X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bizim evliliğimizde belli kalıplar yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bizim evliliğimizde belli kalıplar yok

  • Giriş Tarihi: 12.2.2013

'Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda' filminde rol alan güzel oyuncu Sedef Avcı, kendisi gibi oyuncu olan eşi Kıvanç Kasabalı ile mutlu evliliğinin sırrını açıkladı: Evliliği kalıplara sokmak bize göre değil. Karşındakini, hayal ettiğin kalıplara sokmaya çalışırsan hata yaparsın

Bu perşembe vizyona girecek olan 'Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda' filminin güzel yıldızı Sedef Avcı; filmi, hayatındaki yeni heyecanları ve mutlu evliliğinin sırlarını All dergisinden Ece Bildiren'e anlattı.
'Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda'nın fragmanları dönmeye başladı. Çok eğlenceli görünüyor, sizce de öyle mi gerçekten?
Evet, çok eğlenceli bir film oldu. İlk film daha romantikti, bu daha komik. Filmde tüm karakterlerin komik bir yanı ortaya çıktı. Çok eğlenceli olacağını düşünüyoruz. Heyecanla bekliyoruz.

İYİ KAMUFLE ETMİŞİM
Filmde en çok hangi sahneyi görmek için sabırsızlanıyorsunuz?
Üçümüzün (Sinem Kobal, Burcu Kara) oryantal yaptığımız bir sahne var; galiba en çok onu merak ediyorum. Üçümüz de ilk defa böyle bir şey yaptık. Çok da kısa sürede hazırlandık. Nasıl görünüyor cidden merak ediyorum.
Hep böyle sakin, heyecanlanmayan, huzurlu biri misiniz? Miss Turkey'de ikinciliğiniz anons edildiği anda bile çok sakin bir tebessümle tacınızı takmıştınız... Öyle mi görünüyordu? Demek ki iyi kamufle etmişim. İsmim anons edildiği sırada iki kat heyecanlıydım çünkü eşim Kıvanç Kasabalı'yla yeni tanışmıştık ve bana podyum yürüyüşümde o eşlik ediyordu. O yüzden ikinci seçilmenin yanı sıra başka bir heyecanım daha vardı.

İMZA BİR ŞEY DEĞİŞTİRMEZ
Eşinizle tanıştıktan sonra sevgiliye, sonra da karı-kocaya dönüşme süreciniz 'Romantik Komedi'deki gibi inişli çıkışlı mı oldu?
Tabii ki her ilişkide iniş çıkışlar olabiliyor. Sonuçta o kişiyi tanımaya başlamadan önce 'Acaba benim için uygun mu?' diye düşünüyorsunuz. İlişkinin en heyecanlı kısmı, elde etmeden önceki kısımdır ya zaten. Ben de hiç kendimden emin değildim. 'Acaba olur mu, beni beğenir mi?' gibi şeyler düşünüyordum.
Her mutlu çiftin kendine göre mutlu olma sırları vardır. Sizin de var mı?
Evliliği kalıplara sokmak bize göre değil. Evlenince bir şeyler değişiyor zannedilir ya; aslında hiç de öyle değil. İmza atmak bir şeyi değiştirmiyor. Beraber yaşayabilmek önemli olan. Kadın-erkek olarak birbirini tam olarak dengeleyebilmek. Gerektiğinde alttan almak, gerektiğinde eşine sonuna kadar destek olmak. Bizim ilişkimizde kıskançlık, güvensizlik gibi duygular kesinlikle yok. Karşındaki kişinin, kendi kişisel özgürlüğüne sahip olmasına izin vermek gerekiyor. Onu, hayal ettiğin kalıplar içine sokmaya çalışırsan hata yapmış olursun.
Evliliğin zorluklarına gelelim... Sizinle yaşamanın en zor tarafı ne olabilir?
Eşime göre daha tezcanlıyım. Kıvanç genellikle daha rahattır. Ki, o kadar rahatlığa rağmen işleri daha kolay ilerler; çok şanslıdır o konuda. Ama ben rahat olmaya çalıştığımda elim ayağım dolanır. Söylediğiniz gibi genelde ne kadar sakin görünsem de içimde sürekli bir heyecan olur.

OSCAR'LARI İZLERKEN AĞLIYORUM!

Sanki hiç sesini yükseltmeyecek, tartışmayacak, kolay kolay kızmayacak birine benziyorsunuz. Gün içinde tepenizi attıran anlar olmuyor mu hiç?
Tabii ki oluyor! Tersi mümkün olabilir mi? Çatlayayım mı, ne yapayım? Elbette sinirlendiğim anlar oluyor. Ben de insanım. Bir gün birlikte bir arabaya binelim isterseniz!
Neden, sinirli bir şoför müsünüz?
Yok, yok; espri yaptım. Çevreme zarar verecek abartılı tepkilerim yok elbette. Ama özellikle haksızlığa uğradığım durumlarda ben de sakin duramam. Hakkımı sonuna kadar ararım. Genel olarak hayatın her alanında haksızlığa tahammül edemem.
Hiç kendinizi Hollywood ışıltısı içinde hayal ettiğiniz oluyor mu?
Etmez miyim? Çok güzel bir duygu olmalı. Ben Oscar'ları televizyonda izlerken bile ciddi ciddi ağlayan tiplerdenim. O ambiyansı uzaktan izlemek bile muhteşem geliyor bana.

ÇOCUK İÇİN EN DOĞRU ZAMANI BEKLİYORUZ
Neden Etiler, Bebek, Nişantaşı değil de Kandilli'de yaşıyorsunuz?
Huzurlu, keyifli ve sakin bir semt. Şehre de yakın aslında. Mesela Bebek'e denizden motorla çok kolay gidiliyor. İstediğimde en hareketli yerde de olabilirim, istersem kuş sesinden başka bir şey de duymayabilirim.
Aileleriniz, "Ne zaman torun seveceğiz?" diye sormaya başladı mı?
Sormuyorlar ama içten içe beklediklerini biliyorum. Biz de düşünüyoruz aslında ama en doğru zamanı bekliyoruz.

GİYİMDE ÖNCELİĞİM RAHATLIK
Kıyafetinizin kritik edileceği önemli bir davet yaklaşırken ilk kimi arıyorsunuz?
Özgür Masur'u tabii. Modellik yaptığım dönemden beri çok yakın arkadaşım. Tasarımlarını hem çok beğeniyorum, hem de tarz olarak bana çok uyuyor. Öyle ki bazen bana hiç görmediğim, kendi zevkine göre elbiseler yolluyor. İlk görüşte irkilsem de hepsi benim tarzıma, zevkime ve vücut yapıma o kadar uyuyor ki; sonunda hiç tereddüt etmeden giyiyorum ve çok da iyi tepkiler alıyorum çevremden.

ARTIK KIYAFETE DOYDUM

Günlük stilinizde başrol hangi parçaya ait?
Mesleki deformasyondan herhalde, artık giyinmek için düşünmek bile beni yoruyor. Sabahları o günkü programıma göre ne rahatsa ve çoğu zaman elime ne geçirirsem onu giyiyorum. Bu da çoğunlukla jean, bir kazak, düz bir çizme ya da spor ayakkabı oluyor. Eskiden giyimi ve markaları fazlasıyla önemsiyordum ama artık rahat olmak önceliğim. Yaşla ve doyumla da ilgili sanıyorum bu. Dizilerde, defilelerde her gün onlarca kıyafet giyiyoruz, çıkartıyoruz. Artık bir noktada gerçekten de doyuyorsun bir şeylere.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.