X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Duygusal olmak insanı çürütür
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Duygusal olmak insanı çürütür

  • Giriş Tarihi: 6.7.2013

Uğruna 26 yıllık eşinden ayrıldığı Filiz Akbulut ile evlilik hazırlığındaki Ahmet Özhan: Duygusallık insanı çürütür; realist olacaksın. Romantizmin hiç netice verdiğini görmedim

Türk Sanat Müziği'nin usta ismi Ahmet Özhan; geçen ay 'Son Nebi' isimli albümünü çıkardı. Yunus Emre'den Kelami'ye, İbrahim Nakşi'den Aziz Mahmud Hüdayi'ye tasavvuf müziğinin ünlü isimlerinin eserlerini yeniden yorumlayan ünlü sanatçının, özel hayatı da yeni gelişmelere gebe. Beş ay önce eşi Hatice Özhan'dan ayrılan Özhan, bir süredir birlikte olduğu Filiz Akbulut ile evlilik hazırlığında. Ünlü sanatçı; yeni albümünü, müzik kariyerini ve özel hayatını içtenlikle anlattı...
Yeni albümünüz 'Son Nebi', Ramazan öncesi piyasaya çıktı. Bu, bir pazarlama taktiği mi?
Ben hiçbir albümümü ticari kaygı gözeterek yapmadım. Bu da planlanmış bir albüm değil, tamamen sürpriz. Türk Sanat Müziği albümü üzerine çalışıyordum; 'İçine ilahi formda bir eser koysam mı?' diye düşünürken, yapımcım "Tasavvuf müziği albümü yapalım" dedi. Böylece bu albüm ortaya çıktı.

İLAHİLERLE BÜYÜDÜM
Bu albümü yaparken tasavvuf müziğini dinlemeyenleri de hedef aldınız mı?
Bir kişiye bile tasavvuf müziğini sevdirsem; ne mutlu bana. Bu albümü yapma sebebim o bir kişi olabilir.
Sizce, bir rock'çı bu şarkıları dinler mi?
Hiç belli olmaz. Dinleyebilir ve şarkılardan alıntılar yapabilir. Tarz önemli değil. İster rap'çi, ister hip hop'çı, ister rock'çı olsun, Yaradan'la alakalı bir şey yapmak isteyen kişi; kendi üslubuna göre yapar bunu. Taş aynı taş, nerede kullanıldığına bağlı.
70'lerdeki Ahmet Özhan tarzı ve tavrıyla şu anki arasında büyük farklar var. Kariyerinizi neden böyle yönlendirme gereği hissettiniz?
Ben tasavvuf müziğini sonradan görmüş biri değilim ki! 5 yaşımdan beri bu müziğin içindeyim. İlahilerle büyüdüm; Türk Tasavvuf Musikisi Araştırma ve Yaşatma Vakfı'na gidip deryaya düşmüştüm. Bir insanın yegane düşünmesi gereken şey, kulluk görevidir. Allah; beni şöhret olayım diye yaratmadı.
Bu tarz müzik yapmak, sizin seçiminiz miydi?
Bizim seçimlerimiz, bize sevdirilmiş Allah'ın muratlarıdır. Aslında şans diye bir şey yoktur. Şans; Yaradan'ın, kulu içi açığa çıkardığı murattır. Bizim 'şanssızlık' diye tabir ettiğimiz şey de aslında şansımızdır ve bu zaman içinde ortaya çıkar.

ÇOK PARA KAYBETTİM
O dönemlerde tasavvuf müziğinde boşluk var o boşluğu doldurayım diye düşünce içine girmediniz yani?
Hayır. Tam tersine risk aldım ve bu tercihimden dolayı çok para kaybettim.
Pişman mısınız?
Hiç değilim. Diğer türlü devam etseydim çok para kazanırdım. Bu tarafta çok para kazanmadım ama çok daha mutluyum. Dünyevi şeylerin hazzı geçicidir. Geçici hazlar için sonsuzluğun hazzını feda etmek akıllıca değil.
O dönemleri özlediğiniz oluyor mu?
Ben bir saat önceyi özlemem. Olmuş ve bitmiştir. Hep önüme, hatta ana bakarım.
Size "Çocukluk aşkım" diyen pek çok kadın hayranınız var; değil mi?
Allah onlardan razı olsun.
Bu yüzden başınıza ilginç olaylar geliyor mu?
Gelmez mi? Bir benzin istasyonunda şık giyimli, eski bir İstanbul hanımefendisine rastladım. O tiplerin iltifattan hoşlandığını bildiğim için "Güzel bayan, size nasıl yardımcı olabilirim?" diye sordum. Beni tanıyıp "O, sen misin?" diye sorunca, "Benim hayatım" cevabını verdim. "Ay ne tatlı şeysin sen öyle. Hem dindarsın, hem çapkınsın; kokteyl gibi bir şeysin" dedi. (Gülüyor) Aldım, gideceği yere kadar götürdüm.
Hayranlarınızla karşılaşınca ne hissediyorsunuz? Nasıl diyaloglar geçiyor aranızda?
Kocalarının yanında bile beni gösterip "Bak efendi, ilk aşkım burada" diyorlar. Çok mutlu oluyorum ama aynı zamanda tir tir titriyorum. Bana, bu derece safiyane bir şekilde yönelmiş insanlar hakkında temiz düşüncemi muhafaza etme zorunluluğu beni titretiyor.

BENİM ZAAFLARIM VARDIR

'Tasavvuf'u yaşam biçimi olarak yansıtabildiğinizi düşünüyor musunuz?
Elimden geldiğince. Yansıtamadığım taraflar benim zaafımdır. Yansıttığım taraflar da Allah'ın lütfüdür. Ben duygularımla hareket etmem; İlim neyi icap ettiriyorsa ona inanırım. Duygusallıkla hiçbir şey çözülemez. Beyninin köşesinde varsa bile aksettirmeyeceksin onu hayata.
Ancak ikili ilişkilerde çok dile getirilir. Romantizm aranır hep... Siz inanmıyor musunuz?
Ama ne olur biliyor musun? Bir müddet sonra o işin cılkı çıkar. Net olacaksın. Olmadığın gibi görünmeyeceksin.
Siz romantik biri değil misiniz?
Hayır, değilim. Duygusallık insanı çürütür. Realist olacaksın. Romantizmin hiç netice verdiğini görmedim.
Aşk, hayatınızda nasıl bir yer tutuyor. Aşk ne demek sizin için? Aşk demek; kendini, Allah'ın varlığında yok bilmektir, kendinden vazgeçmektir. Nereye yüzünü döndürürsen döndür yüzünü O'ndan başkasına döndüremezsin. Aşk bunun farkına varmaktır. Aşk çağımızda en çok iftiraya uğrayan sözcüktür.

GENCİM YENİDEN EVLENECEĞİM

Boşandığınız için kadın hayranlarınızdan tepki aldınız mı?
Hiçbir şekilde hiç zarar vermedi. Aksine imajımı katladı. "Ahmet yaptıysa bir bildiği vardır, O yanlış yapmaz" deniyor.
Yeniden evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Tabii düşünüyorum. Gencim; yakın bir zamanda hayatımızı resmiyete bağlarız.
Evlilikten yana mısınız? Tabii ki. Zaten evlenme sözü verdiğiniz biriyle birlikte olursunuz. Ben 25 yaşından beri evliyim; bekârlık nedir bilmem.
Bu kaçıncı evliliğiniz olacak?
Dördüncü nikah, üçüncü evlilik olacak. Hale Soygazi'yle iki kere evlendim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.