X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aldatılırsam çekip gitmeyi tercih ederim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aldatılırsam çekip gitmeyi tercih ederim

  • Giriş Tarihi: 22.3.2013

'Aşk Kırmızı' adlı filmde aldatılan kadını oynayan Ezgi Asaroğlu: Filmdeki kişi ben olsaydım, farklı bir hikaye izlerdiniz. Muhtemelen kısa film olurdu çünkü ben çekip gitmeyi tercih ederdim; dolambaçlı yolları sevmiyorum

Güzel oyuncu Ezgi Asaroğlu; Osman Sınav'ın yazıp yönettiği, Nurgül Yeşilçay ve Tayanç Ayaydın'la başrolü paylaştığı 'Aşk Kırmızı' adlı filmde, aldatılan bir kadını canlandırıyor. Asaroğlu'yla; sevişme sahneleriyle öne çıkan filmi ve kadın-erkek ilişkilerini konuştuk.
Neden bu filmde oynamak istediniz?
Osman Sınav'la uzun süredir çalışmak istiyordum, buna denk geldi. Duygunun ön planda olduğu karakterleri okuduğumda heyecanlanıyorum. Burada da beni çeken buydu. Çünkü karakterin yaşadığı içsel karmaşalar oyuncuyu geliştiriyor. Bunu oynarken de çok hissettim.

SINAV KADINI ANLIYOR
Nasıl bir çalışma süreci geçirdiniz?
Canlandırdığım 'Zeynep', bana uzak bir karakterdi. Daha önce başıma gelmemiş olaylar olduğu için karakteri anlama aşamasında biraz zorlandım. O noktada Osman Sınav yardımcı oldu. Kendisi kadınları çok iyi anlıyor.
Mutlu bir evliliği olmasına rağmen aldatılan bir kadın 'Zeynep'... Nasıl tanımlıyorsunuz onu?
Oynadığım karakterleri yargılamayı sevmiyorum; oldukları gibi kabul ediyorum. Her ne kadar objektif yaklaşmaya çalışsak da; "Ben olsam ne yapardım?" sorusu geliyor akla çünkü. Ezgi olsaydı; farklı bir hikaye olurdu, muhtemelen kısa film olurdu. Çünkü ben çekip gitmeyi tercih edebilirdim. Dolambaçlı yolları sevmem.
Hak vermemiz ya da tepki göstermemiz gerekir mi bu aldatma olayına?
Bence buradaki karakterleri; iyi, kötü, güçlü, zayıf yanlarıyla yargılamamak gerekir. Hak verip vermeme konusu yargılamaya giriyor. Yapılanlar; kimine göre kabul edilebilir, kimine göre edilemez. Bu film; biraz da bu kalıpları kırmak için iyi bir adım olabilir. İnsanları yargılamadan anlayabilmemiz gerekiyor. Filmi seyrederken karakterleri de anlamaya çalışabiliriz. Biz öyle yaptık çünkü.
Filmdeki sevişme sahneleri de çok konuşuldu...
Evet, o kaçınılmaz. Ama bir oyuncu olarak, hayatın içindeki her şeyi doğallığıyla yansıtmak; işimizin bir parçası. Dolayısıyla sevişme sahnelerine de abartılı bir açıdan yaklaşmıyorum. Bu filmde kendi adıma sevişme sahnesi olarak değerlendirebildiğim bir sahne yoktu. Çünkü o kadar duygu yoğunluğu vardı ki; hepsinin altı çok doluydu. Sevişme sahnesi olarak görülen şeylerin hepsinde bir neden vardı.
Neydi o nedenler peki?
Filmin sürprizini kaçırmayalım ama 'Zeynep'i daha iyi anlamamıza sebep olan sahnelerdi onlar. Hepsi bir bütün olarak oradaki cinselliğin üstünü örtüyordu. Buna sadece sevişme sahnesi diye bakmak tekdüzelik olur. 'Titanik'i geminin batacağını bile bile gittik üç saat seyrettik. Orada bizi çeken şey; karakterlerin yaşadığı duygulardı, kendimizi onların yerine koyuyor olmamızdı. Biz de burada karakterlerin başına gelen olayları; seyirciye empati kurdurabilecek şekilde yansıtmaya çalıştık.
'Zeynep' ile 'Ferhat' aşkından yola çıkarsak; bir ilişkide olmazsa olmaz en önemli şey nedir size göre?
Güven; kırıldığı zaman tamiri mümkün olmayan şey.
Zeynep, aldatıldığını bildiği halde niye hâlâ kocasını bekliyor?
Güveni gitse de 'Ferhat'ın ona olan aşkından emin...
İnsan aynı anda iki kişiyi sevebilir mi peki?
Eğer gerçek aşktan bahsediyorsak; benim için öyle bir şey mümkün değil.
Şimdiye kadar gerçek aşkı yaşadınız mı?
Evet, yaşadım.
Ne hissettiniz peki?
Tanımlaması kolay değil bir şey değil. İnsanın duyarlılığı artıyor ama ayaklarım yerden kesilmiyor; gerçekçi yaklaşıyorum.

kalan karakter 1000

Türker Erdoğan Türker Erdoğan

Hepiniz aynısınız canım! Erkekler de bunun farkında olduğumuz için, hepinizi parmağımızda oynatıyoruz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır4
cevapla 23.03.2013 02:20
akasya akasya

cok asil bi kız ezgi asaroglu <3

Aynı Görüşte misiniz?
evet3
hayır1
cevapla 23.03.2013 00:33

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.