X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir ayakkabıya aşık olduysam onu almadan çıkmam!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir ayakkabıya aşık olduysam onu almadan çıkmam!

  • Giriş Tarihi: 27.3.2013

Her ay 50 bin kişinin tıkladığı bir moda blog'u olan Buse Terim: Marka takıntım yok; pasajlara ve bit pazarlarına da sık sık giderim. Kendim için giyinmeyi seviyorum. En çok da ayakkabı ve çanta alıyorum. Bir ayakkabıya ilk görüşte aşık olmuşsam, mutlaka alırım

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in küçük kızı Buse Terim; New York Fashion Institute of Technology'de moda eğitimini tamamladıktan sonra açtığı blog ile geniş bir takipçi kitlesine ulaştı. Son dönemde markalar ve ünlü isimler için hazırladığı styling projeleriyle dikkat çeken Terim; Galata'daki ofisinde sorularımızı yanıtladı.
Moda konusunda son dönemin en dikkat çeken blogger'larından birisiniz. Bu kadar ilgiyi bekliyor muydunuz?
Açıkçası beklemiyordum. Blog'umu; New York'ta gerek okulda, gerekse stajlarda edindiğim deneyimleri ve gözlemlerimi paylaşmak için, bir hobi olarak açmıştım. Yazmaya devam ettikçe ve olumlu tepkiler aldıkça, bu işi profesyonel bir boyuta taşımaya karar verdim ve böylelikle blog'um mesleğime dönüştü.

MARKA TAKINTIM YOK

Moda konusunda insanları yönlendiren biri olarak siz nerelerden alışveriş yapıyorsunuz?
Yalnızca belirli markalardan giyinmek gibi bir takıntım hiçbir zaman olmadı. H&M, Zara, COS severek alışveriş yaptığım yerlerden bazıları... Onun dışında aksesuvar konusunda Proenza Schouler vazgeçilmezim. Elizabeth&James ceketler, J Brand pantolonlar ve Equipment gömlekler de beni yansıtan parçalardan... Dries Van Noten'in ilkbahar-yaz koleksiyonu ise bu sezonki favorim. Birçok parçasında gözüm var!
Pasajlar ve ikinci el mağazalardan alışveriş yapar mısınız?
Elbette... New York'ta en sevdiğim adresler, antika pazarlarıydı. İstanbul'da da ofisimin Galata'da olmasından istifade ederek çevredeki ikinci el butikleri ve antikacıları keşfediyorum. Her pazar Feriköy'de kurulan bit pazarına da uğramaya çalışıyorum.
Marka tutkunuz var mı?
Marka tutkum yok; lüks markalardan da, H&M gibi hazır giyim zincirlerinden de giyiniyorum. Elbette hayranı olduğum ve her koleksiyonunu yakından takip ettiğim markalar da var.
Göz önünde olmak kıyafet seçimlerinizi de etkiliyor mu?
Kendim için giyinmeyi ve kıyafetlerimin içinde kendimi iyi hissetmeyi seviyorum. Dolayısıyla alışverişte önceliğim; vücut yapıma uygun ve beni mutlu eden parçaları seçmek.

GALATA'YI SEVİYORUM
Alışverişte en çok neye para harcarsınız?
Sanırım en çok ayakkabı ve çanta alıyorum. Kıyafet konusunda her zaman çok planlıyım. Dolabımda zamansız olarak nitelendirebileceğim pantolonlar, gömlekler ve ceketler var. Bu parçaları sezon trendleriyle kombinliyorum. Ayakkabı ve çanta benim için bir tutku. Bir ayakkabı ve çantayla ilk görüşte aşk yaşamışsam, onu almadan mağazadan çıkmam.
Alışveriş için nereleri öneriyorsunuz?
İstanbul'da Galata çevresini çok seviyorum. Mavra'da öğle yemeğinin ardından semtin en yenisi Selfestate'i keşfedip Aida Pekin'in takılarına göz atarak bir akşamüstümü geçirebilirim. New York'ta ise Saks Fifth Avenue, Barneys gibi adreslerin yanı sıra; West Village'ın üç katlı binaları, bohem kafeleri ve sanat galerileri arasında kaybolmayı seviyorum.
Moda konusunda marka olmaya başladığınızı hissediyor musunuz?
Evet, hissediyorum ama daha yolun başındayım. İyi bir ekip kurdum. Şu anda önceliğim; buseterim. com.tr. Haftada 50 bin ziyaretçi alıyor. Online moda kaynağı olduk diyebiliriz.

ELEŞTİRİLERE GÖĞÜS GERİYORUM
Takipçi sayınız her geçen gün artıyor. Üzerinizde bir sorumluluk hissediyor musunuz?
Takipçi sayımın artması, büyük bir sorumluluğu beraberinde getiriyor. En büyük sorumluluk da kendime karşı çünkü övgüler kadar eleştiriler de artıyor. Üstelik bu eleştiriler, çoğu zaman saygı sınırlarını aşan, yapıcılıktan uzak, amaçsız saldırılar şeklinde oluyor. Tüm bunlara göğüs gererek kendimi geliştirmeye, daha iyisini yapmaya çalışıyorum. Bu yorucu olsa da ben sorumluluğumun bilincindeyim ve o şekilde devam ediyorum. Takipçilerime en yeni haberleri vermek çok önemli.

NEW YORK'TA DAHA ÖZGÜRÜM

Göz önünde olmak sizi yoruyor mu?
Göz önünde olmak herkes için yorucudur. Hayatımın her alanı sorgulamaya ve eleştiriye açık. Her adımımı hesaplayarak atmak zorundayım. O yüzden New York'ta kendimi, İstanbul'a göre çok daha özgür hissediyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.