X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cesur olmam gerektiğini babamdan öğrendim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cesur olmam gerektiğini babamdan öğrendim

  • Giriş Tarihi: 2.3.2013

Ferhan Sensoy yeni oyunu 'Masal Müfettisi'nde kızları ile birlikte çalıstı. Dekor ve kostümü hazırlayan Derya "Babamın zekasına hayranım" dedi. Oyunda iki rolde yer alan Müjgan Ferhan ise babasından beslendigini söyledi: Bu hayatta ve sahnede cesur olmak gerektigini ondan ögrendim

New York Üniversitesi'nde sinematelevizyon egitimi alan Müjgan Ferhan Sensoy ile Parsons The New School For Design'da illüstrasyon okuyan Derya Sensoy; 'Masal Müfettisi' adlı oyunda, babaları Ferhan Sensoy'la beraber çalısıyor. Derya oyunun dekor ve kostümlerini hazırladı, Ferhan ise oyunda iki farklı karakteri canlandırıyor. Iki kız kardes; tiyatroya bakıslarını ve babalarıyla iliskilerini Samdan Plus dergisinden Gülru Incu'ya anlattı:

* 'Masal Müfettisi'nde babanızla aynı sahneyi paylasıyorsunuz. Nasıl gelisti bu fikir?
M. FERHAN SENSOY:
Benim için de sürpriz oldu, bir aksam babamla oturuyorduk, durup dururken "Yeni oyunda sen de oynuyorsun!" dedi. "Nasıl yani?" dedim. Hem sevindim, hem de sasırdım. Uzun zamandır istedigim bir seydi ama bunu söyleyememistim. Meger o, bu arzumun farkındaymıs da çaktırmıyormus.

ILK KEZ KOSTÜM YAPTIM
* Oyunda hangi karakteri canlandırıyorsunuz?
M.F.S.:
Oyunda degisik masallardan karakterler var. Ben iki farklı karakteri canlandırıyorum; biri 'Bilmis Kız', digeri de 'Gratel'.

* Daha önce de babanızla aynı sahneyi paylasmıstınız...
DERYA SENSOY:
Evet, 2001'de 'Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu' isimli oyunda oynamıstık ikimiz de. O zaman ben 11, Ferhan 12 yasındaydı. Oynadık ama pek farkında degildik olup bitenin. Yine de sahne disiplinini anlamak için önemliydi.
M.F.S.: O zamanlar bize o kadar renkli geliyordu ki tiyatro, can atıyorduk oynamak için. Babam bize rol verip is ciddiye binince, ne kadar çok çalısmak gerektigini anladık. Belki de bu yüzden tekrar sahneye çıkmaya cesaret etmem uzun sürdü.

* Derya Hanım oyunun kostümlerini hazırlıyorsunuz...
D.S.:
Evet, ilk kez kostüm ve dekor yapıyorum. Önceki oyunlarda da babamla fikir alısverislerimiz olurdu ama ilk kez isin bu kadar içindeyim, heyecanlıyım.

* Tiyatroda her sey hayattan daha mı kolay sizce?
M.F.S.:
Tiyatronun hayattan daha zor tarafları var. Günlük hayatımız içinde basımıza gelecekleri bilmiyoruz fakat oyunda basımıza gelecekler bellidir. Buna ragmen yüzlerce oyun sonra bile, bütün olayları ilk defa oluyormus gibi seyirciye hissettirmeniz gerekiyor.

* Babanız ve anneniz (Derya Baykal), çalısmalarınızı nasıl yorumluyor?
D.S.:
Babam ve annem, her konuda bizim en büyük destekçilerimiz. Biz dört-bes yaslarındayken bile babam; bize provalar sırasında fikrimizi sorardı.

BENIM IÇIN BÜYÜK GURUR
* Babanızla aynı projede yer almak nasıl bir duygu?
D.S:
Ben babamın zekasına çok hayranım. Profesyonel bir is yapıyoruz, baba olmaktan çıkıyor. Ferhan Sensoy'la aynı projede yer almak da gurur verici.

* Oyunculuk konusunda babanızdan ne ögrendiniz?
M.F.S.:
Her gün o kadar çok sey ögreniyorum ki ondan; her anlamda ama... Söyledigi her seyi dinliyorum. Babamın en önemli ögretilerinden biri 'korkmamak'tır; sahnede de, hayatta da cesur olmaktır. Böyle olmam gerektigini ondan ögrendim.

BASKA SEFERE BEN OYNARIM, DEKORU FERHAN YAPAR!
* Derya Hanım, siz de sahneye çıkmayı düsünmüyor musunuz?
D.S:
Tiyatroda büyüyüp de sahneye çıkmayı düsünmemem mümkün degil. Özellikle Ses Tiyatrosu gerçekten çok büyülü bir ortam. Gelen herkeste bir sahneye çıkma istegi dogurdugunu düsünüyorum fakat olaylar bu yönde gelismedi; önceliklerim farklıydı. Ancak "Hiç düsünmüyorum" diyerek kestirip de atamam. Geçenlerde babamla sakalastık; "Bir dahaki oyunda ben de oynayacagım baba; dekoru, kostümü de Ferhan yapar artık" dedim, o da güldü.

TIYATRO KULISI BIZIM IÇIN LUNAPARKTI
* Oyunculuk sizin için bir aile meslegi. Küçük bir çocuga ne ifade ediyordu tiyatro dünyası?
F.S.:
Bütün küçük çocuklar gibi; benim için de tiyatro büyülü bir yerdi. Annem ve babam; biz küçükken çok yogun çalıstıkları ve sürekli tiyatroda oldukları için, biz de devamlı onlarlaydık. Onlar sahnedeyken, bizi kulisteki diger oyunculara emanet ederlerdi. Kulis bizim için lunapark, renkli insanların bir arada oldugu oyun parkı gibiydi.
D.S.:
Sürekli kendimizi mesgul edecek bir sey buluyorduk orada; sahnenin önünde ayrı, arkasında ayrı bir senlik vardı. Uykumuz gelince kuliste sandalyeleri birlestirip uyuyorduk. Kimi oyunların sevdigimiz sahneleri vardı; "Orası gelince bizi uyandırır mısınız" diyorduk.

TISÖRTLERE ILGI BÜYÜK
* Tisörtleriniz Lidyana.com'da satılıyor. Geliriyle de hayvanlar için barınak yaptıracakmıssınız...
D.S.:
Hep aklımdaydı hayvanlar için bir seyler yapmak. Halihazırda var olan tisört projesini, sosyal sorumluluk projesiyle birlestirdik. Çok büyük bir ilgi var tisörtlere, çok iyi gidiyor proje. Bu ilgi beni çok mutlu etti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.