X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başkan keşke şerefimden emin olsaydı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başkan keşke şerefimden emin olsaydı

  • Giriş Tarihi: 17.3.2013

… Hayatını sarı-lacivertli renklere adamış. Sekiz sene boyunca Alex'den Zico'ya birçok isme yol arkadaşı oldu. Bir gün havaalanında bir basın toplantısı yapıldı. Kulüpte kılıçlar çekilmişti. Sevdiği kulüpten ayrıldı; gelen onlarca röportaj teklifine rağmen hiç konuşmadı. Ta ki bugüne kadar…

Yıllar boyunca Fenerbahçe'nin Portekizce tercümanlığını yapan çocuk olaraj tanıdık onu. Pozitif halleri ve müthiş düzgün cümleleriyle yer etti aklımızda. Sonra bir Alex mevzusu patladı; ortada hiçbir şey yokken bir tartışmanın kurbanı yapıldı. İstifa etti ve kendi dünyasına çekildi. O günlerde yapılan tüm röportaj tekliflerini geri çevirdi; benimki de dahil. Konuşmak, yanlış anlaşılmak istemediğini söyledi. Ama memleketin içine dert olmuştu; "Alex'le arası bozuldu mu?", "Havaalanındaki basın toplantısında aslında neler yaşadı?", "Fenerbahçe onun için ne demekti?"... Bekledi ve tüm bunlara cevabını bu sayfalardan verme kararı aldı. O, Fenerbahçe'nin karakutusu; her şeyi bilen adamı. Merak edenler için söyleyelim; Alex'le hâlâ abi-kardeş gibiler. Hatta bu röportaji şu anda Alex'in Brezilya'daki evinde internetten beraber okuyorlar. , bildiği her şeyi ilk ve son defa burada anlatıyor...

Bugüne kadar neden hiç konuşmadın?
Ben zaten yaşanan olaylardan sonra istifa ederek gerekli mesajı verdiğimi düşünüyorum. Dışarıdan gelen tepkiler de gösterdi ki; istifa ederek, aslında tam da anlatmak istediklerimi anlatmışım. İstifamdan sonra insanların davranışlarından 'Samet biz seni anladık' mesajını aldığım için, onun üzerine çıkıp konuşma ihtiyacı duymadım. Bu konuda vicdanım rahat; verdiğim kararın doğru olduğuna inanıyorum. İstifamın üzerinden altı ay geçti ve ben gördüm ki insanlar beni anlamış. Bu yüzden olayı daha fazla kurcalama ihtiyacı hissetmedim.

Çıkıp konuşsan yanlış anlaşılabileceğini düşündün mü?
Her şeyden önce iyi bir Fenerbahçeli'yim ben. Çok iyi bir taraftarım. Sekiz sene de kulübüme hizmet ettim. Hem taraftar, hem de profesyonel kulüp çalışanı olunca; insan dengeleri daha fazla düşünüyor tabii. Ne söylesem yanlış anlayabilecek insanlar var; bu yüzden de hiç konuşmadım bugüne kadar. Kulübümü; anlamsız bir tartışmanın içine çekmek istemedim. Fenerbahçe benim DNA'ma kazınmış zaten; ona zarar gelsin ister miyim hiç!

SIM KARTIMI KIRDIM

Çok teklif almışsındır o günlerde…
İstifa ettikten sonra telefonumun kartını kırdım. Fenerbahçe bana hayatımdaki birçok şeyi verdi ama bir gün Fenerbahçe'den ayrılınca, hayatımda kimler olacak görmek istedim ve telefonumu değiştirdim. İstifamın hemen sonrasında birçok teklif aldım. Başka kulüplerden sadece tercümanlık değil, idari pozisyonlar için teklifler de geldi. Televizyon kanallarından, gazetelerden röportaj istekleri de geldi. O mesajların hepsini saklıyorum; görsen inanmazsın.

Peki neden şimdi konuşmaya karar verdin?
Ben hayatım boyunca bir tek şeye inandım; samimiyet. Halk samimiyeti seziyor. Eğer bir gün çıkıp konuşacaksam; bunun samimi bir şekilde, benim de eğleneceğim, bugüne kadar görünmemiş taraflarımı da gösteren bir şekilde olmasını istedim. Zamanının geldiğini düşündüm. İnsanların Samet'i daha yakından tanımasını istedim. Çünkü benim tercümanlığım dışında da bir dünyam var; bunu anlatabilmek istedim.

Yıllardır hayatımızdasın, haftada birkaç kez evlerimize konuk oldun ama işin dışında çok tanımadık seni. Kimsin gerçekten?
Doğma büyüme Kadıköylü'yüm. Babadan olma Fenerbahçeli'yim. Mimar Sinan'da istatistik, Bahçeşehir Üniversitesi'nde spor yönetimi okuyorum. Bunlar pek bilinmez, söylemiş olayım. Lise son sınıf bittikten sonra ailem bana bir sene için yurt dışında değişim öğrencisi olarak bulunmak isteyip istemeyeceğimi sordu; kabul ettim. Birtakım sınav ve mülakatlara da girdim; kazandım. Sonra bir ülke seçmem gerekti. İnsanlar Amerika'ya, İspanya'ya, Fransa'ya giderken ben Brezilya'yı seçtim. Çocukluktan beri ayrı bir ilgim vardı oraya. Tek kelime Portekizce bilmiyordum. Gittim, Brezilyalı bir ailenin yanına yerleştim ve lisenin son sınıfına Portekizce devam ettim. Bir senede de dili öğrendim.

Sonra ne oldu?
Döndüm, CV'mi Fenerbahçe TV'ye yolladım ve staja başladım. Sonra, benden önceki tercüman askere gidince, benim ismim yöneticilere söylenmiş. Görüşmeye çağrıldım ve takımla birlikte çalışmaya başladım. Ama bana söylenen, tercüman arkadaş dönene kadar çalışacağım yönündeydi. Biz o sene Denizli'de şampiyonluğu bırakınca, takımın başına Zico geldi. Zico'nun gelmesi, benim talihimin döndüğü noktadır. Ona ilk yardımcı olan kişi ben olunca, Zico benle devam etmek istedi.

kalan karakter 1000

ünigs ünigs

bu ülkede en iyi Portekizce konuşan insanmış bütün Portekizce bilen insanları tanıyo çünkü. kendini dünya yıldızı sanıyo oğlum tercümansın sen türkçeyi portekizceye portekizceyi türkçeye çevircen abartma :D

Aynı Görüşte misiniz?
evet22
hayır7
cevapla 17.03.2013 16:46
sevgi sevgi

senin yaptığın işi yapan bi çok meslektaşın var kendini bişe sanmalar yok teklifler var yok bilmem ne sanırsın dünyaca ünlü yıldız

Aynı Görüşte misiniz?
evet18
hayır6
cevapla 17.03.2013 16:29
serkan serkan

dogvumu samet

Aynı Görüşte misiniz?
evet23
hayır10
cevapla 17.03.2013 11:50

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.