X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Babamın ölümünden sonra çocukluğum bitti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Babamın ölümünden sonra çocukluğum bitti

  • Giriş Tarihi: 20.2.2013

Yeni albümü 'Kraliçe'yi çıkardıktan kısa bir süre sonra babasını kaybeden Hande Yener, 40 günlük yas döneminden sonra işinin başına döndü. Yener, "Babanız ölünce çocukluğunuzla vedalaşıyorsunuz, kendinizi yapayalnız hissediyorsunuz" diyor

Geçtiğimiz Aralık ayında çıkardığı 'Kraliçe' adlı albümüyle müzik listelerinin ilk sıralarına yerleşen Hande Yener, babasının vefatıyla hayata bakışının değiştiğini söylüyor. 40 günlük yas döneminin ardından konserlerine yeniden başlayan Yener; yaşadığı acıyı ve yeni projelerini GÜNAYDIN'a anlattı:
Bir süre ara verdiğiniz sahneye, Uludağ Unitravel Avea konseriyle döndünüz. Psikolojiniz nasıl?
İyiyim, toparlanmaya çalışıyorum. Babamı kaybetmemin üstünden 50 gün geçti. İlk bir ay gerçekten yoktum. Daha sonrasında kendime enerji yüklemeye başladım. Spor yaptım. O mutsuzluktan, depresyondan çıkmam gerekiyordu. Bu arada birçok konserimi erteledim. Bir süre sonra artık herkes "Ayaklan" demeye başladı ve 10 gün önce provalara başladım.
İnsan acısını da yaşamalı, değil mi?
Evet. Zaten başka türlü yapamazmışım. 40 günün gerçekten anlamı var; boşa "40'ı çıksın" denmiyor. İnsan yaşadıkça daha çok anlıyor. Zaten müzik yapacak enerjide, durumda değildim. Değil müzik yapmak; sadece uyuyorsunuz ya da hiç uyumuyorsunuz. Çocukluğunuzla vedalaşıyorsunuz. Garip hislere gidip geliyorsunuz. Bir anda dünyada kendinizi yapayalnız hissediyorsunuz. Sonra ailenizdeki diğer kişiler aklınıza geliyor; Allah onlara uzun ömür versin.

HAYATA DÖNDÜM!

Babanızın ölümünden sonra hayatınızda neler değişti?
Bakış açınız tamamen değişiyor. Artık anı, vedalaşarak yaşıyorum. Yani daha dikkatli, daha anlamlı, daha dolu dolu yaşamaya çalışıyorum. Geceleri oturup dua ediyorum. Babamla konuşuyorum. O zamanlar iyi hissediyorum kendimi. Nasıl olsa bir gün kavuşacağız diye düşünüp artık biraz toparlanmaya karar verdim. Dostlarım, konserler, spor ve dua sayesinde hayata döndüm.
Kaç aydır konser vermiyorsunuz?
Babamın vefatı öncesinde de albüm çalışmaları yüzünden sahneye ara vermiştim; toplamda iki ay oldu. Sanat hayatımda başka böyle bir dönemim yok.

YOGAYLA HUZUR BULDUM

"Dua ettim, spor yaptım" dediniz, profesyonel yardım aldınız mı?
Evet, aldım. Zaten babamın vefat ettiği gün, ben doktorluk olmuştum. O zaman bana birtakım ilaçlar verdiler; sonrasında kontrollerim devam etti. O süreçten sonra da yoga, dinlendirici meditasyon yapmaya başladım. Huzur bulduğum, benimle konuşup bana terapi uygulayacak insanlarla konuştum. Bazen yalnız kalmak istedim. Bazen film izledim. Aileme daha fazla zaman ayırdım.
'Kraliçe' adlı albümünüzü babanızın vefatından hemen önce çıkarmıştınız. Bu yas döneminde albümle yeterince ilgilenemediğinizi düşünüyor musunuz?
Konserlere yeniden başladım. Üniversite turnemin programı hazırlanıyor; birçok üniversiteye gideceğim. Ben ortalıkta olmasam da albüm kendi kendine yol almış durumda. Radyolara konuk olamamıştım, bundan sonra bol bol onlara konuk olacağım. Bu şekilde yine işime gücüme sarılıp şarkılarımla beraber sevenlerimin yanında olacağım.

SANAT CAMİASINDA VEFASIZLIK YOKMUŞ

Babanız vefat ettiğinde, sanatçı camiasından vefasını gösterenler oldu mu?
Çok arayanım oldu. Tanıdığım, tanımadığım tüm sanatçı dostlarım aradılar, mesaj attılar. Erol Evgin mail atmış mesela. Sezen Aksu, Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses, Şebnem Ferah, Burcu Güneş, Gülşen, Nazan Öncel ve basından çok arkadaşım başsağlığı diledi. O an şuurum yoktu ama o güzel insanların mesajlarına geri döndüm. Herkes baba acısını fazlasıyla hissetti; sağ olsunlar. O mesajlar, aramalar çok güç verdi bana. "Vay be, seviliyormuşum" dedim. İnsanların duyarlı olması ve birbirimizi böyle günlerde yalnız bırakmamamız, bana da çok güzel bir örnek oldu. Belki benim de çok duyarsız, önemsemediğim anlar olmuştur ama şimdiden sonra çok daha hassas ve dikkatli biri olmayı öğrendim. O yüzden dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Yani sanat camiasında öyle vefasızlık diye bir şey yokmuş.

BEN YAPILMIŞI
YAPMAYI SEVMEM
Avukat Bilge Öztürk menajeriniz olmuş. Nasıl oldu bu birliktelik?
İki aydır çalışıyoruz Bilge ile. Benim üniversite turnemi ve festivallerimi organize ediyor. Çok profesyonel biri.
Yeni projeleriniz neler?
Proje yapacağım ama emin olun, kimsenin yapmadığı bir şey olacak. Çünkü yapılmışı yapmayı sevmiyorum.
Bir fikrimiz var ama gerçekleşmeden söylemek istemiyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.