X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dünyaya bir daha gelsem erkek olmak isterdim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dünyaya bir daha gelsem erkek olmak isterdim

  • Giriş Tarihi: 10.3.2013

Müthiş bir sesi var, çok da güzel bir kadın. Uzun yıllardır hayatımızda. Şu an radyoda sesi kulağınıza çalınsa, yüzünüze küçük bir gülümseme koyacağından adım gibi eminim. Erkek olma meselesi mi? Hemen karar vermeyin; devamı var, aşağıdaki satırlarda. En iyisi o cümle ve Burcu Güneş'in hayatına dair anlattığı çokça şeyle baş başa bırakayım sizi...

"Burcu Güneş'in yeni albümü çıkmış, bir ters köşeye yatırsana..." Her şey, yayın yönetmeni Şirin Sever'in bu sözleriyle başladı. Zorlasam ezberden birkaç parçasını söylerim, her duyduğumda sesinden övgüyle bahsederim, fotoğraflarına zevkle bakarım... Bir kadın vokalde olması gereken her şeye sahip olduğunu düşünürüm çünkü. Ama tüm bunlara rağmen neden şimdikinden daha büyük bir şöhrete sahip olmadığını da sorarım kendime bir yandan. O mu böyle istiyor? Piyasa mı böyle? Halinden memnun mu, değil mi? Tüm bunların cevabını almak için buluşuyoruz. Büyük ihtmalle ve haklı olarak şu anda, yazdıklarımı okumak yerine Can'ın çektiği muhteşem karelere bakıyorsunuz. Olsun, bu bir ekip işi; uzayan kol bizdendir. Ama iki satır üstte sorduğum soruların cevabını merak ederseniz; çayınızı, kahvenizi alıp okumaya başlamanızı tavsiye ederim...

Kadın vokalde popüler olabilmenin bir sırrı var mı? Ses, fiziksel güzellik, iyi şarkı seçimi, sansasyon… Nedir denge?
Kadın veya erkek ayırmadan cevap vermek gerekirse; her şeyden önce bir iddianın olması lazım. Hayat bir matematik çünkü; kurgularını iyi yapman gerekiyor. Tüm bunlardan önemlisi beyin bence. Çünkü bu saydıklarını da mantıklı kullanabilmen için beyne ihtiyacın var. Bana saydığın özelliklerin hepsi çok önemli ama aklını iyi kullanırsan; bunlardan sonsuz kombinasyon yapabilir ve uzun dönemde farklı hallerinle çıkabilirsin izleyenlerin karşısına. Sesin olacak bir kere; sesin yoksa hiçsin. Sansasyonel olma durumu biraz riskli aslında. Dünyada bunu markalarıyla birleştirmiş ve bilinçli olarak yapanlar var ve bu durum, zaman zaman iyi sonuç veriyor. Onlar tüm stratejilerini bunun üzerine kurmuşlar. Ama iyi yönetemediğin sansasyonel hayat da gelip ayağına dolaşıyor. Ben kendi adıma "Biraz sansasyonel olsam nasıl olur?" diye hiç düşünmedim. Kariyer planımı bunun üzerine yapmadım.

BENDEN BEKLENTİLER BÜYÜK
Müthiş bir sesin var, güzel bir kadınsın. Bence şu anda olduğundan çok daha iyi bir noktada olman gerekirdi. Zaman zaman soruyor musun bu soruyu kendine? Bir şeyleri eksik yaptığını düşünüyor musun?
Bu soruyla çok karşılaşıyorum ve her karşılaştığımda, neden bu sorunun sorulduğunu da düşünüyorum. Acaba daha popüler olmamı mı istiyorlar, yoksa ortalıkta daha fazla görünmem gerektiğini mi düşünüyorlar? Ya da benden biraz sansasyon mu bekliyorlar; aklıma bunlar geliyor.

Ben sadece sesinle bile daha iyi yerlerde olman gerektiğini düşündüğüm için sordum...
Beklentilerin büyük olduğunu her zaman biliyorum. Sonuçta sesimle ilgili hep olumlu yorumlar yapıldı. Galiba piyasa dinamikleriyle ilgili bir sorun da var. Zaman zaman popülariteyi sansasyonla karıştırıyoruz biz. Medya da buna ciddi ciddi prim tanıyor. Ama ben de dönem dönem, marka yaratmayla ilgili uzman arkadaşlarımla konuşuyorum. Sanatçının bir 'paket' olarak nasıl sunulması gerektiği üzerine fikirler alıyorum ve uygulamaya çalışıyorum. Bu konularda söz dinleyen bir kadınım. Ama bunu daha fazla şöhret olmak adına yapmıyorum. Bu yola şöhret olmak için çıkmadım zaten. Potansiyelimi daha iyi değerlendirmek noktasında gereken çabayı hep sarfediyorum ama asla daha fazla şöhret olayım diye adım atmam. Tatil köylerinde ve gece kulüplerinde şarkı söyleyerek başladım bu işe ve amacım her zaman iyi bir konser şarkıcısı olmaktı.

HAYATIM BENİM TATMİN EDİYOR

Bu kadarı tatmin ediyor mu seni?
Bu işin en başlarında hedefim buydu. Zamanla dengeler değişiyor tabii ki. Önüme albüm yapma fırsatı çıktığında; birçok özelliğimin, kariyerimi uzun yıllar sürdürmeye uygun olduğunu gördüm. Sağlığıma çok özen gösteririm, disiplinliyim, çabuk pes etmem, sabırlıyım… Hayatta kolaycılığa kaçmadım; anlık şeylere hiç heves etmedim. Bunların tamamı bir araya gelince, hayatımın beni tatmin ettiğini söyleyebilirim. "Daha iyi yerlerde olman lazımdı" düşünceni anlayabiliyorum ama ben bu soruyu ne zaman kendime soruyorum biliyor musun? Konserimde beklediğim elektriği alamamışsam veya albümüm benim tahmin ettiğim etkiyi yaratmamışsa; oturup kendime bu soruyu sorarım. Klibimi, sözlerimi, klibimi oynattığımız kanalı; hepsini baştan düşünürüm böyle şeyler olduğunda. Ben hayata an an bakarım. Genelinde, şu anda olduğum yerden memnunum ama an an veya iş iş yürümeyen bir şey varsa; onlarla da yüzleşmeyi bilirim.

SABOTE EDİLDİM!

Potansiyel enerjinin tamamını kinetik enerjiye çevirdiğini düşünüyor musun?
O süreçlerde dış faktörler de etkili oluyor. Ben o faktörleri çok deneyimledim zaten, çok sabote edildim. Yanlış ekiplerle çalıştım mesela... Benim kafamdaki kariyer planına hizmet etmediler. O dönemlerde potansiyelimi kullanmak konusunda ciddi sorunlar yaşadım; doğrudur. Ama yine de neler yapabileceğimin farkındaydım ve o anlarda bile motivasyonumu düşürmemeye çabalıyordum. Son yıllarda ekip konusunda daha şanslıyım. Menejerimden prodüktörüme kadar ne yaptığını bilen, kafamın tam uyuştuğu bir ekiple çalışıyorum. "Güzel kızsın; albüm yapalım, fena patlar!" veya "Yakışıklı oğlansın, büyük rüzgar yaparsın!" gibi gazlar maalesef uzun dönemli olmuyor. Biz ona göre daha bilinçli, daha sağlam bir statejiyle ilerliyoruz.

Kariyerinin başına dönsen, değiştirmek isteyeceğin şeyler olur muydu?
Ya çok komik olacak ama bana bu şansı verselerdi; ilk başta kuaförüm ve makyözümü değiştirirdim. Şu anda çok daha genç gösterdiğimi söylüyor insanlar. Kariyerin başında teslim olmuşuz tabii insanlara; ağır ağır makyajları yaparak sürdüler bizi piyasaya. Görsel problemlerim oldu; onları değiştirmek isterdim. Yaptığımız iş, profesyonel bir sunuş da gerektiriyor sonuçta. Sahne matematiğinin içinde bu da var. O konuda geçmişte hatalarım oldu.

ARKAMDAN 'İNSAN GİBİ YAŞADI' DESİNLER

Arkandan nasıl konuşulmasını istediğini, bir kağıda yazıp bırakma şansın olsaydı, ne yazardın?
"İnsan gibi yaşadı, insan gibi öldü" deseler güzel olur mesela. İnsan özelliklerine haiz olmak çok önemli bir şey. Sonuçta burada olmamızın bir sebebi var. Ve varlığımızı doğru şekilde devam ettirmek gerekir. Kamil olmak, insani duygularla dolu olmak önemlidir. Mevlana'da da vardır ruhani olarak yüksek bir mertebeye ulaşmak. Öyle bir insan olabilmeyi, bunu başarabilmeyi çok isterim mesela. Bu dünyadan göçüp gittiğimde, arkamdan insan gibi yaşadığımı söylesinler bana yeter.

Asla yapmam dediğin ve yapmış olduğun şeyler oldu mu?
Bunları hiç düşünmem ben. Geçmişi fazla düşünmek zamanla geçmişi yargılamana yol açar ve bunun sonuçları iyi olmaz. Ben 'an'da yaşayan bir insanım o yüzden, yaptığım hatalar olmuşsa da onlarla yüzleştim ve hepsini geçmişte bıraktım. 'Asla'larım yok bu hayatta.

ARTIK DAHA SAĞLAM BASIYORUM!
Fikirlerine koşulsuz itibar ettiğin, danıştığın insanlar var mı hayatında?
İnsanların fikirlerine çok saygılıyımdır. O konuda teslimiyetçiyimdir. Hayatta maskelerim olmadı; neysem oyumdur. Bilmediğim, fikrimin olmadığı noktalarda da mutlaka danışırım. Bu, beni daha huzurlu bir insan yapıyor, daha rahat uyuyorum geceleri. Maskelerim olmadığı için çevremdeki insanlar benle gerçek bağlar kurabiliyor ve fikirlerini söyleyebiliyor. Fikir dinlerim evet; ama baskı ve yönlendirmeye gelemem. Zamanında baskı ve yönlendirmeyle hatalar yaptığımdan; artık o sınır çizgisini daha rahat çekebiliyorum. Hayatta onaylanma isteğim olmadı; bu yüzden her yaptığım işi birilerine danışmak çok bana göre değil. Ama gerektiği zaman fikir alırım ve çevremde bunu yapabileceğim çok doğru insanlar var. Kariyerimin başında çok savruldum. Acılarla piştim ve oldum. İşe sadece müzik yapmak için girip bin tane kazık yedim. Ama şimdi kendime en çok güvendiğim, ayaklarımı yere en sağlam bastığım, ne istediğimi bildiğim bir dönemdeyim. Güçlü insanlarla ilişki kuruyorum artık. Zarar hep zayıf insanlardan geliyor.

SAĞLIK, AŞK PARA VE KARİYER
Birer cümleyle özetlemen gerekirse; aşk, para, kariyer, sağlık…
Aşk; hayatın anlamı. Para; hayal ettiklerini gerçekleştirmek için gerekli bir araç. Kariyer; trafik ışıkları gibi doğru ilerleyebilirsen, yaşam amaçların arasında çok önemli. Sağlık; hayattaki en önemli şey.

Peki, bunları önemine göre sıralamanı istesem…
Sağlık, aşk, para ve kariyer.

ERKEK OLSAM...
Burcu Güneş'i tanımaya, iç dünyasını öğrenmeye çabalardım. Artık ilişkilerde bu tip şeylere zaman ayrılmıyor; her şey çok hızlı yaşanıyor. Bence insanlar önce birbirini tanımalı ve buna gerçekten ciddi bir zaman ayırmalı. Olgunlaşmamış ilişkilerin dünyasında olmak istemezdim.

İNTİKAM DUYGUSUNA ÇOK UZAĞIM
Dışarıdan bakıldığında düzgün, çok sansasyonu olmayan bir hayatın var. Zaman zaman sıkılıyor musun bundan?
Bu, kişiden kişiye değişir aslında. Dışarıdan sıkıcıymış gibi görünen, aslında o kişinin kendisi için gayet eğlenceli olabilir. Veya tam tersi… Düzgünlük göreceli bir kavram sonuçta. Evet, kendime özgü bir yaşamım var. İçimin, dışımın, her anımın bilinmesini sevmiyorum. Çok göz önünde yaşadığın zaman kendine yaşayacak bir şeylerin kalmıyor. Kendime ait bir dünyamın olması; kendimi yenilemem ve yaratıcı olabilmem için de önemli. İçli dışlı olmayı sevmem zaten. Ruh sağlığımı da böyle koruyabiliyorum. Bu durumun sıkıcı olduğunu asla düşünmedim. Zaten çevremdeki insanlar, ne kadar eğlenceli olduğumu fazlasıyla bilir.

'İntikam almak istediğim insanlar' diye bir liste yapsan, kolay doldurur musun?
Ben intikamın güzel bir duygu olduğuna inanmıyorum. Bana göre kimse kimseden intikam alamaz. İntikam aldığını düşünüyorsa, aslında kendinden alıyordur. Kişinin bünyesinde negatif duyguları barındırması iyi değildir. Ben de mümkün olduğunca bu tip duyguları kendimden uzaklaştırmaya, ruh halimi dengede tutmaya çalışıyorum. Geçmişimde olmuşsa da, onla hesaplaşmış ve bitirmişimdir.

KADINLIĞI ZATEN TATTIM ERKEK OLMAK HİÇ FENA OLMAZDI
"Bu dünyaya bir daha gelme şansım olsa, … olmak isterdim!" Ne dersin?
Bu dünyaya bir daha gelme şansım olsaydı, erkek olmak isterdim! Kadınlığı zaten deneyimleydim, erkek olmak iyi bir fikir olabilir; bir de onu yaşamak gerekir. Kadının ne istediğini bildiğim için, avantajlı başlardım mevzuya. Bir kadınının beklentileri nedir, nasıl mutlu edilir; bunları çok iyi bilirim. Bu yüzden çok başarılı bir erkek olurdum. İlişkilerim de çok başarılı olurdu kesin. Kadın, kadınlığını hissetmek ister ve ben bunu çok iyi yapardım kesin. Bunu cebe koyalım. Tekrar kadın olarak gelmem gerekseydi de dünyayı kurtaracak kadın olmak isteridim. Cehaleti, bilinçsizliği, kadına karşı şiddeti çözmek için.... Kahraman olmak hepimizin rüyasıdır ya, çocukluğumuzda hep isteriz bir şeyleri kurtarmayı; ben de kadınları kurtarmak isterdim.

KARŞI CİNSTE ARTIK BEYNE VE KALBE BAKIYORUM
Gerçekten söyledin mi bilmiyorum ama bir yerlerde, "Geniş omuzlu ve dar kalçalı erkeklerden hoşlanıyorum" cümleni okudum. Bunu söyledin mi? Hâlâ aynı fikirde misin?
Spor yapmayı çok severim ve sporcu erkekleri çekici bulurum. Sonuçta bana böyle bir soru geldiğinde, haliyle tarif ettiğim erkek tipi de bu oldu. Bu fiziksel bir soruya verilmiş fiziksel bir cevap. Aslında biraz da dalga konusu oldu o günlerde. Bugün sorsan başka bir cevap veririm tabii ki. Sonuçta insanın beğenileri de zamanla değişiyor. Çok da imkansız bir şey istemediğimi düşünmüştüm oysa ki…

Türkiye şartlarında biraz zorlayabilir seni…
Beklentilerimi biraz daha düşürmüş bulunuyorum. Şu anda hayatımda biri yok ve karşıma çıkacak veya beni etkileyecek insanın nasıl biri olabileceği hakkında çok fikrim yok. Ama gözlemlediğim bir şey var; insanlar vücuda ağırlık verirken kalbi ve beyni unutmaya başlamış. Ben bir dahaki sefere bunun dengesini yakalamaya çalışacağım. Bundan sonra niyetim; önce beynine ve kalbine bakmak. Fizik daha sonra gelecek.

HAYALİMDEKİ ALBÜMÜ YAPTIM
Yeni albümün 'Gül Kokusu' raflardaki yerini aldı. Söyleyecek birkaç cümlen vardır…
Çok samimi, içten, içselliğin had safhada olduğu, aşkın en güzel yanlarıyla anlatıldığı bir albüm oldu bu. Kendimi bu albümde yorumcu olarak çok daha rahat ifade edebildiğimi düşünüyorum. Daha önceki albümlerimde birer adım ilerlediysem, bu albümde üç adım attığıma inanıyorum. Akustik altyapının ağırlıkta olması da özel bir durum; kendi tarzımı yansıtmama da yardımcı oldu. Hayranlarım da böyle istiyordu, ben de sevdim açıkçası. Çok çeşitli ve renkli bir albüm. Duygusal, romantik ve güçlü şarkılara sahip. Şu ana kadar aldığım tepkiler de olumlu. Bu da bana, hedefi 12'den vurduğumu gösteriyor. Albüm kapağının içine 'Şifa olsun' yazmıştım; hakikaten öyle oldu galiba. İnsanlar bu albümde kendilerinden hikayeler bulacak. Yapmak istediğim de buydu zaten. Eskimeyen, zamansız şarkılara imza atmaktı hayalim.

ASLAN BURCUYUM, ÇOK DA MEMNUNUM
"Ben Aslan burcuyum ve burcumdan çok memnunum. Aslan burcu cesurdur, kendi başına hareket edebilir. Bu yönünü çok seviyorum. Bazen fazla kendini beğenmiş olabilir Aslan burcu; buna dikkat etmem gerekiyor mesela. Yükselenim de İkizler; onun da çok yönlülüğünü seviyorum. İyi bir kombinasyon diyebilirim. Seçme şansım olsaydı, yine bunları seçerdim…"

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.