X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Edebiyat alemine kendimi kabul ettirme derdim yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Edebiyat alemine kendimi kabul ettirme derdim yok

  • Giriş Tarihi: 27.5.2013

İclal Aydın, yazdığı roman sayesinde kendisini temize çektiğini söylüyor: Geçmişle alacak verecek kalmadı. Kendimi edebiyat dünyasına kabul ettirme derdim de yok. Her şeyden uzak yaşıyorum

Farklı kuşaklardan üç kadının öyküsünü anlatan 'Bir Cihan Kafes' isimli bir roman yazan İclal Aydın, a Haber'de Şirin Sever'in sunduğu 'Jurnal'e konuk oldu. Aydın, kitabın öyküsünü anlattı:
Roman; bir yazarın kendisini gösterebileceği en önemli tür. Ben kolay kolay cesaret edemedim. Yazı bilgin, dünya görüşün, olayları analiz etme yeteneğin çok iyi olacak... Biraz bu ürkekliğimden dolayı roman yazmayı erteledim. Roman yazmaya cesaret etmem; yazı dünyasında 12 yıl, yerkürede 41 yıl sürdü...

KİTAPTA BENDEN İZLER VAR
Kitaptaki üç kadının üçünde de benden, arkadaşlarımdan, tanıdıklarımdan izler var. Ben hayatımı çok büyük yaşarım; çok acı çekerim, çok üzülürüm, yerlerde sürünürüm sonra da kalkarım. Tüm bunlar, beni bu hikayeyi anlatmaya sürükledi.
Ben aslında bambaşka bir şey kurgulamıştım. Bilgisayarın başına bir oturdum; ortaya bambaşka bir hikaye çıktı. 50'nci, 60'ıncı sayfadan sonra bir plan defteri tutmaya başladım. Plana göre yazı yazmadım; yazıya göre plan ilerledi. O yüzden hikaye bana da sürpriz oldu.
Bir şeyi çok iyi biliyorum; içtenlikle yaptığım bütün işler, karşılığını bulmuştur.

ROMAN BENCİL BİR SEVGİLİ
Gazetede her gün yazı yazınca, yazma limitini dolduruyorsun. Roman bencil bir sevgili; yazarını yerden yere savuruyor. Bu roman; 12 yılın finaliydi. Bu sürede gazeteyle ve eski yayınevimle yollarımı ayırdım ama hepsiyle arkadaşça ayrıldık. İyi ayrılık da varmış hayatta...
Roman beni çocuksulaştırdı, gençleştirdi... Son birkaç yılın en güzel günlerini yaşıyorum. Yayınevim, hemen ikinci kitabı yazmamı istiyor.
Yazarken kendimi temize çektim; geçmişle hiçbir alacağım vereceğim kalmadı.
Edebiyat dünyası beni kabul etsin gibi bir derdim yok artık. Çocuksu dönemlerimde, böyle bir derdimin olduğu da olmuştur. Sadece edebiyat dünyası değil; medyadan, oyunculuktan, hepsinden uzak yaşıyorum artık. Bir gruba kendimi onaylatıp bu şekilde varolmaya çabalamak yerine, sunmaktan gurur duyacağım bir işi tercih ettim açıkçası. Yalnızlık iyi geldi bana, çok iyi geldi...
İkinci kitabım, bu romanın devamı olacak. Bence çok ilgi çekecek.

ACIYA BAĞIMLILIK DUYUYORUZ
Romanın ilk cümlesi; 'Zorba, itaatkarın üzüntüsüyle beslenir.' Medya dünyasında ve oyunculukta gözlemlediğim insanların hayatında bunu çok sık görüyorum. Biz itaat etmeyi; bir sevme biçimi olarak görüyoruz. İtaatin bir konforu vardır; artık senin yerine başkası düşünür. Bu acıya bağımlılık duymaya başlarsın. Zorba; bazen annendir, bazen de sevgilin...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.