X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sahnede kendimi tamamen çıplak hissediyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sahnede kendimi tamamen çıplak hissediyorum

  • Giriş Tarihi: 16.3.2013

Dünyaca ünlü İtalyan tenor Andrea Bocelli; Portofino'da verdiği görkemli konserin sinema gösterimiyle, Türk hayranlarıyla buluşuyor. 54 yaşındaki tenor, "En büyük sorunum sahne korkusu. Kendimi sahnede çıplak hissediyorum" diyor

Andrea Bocelli'nin 'Passione' isimli son albümünden şarkılar seslendirdiği 'Portofino'da Aşk' başlıklı konserin 90 dakikalık filmi; dört özel gösterimle izleyiciyle buluşacak. Bocelli'ye 40 kişilik orkestranın eşlik ettiği konser; İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Mersin ve Erzurum'daki Cinemaximum sinemalarında gösterilecek. Film; 19, 21, 26 ve 28 Mart'ta, saat 21.45'te gerçekleşecek özel seanslarda izlenebilecek. Filmde; sanatçının İtalya'daki evinde yapılmış bir röportaj da yer alıyor. 'Dünyanın en çok albüm satan sanatçısı' unvanını elinde bulunduran ünlü tenor; yeni albümünü ve hakkında bilinmeyenleri anlattı:

YAŞAMAK RİSKLİ BİR ŞEYDİR

12 yaşından beri görmüyorum. Gözlerime kavuşmak için kimseyi öldürmez ya da kimseden bir şey çalmazdım. Hayatımı belirleyen şey körlüğüm değil.
Çiftliğimde altı atım var. Atlarım şarkılarımla pek ilgilenmiyor; hayranım değiller yani! Genellikle kırlarda yalnız ata biniyorum. Yolları çok iyi biliyorum ve hızlı sürmeye bayılıyorum. 5 yaşında bir Endülüs aygırım var, adı Espanol. Defalarca attan düştüm. Her şey içinde risk barındırır; yaşamak da risklidir.
Birçok kez Silvio Berlusconi'nin evinde bulundum ama hiç bunga-bunga partisine rastlamadım! Berlusconi ile aramızdaki ilişkiye dostluk demek, biraz abartılı olabilir. Berlusconi zeki ve iradesi güçlü biri.

BOKS ÖĞRENDİM

Bir dönem futbol oynadım. Futbolcu olarak agresif ama yeteneksizdim. Ben sadece topun peşinden koşardım. O zamanlar sağ gözüm ışığı ve renkleri görebiliyordu. 12 yaşında, kafama bir futbol topu çarptığında ışığı kaybettim. Doktorlar ameliyatla beni iyileştirmeye çalıştı ama yapılabilecek bir şey yoktu. Bu durum, hayatımı etkilemedi. Önceden de bisiklete, scooter'a ve atlara düşkündüm. Boks bile öğrendim; favori boksörüm Muhammed Ali.
Bir şeye cevap vermek istersem, sessiz kalırım. Bu yüzden Theatre of Silence isimli bir merkez kurdum. Sessiz ama canlı bir arena yaratma fikrini sevdim. Theatre of Silence'da kuşların ve rüzgarda sallanan ağaçların sesini duyabiliyorsunuz. Hepimizin sükunete ihtiyacı var.

DÜŞÜNMEYE VAKİT YOK
En büyük problemim, sahne korkusu. Sahnede kendimi tamamen çıplak hissediyorum. İnsanları hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorum. Bu duygu hiç geçmiyor fakat çok düşünmeden devam etmek zorundayım.
Bana en iyi gelen şey; inancım. Sadece kendinize güvenirseniz; acı ve umutsuzluk hissedebilirsiniz. Günümüzde insanların aklını karıştıran çok fazla şey var. Hiç kimsenin düşünmeye ve kendini dinlemeye zamanı yok. İnanç olmadan, hayat bir trajedidir.
2000 yılı, hayatımdaki en zorlu yıldı. Önce babamı kaybettim; benim için büyük bir kayıptı. Sonra ilk eşimden ayrıldım. Ardından vergi memurları evime geldi; tüm belgelerimi incelediler ama uygunsuz bir şey bulamadılar. Öfke, çaresizlik, güçsüzlük ve güvensizlik hissettim. Erkekler ağlamaz; ben bununla başa çıktım. Vermem gereken konserler vardı ve surat asacak zamanım yoktu.

İTALYANLAR KADINLAR İÇİN YAŞAR
Dinleyicilerim arasındaki kadınların yarısının bana aşık olduğunu söylüyorlar. Bu, çok hoşuma gidiyor. Kadınlar, duygularının inceliğini anlayan adamlara meyillidir ve benim tutkulu biri olduğumu iyi biliyorlar. Benim ilk amacım iyi görünmek değil; daha iyi şarkı söyleyebilmek. Yeni albümüm 'Passione'de, barlarda çaldığım zamanlardan esinlendim. Çok güzel günlerdi, 20 yaşındaydım ve müzik kadınlarla tanışmak için harika bir yoldu! Hep birilerine aşıktım ve çok muzip biriydim.
Kadınların ellerine bayılırım çünkü ilk olarak ellerine dokunuruz. Herkes İtalyan bir adamın kadınlar için yaşadığını bilir.
Yeni albümümde; bir zamanlar söylediğim 'Love Me Tender', 'The Girl From Ipanema' gibi şarkılar var ama bu sefer orkestra eşliğinde... O zamanlar, insanlar beni kötü enstrümanlar ve ucuz davullar kullanırken dinledi. Sonunda bu şarkılara hak ettiği değeri verebiliyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.