X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haftanın magazin bombaları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haftanın magazin bombaları

  • Giriş Tarihi: 22.6.2013 10:57 Güncelleme Tarihi: 22.6.2013 11:15

Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr’ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar...

FULYA UGAN / Sabah.com.tr

YOK MU İKİSİNİN KULAĞINI ÇEKECEK BİR BÜYÜK!

Petek Dinçöz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği bir şikâyet dilekçesinde, eski eşi Can Tanrıyar ile ilgili korkunç iddialarda bulundu. Uzun yıllar şiddet ve hakarete maruz kalmasına rağmen toplum tarafından tanınan bir insan olması sebebiyle sesiz kaldığını söyleyen şarkıcı, fiilen eski eşinin yanından ayrıldıktan sonra bu kez de sözlü uyarı ve tehditlerle karşı karşıya kaldığını savundu. Tanrıyar'ın kendisini döverek el yazısı ile bir takım insanlarla beraber olduğuna dair bir yazı yazdırıp kâğıt imzalattırdığını ileri sürdüğü şikâyet dilekçesinde, Tanrıyar'ın bir keresinde kendisini pantolonundan çıkardığı kemer ile dövdüğünü kemerin tokasının dizinde meydana getirdiği yaranın izinin halen mevcut olduğunu belirten Dinçöz, kamuoyundan gizlese de Tanrıyar'dan yediği dayak sonucu bir keresinde gözünden yaralandığını, bu durumu belgelemek için fotoğraf çektirip sakladığını ifade etti. Şikâyetinde Tanrıyar'ın kendisini bir porno kasetle de tehdit edip şantaj yaptığını da ileri süren şarkıcı, söz konusu kasedin kendisine ait olmadığını, bu kaset tehdidi sebebiyle istemeden eski eşine muhtaç kaldığını iddia etti. Tanrıyar'ın yaptıklarından ötürü ruhi sarsıntılar geçirdiğini, dengesinin alt üst olduğunu savunan Dinçöz, korku içinde yaşadığını, günlük hayatını endişe içinde geçirmeye başladığını da vurguladı.

Petek Dinçöz yine rahat durmadı ve bomba açıklamalarına yenilerini ekledi. Bu iddialara yorumunuz nedir? Şiddet gördüğü halde bunu sakladığını söyleyen şarkıcı, neden şimdi konuşmaya karar verdi?

Dava Ankara'da açılmış. Muhtemelen basının duymasını istemediler ve İstanbul'dan kaçıp Ankara'da davayı açtılar. Ancak yine duyuldu ve haber oldu. Bence, basının haberi olmadan Can Tanrıyar'la aralarında bu işi halletmek istedi. O yüzden de Ankara'yı seçti. Bu işin sonu yok. Hayat ikisine de zehir oluyor. Satranç oynar gibi sürekli birbirlerine hamle yapıyorlar. Şimdi muhtemelen Can bir hazırlık yapıyordur. İkisiyle de konuştum. İkisi de kendince haklı. Ancak ortada bir gerçek var; birbirlerinden vazgeçemiyorlar. Biri diğerinden kurtulsa bu iş çözülecek. Telefonlarla görüşemedikleri zaman dava ve mahkeme yoluyla iletişim kuruyorlar. Yok mu ikisini bir araya getirip kulaklarını çekecek bir büyük!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.