X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Genç neslin sahne terbiyesi yetersiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Genç neslin sahne terbiyesi yetersiz

  • Giriş Tarihi: 1.4.2013

Geçtiğimiz aylarda çıkardığı 'Üçyüz Beşyüz' adlı single'ı ile gündemde olan Fatih Ürek, kendisindeki sahne bilgisinin ve terbiyesinin yeni nesilde olmadığını söylüyor: Sahne sektörü benim sayemde gelişti ve ayakta kaldı

Gece hayatının vazgeçilmez ismi Fatih Ürek; 'Üçyüz, Beşyüz' adlı single çalışması ile gündemde... Yaz ayları için albüm yapmayı düşünen Ürek, genç nesil popçularda sahne terbiyesinin olmadığını söylüyor. Sahnede egolarına yenik düşmeden herkesin parçasını okuduğunu belirten ünlü şarkıcı, en büyük özelliğinin de bu olduğunu ifade ediyor. Fatih Ürek, sahnelerdeki iddiasını ve yeni single'ını GÜNAYDIN'a anlattı...

AĞIZLARA SLOGAN OLDU

Geçtiğimiz yıllarda ortalığı kasıp kavuran 'Hadi Hadi' şarkınızdan sonra 'Üçyüz Beşyüz' single'ınız da sevildi. Böyle ilginç şarkılar bulmayı nasıl başarıyorsunuz?
'Hadi Hadi'den sonra Allah bana bir yol gösteriyor, şarkıları önüme getiriyor. 'Üçyüz Beşyüz'de de öyle oldu. Şarkıda güzel bir elektrik, tarzıma uygun bir şey yakaladım. Herkesin ağzında slogan oldu; sevildi şarkı. Volga Tamöz'ün aranjörlüğünde yapıldı şarkı. Mutluyum tepkilerden. Şimdi yeni bir albüm yapıyorum.
Nasıl olacak yeni albümünüz?
Değişik bir sound yakalayıp müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyorum. Haziran'da çıkarmayı düşünüyorum albümü. Ve bu sene ilk kez Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda konser vermeyi düşünüyorum. Bostancı Gösteri Merkezi'nde halk konseri tarzında bir konser verdim, Açıkhava'da da müzikseverlerle buluşmak istiyorum. Tiyatrodan sonra şarkı söylemeye başlayalı 31 sene oldu. Bu yıllar boyunca beni izleyen oldu, izlemeyen oldu; bu nedenle halk konseri de vermeyi düşünüyorum.
Genç nesilden sizin gibi sahne yapan insanlar var mı?
Biraz iddialı konuşacağım; benim neslimden sonraki jenerasyonun sahne terbiyesi ve sahne bilgisi yok. Disiplindir sahne. Ben tiyatro eğitimli olduğum için tiyatro oyunculuğunda çok şey kazandım. Bir de çok şükür ki, Maksim terbiyesi ile yetiştim. Ben bunları bir sentez haline getirdim, kendime göre uyguladım ve sahnelerde bir eğlence tarzı yarattım. Türkçe müziği diskolardan, gece kulüplerinden; canlı müzik olarak sahnelere taşıdım. Popüler müziğe çok büyük katkım olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben sahneye çıkmaya başlayınca; bilindik, bilinmedik tüm şarkıları repertuvarıma alıp canlı bir şekilde söylemeye başladım. Bu önemli bir katkıdır; benim sayemde sektör gelişmeye, genişlemeye başladı. Çöküşler oldu ama ben halen sahnedeyim.

SONUÇ: ELDE VAR SIFIR!

Peki çöküş yaşayanların eksiklikleri nedir sizce?
Sahne hayatlarını ve özel hayatlarını çok birbirine karıştırdılar. Hatasız kul olmaz, benim de hatalarım oldu ama ben çok disiplinli yaşadım. Hatalarımdan pişmanlık duymadım, sadece "Niye yaptım?" dedim. Ama onları düzeltebilmek ve doğru yolda gidebilmek çok önemli. Ben onu yaptım. Diğerleri onu beceremedi. Bir sürü isim geldi, sahneye çıktı, çok büyük sahneler yapıldı, Amerika'da klipler çekildi ama sonuçta elde var sıfır oldular.
En büyük hataları neydi sizce?
Bence sanatçı, kendini birilerinin eline teslim etmemeli. Prodüktörler, menajerler sanatçıyı yukarı da çıkartabilirler, en dibe de indirebilirler. Ben hep kız kardeşimle çalışmıştım. Orada bile hatam oldu. Zeka çok önemli. Ben çok zeki değilim belki ama akıllı bir adamım. Zeki olmak, anında kavrayabilmektir. Ben her şeye biraz geç kalıyorum ama her şeyi aklımla yorumluyorum.
Kardeşinizle mahkemelik oldunuz, son durum nedir; anlatır mısınız?
Bir yanlış uygulama sonucunda 20 senelik zaman dilimim, sahneden kazandıklarım yok oldu. Bana çok acı geldi bu. Tatlıya bağlanmış bir şey yok. Sonuçta dolandırıldım. Kardeşim dolandırıldı, dolayısıyla ben de dolandırıldım. Basına yansıyınca davalık olduk, dolayısıyla kardeşim sanık durumuna düştü.
Aranız nasıl kendisiyle?
Herkes kendi yolunda çünkü çok kırıldım, çok üzüldüm. Mahkeme halen devam ediyor. Benim evim gitti elimden. Beni çok üzüyor tüm bunlar. 30 yıla yakın gece hayatında olmak yorucudur. Sanatçının inzivası olur mu, pilinizin bittiğini hissettiğiniz oluyor mu hiç?
Zaman zaman pilimin bittiğini hissediyorum çünkü gerçekten benim sahnem, şovum tartışılamaz! Üç saat sahnede kalıyorum, dans ediyorum, seyirci ile konuşuyorum. Çok tükendiğim oluyor tabii.

TARKAN ÇOK İYİ HUYLU BİR ÇOCUKTUR
Siz kimleri dinleyerek eğlenirsiniz?
Geçen gün Ebru Gündeş'i izlemeye gittim. Sibel Can, Tarkan izlemek çok hoşuma gidiyor. Tarkan'la inşallah bir şey yaparız; çok seviyorum onu. Dengelerini korur. Eskiden beri tanırım; hep kibardı. Çok iyi huylu bir çocuktur. Star gibi stardır. Tarkan da bana 'Gecelerin starı' demişti.

TÜRK HALKI DAMAR SEVER
Türk halkı en çok ne tür müzikte eğleniyor?
Türk halkı alaturka sever, damar sever. Popüler müzikte de eğlenir ama Türk müziğiyle demlenir. Bizim popçularımız bunu beceremiyorlar. Tarkan'ı ayrı bir yere koyuyorum tabii. Sibel Can'ı seyretmek kadar keyifli bir şey var mı? Şarkı söylesinler, albüm yapsınlar tamam ama albümü de sahneye koyarlarsa biterler. Egoları devreye girerse, "Ben başkalarının şarkısını söylemem" derlerse, bitmeye mahkumlar. Benim en büyük özelliğim herkesin şarkısını söylemem. Sevmediklerim hariç tabii! (Gülüyor)
O zaman kara listeniz var sizin...
Bu saatten sonra var. (Gülüyor) Affetmeyeceğim insanlar var. 90'lı yılların başından beri herkesi tanırım, herkesi severim. Fakat onların içinde bazıları, bile bile kendisini başka taraftaymış gibi gösterip seni aşağılamaya kalkarsa, sen de sinirlenirsin. Dengeleri bilmek lazım. Yoksa ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin. "Ben oldum" diyorsan, bitmişsin demektir.
Sizce sanat dünyasında gerçekten dostluk var mı?
Asla! Sanat dünyasında vefa yok. Ben bunu en son Ferdi Özbeğen'de gördüm.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.