X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kendimi bir yere ait hissetmiyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kendimi bir yere ait hissetmiyorum

  • Giriş Tarihi: 2.4.2013

Hayatı İngiltere, Avustralya ve Türkiye arasında geçen Yasemin Kay Allen: Kendimi bir yere ait hissedersem; arkadaşlıklarıma, ideallerime, ideolojilerime ihanet edecekmişim gibi geliyor. Ben bir yere çok bağlı kalmayı da sevmem

Suna Yıldızoğlu'nun 23 yaşındaki kızı Yasemin Kay Allen, annesinin izinden gidip oyuncu oldu. Henüz 3 yaşındayken küçük hikayeler yazıp arkadaşlarıyla oynamaya başlayan genç oyuncu, şimdilerde 'Merhamet' dizisinde 'Irmak' karakterini canlandırıyor. Allen; Marie Claire dergisinden Berrin Yavuzlar'a hakkında merak edilenleri anlattı:
'Hayat Devam Ediyor' dizisinden sonra 'Merhamet'e başladım. Bugüne dek hep masum karakterleri oynadım ama bu defa kötüyü oynuyorum.

ANNEM DESTEK OLDU

Çekingen bir çocuktum. İki farklı kişilik var benim içimde. Yengeç burcuyum, yükselenim Aslan. Yengeç diye nitelendirdiğim kişiliğim duygusal; Aslan tarafım ise her şeyi kontrol etmeyi seven, ilgi odağı olmaktan utanmayan, gururla dimdik ayakta duran bir kişiliği yansıtıyor.
Annem oyuncu. İnsanların sırf o yaptı diye bir kalıp içersine girmeye çalıştığımı düşünmesini istemedim. Avustralya'dayken kamera arkası eğitimi alıyordum. Birkaç tane kısa film çektim fakat hayat bana oyunculuğu sundu.
Annem oyunculuk konusunda hiç baskı yapmadı. "Neyle mutlu olacaksan onu yap" dedi.

KAYGILI BİRİYİM

İngiltere'de doğup Türkiye'ye gelmek, sonra Avustralya'ya gitmek... Sanırım hayatımda her yere karşı aynı bağımlılığı hissediyorum, Kendimi bir yere ait hissedersem yaşadığım bütün arkadaşlıklarıma, ideallerime, ideolojilerime ihanet edecekmişim gibi geliyor. Ait olmama hissiyatıyla beraber, çok bağlı kalmayı sevmiyorum.
Bir şeye tamamen kendimi verme konusunda kaygılarım oluyor ama bir ilişki için bu duygudan vazgeçmem gerektiğini biliyorum. Yoksa karşı tarafa her an gidebilirmişsin gibi hissettiriyorsun.
Bir gün birisinin benim hayatımdan çıkabileceği ve onunla olan ilişkimin bitebileceği gibi bir fikir her zaman var kafamda ama bunu düşünerek yaşanmıyor.
İlk adımı atmadan önce ilişki dediğimiz şey için çok daha fazla düşünülmeli. Birine aşık olduğumu itiraf etmem uzun sürer.

SEVGİLİM İKİ GÜN TELEFON AÇMAZSA İLİŞKİ BİTER
'Merhamet' dizisinde canlandırdığım 'Irmak'; çok hırslı, çok da kompleksli bir kız. 'Fırat', onun idealindeki adam ve ondan vazgeçmek istemiyor.
'Fırat' gibi bir sevgilim olsa, ben farklı davranırdım. "Sevgilim" dediğim adam iki gün boyunca telefonlarımı açmasa, ilişkimiz bitti varsayarım.
Ben de 'Irmak' gibi bir iş yapacaksam, bir proje hayata geçireceksem; her şeyin hayal ettiğim gibi olmasını isterim.
Bir karakter çıkardığım zaman kostümüne kadar her şeyiyle ilgilenmeyi severim. Bir şeyin oturmadığını düşündüğüm zaman gereken kişilere söylerim her zaman.
'Irmak', bana göre biraz daha sert.

MÜKEMELİYETÇİLİK YÜZÜNDEN RESİMİ BIRAKTIM
Mükemmeliyetçi bir insanım. Uzun süre bunun normal bir şey olduğunu düşünüyordum, sonra bir doktor arkadaşım "Sende mükemmeliyetçilik var ve bu aslında seni geri iten bir şey" dedi.

KENDİMİ DEĞİŞTİRDİM

Elime kalem aldığımdan beri resim yaparım. Küçükken karakalemle yarı insan-yarı hayvan fantastik karakterler çizerdim. Ancak mükemmel anatomi çizemediğim ve perspektifi gerçekte olduğu gibi yakalayamadığım için kendimi kötü hissettim ve boya kullanmaya başladım. Tamamen gerçeklikten kopmak ve kendimi biraz rahatlatmak için soyut çalışmaya başladım; uzamış vücutlar falan. Sonra hata yaptığımı fark ettim. Şimdi eski resimlerime bakınca, "Ben aslında resim yapabiliyormuşum" diyorum.

Artık değişmeye çalışıyorum. Çünkü birçok işi 'mükemmel olmayacak' diye ertelediğimi fark ettim. Bu şekilde insan kendini de kabul etmeye başlıyor. Artık her şeyi kontrol edemeyeceğimi anladım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.