X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ekmeğini denizden çıkardı evini denize taşıdı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ekmeğini denizden çıkardı evini denize taşıdı

  • Giriş Tarihi: 17.2.2013

Bir zamanlar yaptığı haberlerle konuşulan gazeteci Behzat Şahin, 12 yıl önce işsiz kalınca, aldığı tazminatla balık restoranı kurmuştu. Şahin, şimdi de evini denize taşıdı

Gazeteci Behzat Şahin'in, 2000 yılında Balat'ta açtığı Cibalikapı Balıkçısı, 12'nci yılını devirdi. Sekiz yıl önce de restoranın Moda şubesi açıldı.
Medyayı bırakırken aldığı tazminatla, yeme-içme sektörüne yatırım yapan Şahin'in açtığı Cibalikapı Balıkçısı'nın şanı şöhreti yürüdü; onun sektördeki hikayesi de bir 'başarı öyküsü'ne dönüştü.
Şahin'i; Kalamış Marina'da demirli olan yeni evinde ziyaret ettik ve kendi ağzından yeni hayatını dinledik...

HEDEFİM CEBELİTARIK

Neden karadan denize geçtiniz?
Bu, çocukluk hayalimdi.
Mersin'de yetiştim; denizle iç içeydim. O zaman bile küçücük balıkçı teknelerine hayranlık duyardım. Son beş yıldır da aktif olarak yelken yarışlarına katılıyorum.
Galiba hayatta yaptığım en istikrarlı işlerden biri bu. Beş yıldır hiçbir yarışı kaçırmıyorum, bütün yaşamımı ona göre planlıyorum.
Sonunda "Kendi teknem olsun" mu dediniz?
Aslında başından beri istiyordum, ancak sıra geldi. İstanbul şahane bir şehir ama artık katlanılmaz hale geldi.
Bir de karadan kaçmış oldum. Teknenin sağladığı özgürlük var.
Evim hep yanımda ve istediğim yere gidebiliyorum. İstanbul çevresinde, özellikle de kış aylarında gezip dolaşıyorum.
Uygun havalarda mümkün olduğunca Akdeniz'i gezme niyetindeyim.
Öncelikle hayalim; Akdeniz'i bitirip her denizcinin hayal ettiği gibi Cebelitarık'ı geçmek. Ancak dünyanın etrafını dönüp geleyim derdinde değilim.
Kışın zor olmuyor mu tekne yaşamı?
Fark etmiyor. Ev konforundan farksız. İnsanların en çok sorduğu soru; "Soğuk değil mi?" Değil. Evdeki gibi kalorifer sistemi var. Elektrikli ısıtıcılar var. Gece yarısı geldiğimde de ısıtma sistemini çalıştırıyorum, sıcak oluyor.
Peki, yolculuklar veya yaşam tek başına sıkıcı ya da zor olmuyor mu?
Tek başına tavsiye edilmez.
En azından güvenlik gereği iki kişi olunmalı yolculukta. Bu boydaki tekneyi seçmemdeki neden; gerektiğinde tek başıma kullanabileceğim maksimum büyüklükte olması. Gerekirse tek başıma da kullanıyorum.
Bu tekneyle okyanusa çıkarsın, dünyayı gezersin. Yöntemler var, fırtınalı havada ne yapacağını bileceksin. Ayrıca ben tek yaşamıyorum; kız arkadaşımla yaşıyorum teknede.

EVDEN ÜMİDİMİ KESTİM

Teknede gününüz nasıl geçiyor?
Öğlene doğru kalkıyorum, gazetelerimi alıyorum, sonra kahvaltımı yapıyorum. Öyle bir rutine bağlı değilim. İki dükkanın başında da yöneticiler var. Biraz konsept mönü geliştirici, orkestra şefi gibiyim.
Seyahatlerimin esas nedeni de o; yemek için seyahat ediyorum.
İki öğün arasında gittiğim yeri geziyorum ama esas amacım yemek yemek; illa bir yerden bir şey görüp almak değil. Bazen orada gördüğüm şey, bizim mutfaklık oluyor.
İtalya'da öyle bir lezzet keşfinde bulunmuştum mesela.
Roma'da bir pazarda buldum.
Yedi-sekiz senedir en çok tutulan lezzetlerimizden biri... Kurutulmuş domates içinde levrek dolma.
Sizi teknede yaşamaya iten ne? Pişmanlığınız var mı?
2.5 aydır teknede yaşıyorum ve en ufak bir pişmanlım yok. Tekneye coşkuyla geliyorum.
İstanbul'un ortasında, tatil kasabasında gibiyim. En rahatsız edici ses; fırtınada halatların direğe çarpmasıdır.
Teknede yaşamanın dezavantajları var mı?
Belki objektif davranamıyorum ama henüz bir dezavantajı yok. İleride ne kadar fikrim değişir, bilemiyorum. Evi kiraya verdim, karayla bağlantımı kestim. Arkadaşlar "Ev dursun" dediler ama bir iş yarım yamalak olmaz. Evden ümidimi kestim. Evin kirası, teknenin marina masrafını rahatlıkla karşılıyor. Teknenin bana bir yükü yok.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.