X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Kabin' sert bir oyun ama hayat da sert değil mi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Kabin' sert bir oyun ama hayat da sert değil mi?

  • Giriş Tarihi: 29.3.2013

İnsanların birbirlerine yaptığı hainliklerini, yaşanan çarpıklıkları anlatan 'Kabin' adlı oyunun yazarı Kemal Hamamcıoğlu: 'Kabin' için +18 yaş sınırı koyduk. Oyun sert ama hayatın kendisi de sert!

Bu dünyada yaşanan çarpıklıkları, hainlikleri ve insanların bir türlü aşkı anlayamamasını anlatan 'Kabin' adlı oyunu; mutlaka izlemeniz gerek! Askere gitmeden önce televizyon için yaptığı kültür-sanat işlerinden tanıdığım Kemal Hamamcıoğlu; askerden döndükten sonra çok derinlikli bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. 'Kabin'; Amsterdam'dakilere benzer bir seks kabininde duyguları öyle bir hırpalıyor, hele Gonca Vuslateri görkemli oyunculuğuyla izleyeni öyle içine çekiyor ki... 22 yaşındaki Bora Akkaş ise metin gereği asker dönüşü ürkekliğini tüm halleriyle öyle güzel hissettiriyor ki... 'Kabin' şehirden çıkar, festivallere de gider; benden söylemesi. Bu arada oyuna Can Bonomo da bir şarkı yazmış. Perşembe ve cumartesi akşamları Craft Tiyatro'da sahnelenen oyunun genç yazarı Kemal Hamamcıoğlu'nu yakalayıp soracağım ne varsa sordum.

DÜNYALILAR AŞKI UNUTTU

'Kabin' hırpalayıcı ve dokunaklı bir oyun... İçini dökmüş oldun mu?
Askere gitmeden birkaç ay önce, İpek Bilgin ile, Craft Tiyatro'da 'Uğrak Yeri' oyununun provasında, 'Kabin' ile ilgili konuşmuştum. "Hayatta söylemek istediğim bir sözüm var ve artık içimde tutamıyorum. Benden çıkmalı" demiştim. O da "Hadi durma, yaz. Erteleme" demişti. Sinema üzerine yaptığım doktora programını yarıda bırakıp 'Kabin'i yazmak için askere gittim. Yazarken bir yandan içimi dökerken, bir yandan da içimdeki benle tanıştım. Bu bana iyi geldi. Askerden döndüğüm ilk gün, yönetmenimiz Çağ Çalışkur'a oyunu okudum ve 'Kabin'i sahnelemeye karar verdik. Onun incelikli dokunuşları ve dostluğu olmasaydı; oyun bu kadar güzel yeşermezdi.
Oyunun, aşkın cinsiyetsizliğine yönelik bakışı için ne söyleyeceksin?
Aşk bir tabu değil. Aşkın cinsi, yaşı yok. Aşk, aşktır. Sanırım artık dünyalılar aşık olmayı unuttu çünkü aşkın olduğu yerde savaşlar, hayvan katliamları, yoksunluklar olmaz. İnsanlığın dünyaya yaptığı kötülüklerden; aşk, insanlara küstü.
'Kabin' bir yandan da çok sıradan olduğu halde seksin çok büyütüldüğünü söylüyor, öyle değil mi?
Seks; su içmek, koşmak, nefes almak gibi bir şey. Ama toplum içinde ne yazık ki çoğu kişi duygularını bastırdığı için, seks sapkınlık haline dönüşüyor. Bu yüzden de birçoğumuz oyunda olduğu gibi; cinselliğimizi sanallaştırıyoruz. Cinselliği kontrolsüzce yaşıyor, dürtülerimizden ürküyoruz. Oysa hayatta ve yatakta fantezi kurmak güzeldir; insanı yükseltir, iyi gelir.
Oyunda beni en çok etkileyen; insanın, insana ettiğinin en büyük cehennem olduğunu gözümüze sokması. İnsan çok hain, öyle değil mi?
Her birimiz, Sezen Aksu'nun şarkısında dediği gibi; tepeden tırnağa yaralıyız. İnsanın hainliği, yaralarını kabullenemediği için. Hepimiz sırtımızın sıvazlanmasını istiyoruz. Benim hayattaki tek amacım; iyi bir insan olmayı başarabilmek. İyi bir insan olmayı amaçlayan insan sayısı arttıkça, insanın insana yaptığı hainlik an be an azalacak.

HAYVANLAR OLMASA YAZAMAZDIM!

Bora Akkaş; askerden dönüşteki ürkekliği çok iyi veriyor. Peki, askerde yaşadığın duyguları sen nasıl özetlersin?
Ben askerliğimin 159 gününü bir yandan da köpeklere, kedilere, kuşlara bakarak geçirdim. Her öğün yemekhanede elime bir poşet geçirir, insanların tabaklarından yemek artıklarını toplar, sonrasında hayvanları beslerdim. Tüm hayvanlar, ağaçlar arkadaşımdı. Onlar olmasaydı, bu oyunu yazamazdım. Onları arkamda bıraktığım için içimde koca bir boşluk var. Onları çok özlüyorum.
Gonca Vuslateri'nin travmasını aktarmaya başladığı andan itibaren oyun sertleşiyor...
Oyun için +18 yaş sınırı koyduk. 'Kabin' özünde çok sert bir oyun çünkü hayatın kendisi de çok sert. Hayatta duvara toslayarak, yaralanarak geçiyor her bir anımız. Ama bir an geliyor, "Vay be, hayat ne güzel" diyoruz. Sanırım kıymetli olan o anların değerini bilmek. Ben de artık o anlara tutunuyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.