim. Hazır mısınız?
Şapka takıyorsanız öncelikle küpe, saç, saç aksesuvarları, makyaj gibi diğer ayrıntılarda tercihiniz sadelikten yana olmalı. Aksi takdirde, eski model bir oyuncak bebeğe benzersiniz.

GÖREVİNİ ES GEÇMEYİN
Şapkalar; kendi içlerinde gündüz şapkaları, gece şapkaları, abiye şapkalar ve görevi olan şapkalar olmak üzere birbirinden ayrılır. Görevi olan şapkalara örnek olarak, balıkçı şapkasını verebiliriz. Bu şapkaları, yağmur yağmıyorsa takmanın bir anlamı yoktur.
Şapka çeşitlerini kumaş ve şapkanın üzerindeki aksesuvarlara göre de ayırabilirsiniz. Abiye şapkalar ağırlıklı olarak parlak ya da kaliteli kumaştan olur. Genelde renkli saten, abiye ya da parlak taşlı iğnesinden de tanınabilir.

SALLAYIN!
Şapka alırken, kafanıza tam olmasına dikkat edin. Şapkayı taktıktan sonra başınızı sağa sola sallayarak büyük olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Ayrıca siperlik kısmı da gözünüzü kapatmamalı. Modele bağlı olarak kulağın tamamını örtüp örtmemesi gerektiğine de karar verebilirsiniz.
Gelelim şapka temizliğine... Genellikle şapkalara kuru temizleme yapılıyor. Eğer benim gibi onlarca şapkanız varsa, kuru temizlemeye epey yüklü bir bütçe ayırmanız gerekecektir. Bir diğer çözüm ise; yün şapkalarınızı, birkaç dakika kaynayan çaydanlığın buharına tutuktan sonra elbise fırçasıyla temizlemek.
Şapkaları saklamanın en güzel yöntemi, duvara asmaktır. Böylelikle formları bozulmaz. Ayrıca güzel şapka kutuları da alabilirsiniz. Şapkanın kafa kısmını, ince paket kağıdıyla doldurursanız; kutu içinde formu bozulmaz.

İÇİNE PARFÜM SIKABİLİRSİNİZ
Şapka kullanmak çok keyiflidir ancak antipatik bir yönü de bulunuyor. Bazen şapkayı çıkardığınızda saçlarınız elektrik çarpmışa dönebiliyor. Bunu engellemek için elektriklenmeyi önleyen spreyleri (ben John Frieda marka kullanıyorum), saçınıza ve şapkanızın iç kısmına sıkabilirsiniz.
Benim şapkalarla ilgili sırrım ise içine parfüm sıkmaktır. Şapkamı çıkardığımda mutlaka deneyen birileri olur ve nedense herkes şapkayı takmadan önce koklar. İşte o zaman hep aldığım iltifat, "Ne güzel kokuyor bu şapka" olmuştur.

ELDİVENİN GEÇMİŞİ GELECEĞİ
Eski zamanlarda, özellikle 16'ncı ve 17'nci yüzyılda kadınlar; 2 bin çift eldiveni olan Kraliçe Elizabeth gibi eldiven delisiydiler. Şahsen ben de eldiveni çok severim. Bu yüzden, geçenlerde İngiliz InStyle dergisinde okuduğum bilgiler çok hoşuma gitti ve sizlerle de paylaşmak istedim...
Elleri koruyarak, daha bakımlı ve güzel kalmasını sağlayan eldiven; 1930 ve 40'larda Hollywood'un da kullanmaya başlaması ile moda haline geldi. Özellikle Marlene Dietrich'in takım elbisesi ve deri eldivenleriyle kameralara poz vermesi büyük ses getirmişti. Aradan neredeyse bir yüzyıl geçse de, o görüntü hâlâ herkesin aklında.

ASİLLERDEN HALKA YAYILDI
1960'larda Jackie Kennedy, iki aksesuvarı en yukarılara taşıdı. Bunlar; beyaz eldivenler ve inci kolyeydi. Her ikisi de, asaletin günlük hayata da uyduğunun göstergesiydi.
Sonra Madonna, parmakları kesik eldivenlerle 80'lerin modasına bir çivi çaktı. O zamanları kim unutabilir ki? Özellikle de Michael Jackson'ın parlak eldivenlerini! O eldivenlerle mikrofonu tutması, sanki sesinin daha etkili olmasını sağlıyordu.
Günümüzde eldivenleri birçok tasarımcı kullanıyor. 90'larda Karl Lagerfeld'in Chanel defilesinde Naomi Campbell'a dirsek üstüne kadar uzanan şeffaf eldivenler giydirmesi çok dikkat çekmişti. Ardından Lanvin ve Diane von Fustenberg gibi birçok tasarımcı bu akımı devam ettirdi. Son olarak, eldivenin zaman içinde çok yol kat ettiğini söyleyeyim. Sadece asaletin bir simgesi olmaktan çıktı ve seksiliğin de en önemli göstergelerinden biri haline geldi. Ayrıca kıyafetlerin tamamlayıcısı olduğu da keşfedildi. Asıl amacının elleri sıcak tutmak olduğu ise akıllara en son gelen şey olmaya başladı.


TülIN
Buz mavisi o kadar IN ki, titretiyor beni!

ÜLOUT
Kısmetse şort artık 'OUT' olacak, değil mi?

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.