X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sporun verdiği pozitif enerjiye bağımlıyım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sporun verdiği pozitif enerjiye bağımlıyım

  • Giriş Tarihi: 17.10.2013

Cemiyet hayatının sevilen isimlerinden Mine Kalpakçıoğlu, spora duyduğu sevgiyi ve motokros tutkusunu Şamdan Plus dergisine anlattı

İstanbul cemiyet hayatının en güzel kadınlarından biri olan Mine Kalpakçıoğlu, adrenalin içeren sporlara olan merakıyla tanınıyor. Kalpakçıoğlu'nun yapmadığı spor yok gibi. Snowboard, kick boks, Tai boks ve çıplak ayakla su kayağı yapan Kalpakçıoğlu'nun son gözdesi ise motokros... Sosyetik güzel, spora olan tutkusunu anlattı:
Çocukluğumdan beri çok aktifim. Basketbol, tenis, atletizm, yüzme vs... Okul ve kulüp takımlarında basketbol oynadım. Genelde yüzmeyi ve koşmayı çok severim.
Adrenalin sporlarından neredeyse hepsini denedim. Aralarında yapamadığım bir sky diving kaldı.

ASFALTA HIZ YAPMAM

Spor yapmak, mutluluk hormonu olarak adlandırabileceğimiz endorfin hormonunun salgılanmasını sağlıyor. İşten çıkıp sürüne sürüne gidiyorum spora. Ama 20 dakikada sanki güne yeni başlıyormuşum gibi hissediyorum. Sporun verdiği pozitif enerjiye bağımlıyım.
Sporla haşır neşir olmak, her şeyden önce zihninizi açık tutuyor. Çok daha iyi algılıyorsunuz her şeyi.
Şehir içinde doğaya kaçabilecek yer yok neredeyse. Oysa insanın doğası, beton içinde yaşamak değil ki. Doğa ve spor insanı insanlaştırıyor, iyileştiriyor.
Bugüne kadar spor yaparken çok büyük bir kaza atlatmadım. Tek ciddi kazam kayakta oldu. Diz bağlarım koptu. Sakatlığımı çok ciddiye alıp bayağı yoğun fizik tedavi ve güçlendirme çalışmaları yaptım; iki tanesi tekrar bağlandı. Şimdi iki bağım kopuk yaşıyorum; yani mecburen bacaklarımı çok kuvvetli tutmam lazım.
Gördüğüm her şeyi denemek isterim... Deneyip sevmediğim tek spor, voleybol galiba!
Motosiklete merakım çok küçük yaşta başladı. Henüz 12-13 yaşındayken dedemin motosikletini kullanmaya başlamıştım.
Motosiklette kendimi çok özgür hissediyorum. Şehir trafiğinde kullanmayı sevmiyorum. Bazen bir toplantıya yetişmek için motosiklet kullanıyorum.
Motosikleti doğada kullanmayı seviyorum. Kesinlikle off-road seviyorum, asfaltta hız yapmak bana çok bir şey ifade etmiyor, heyecanlandırmıyor. Yapmadım değil ama bana çok basit geliyor.
Motokros sürüşümü ilerletmek için Murat Yazıcı ile off-road derslerine başladım. Çok iyi gidiyor.

YEMEĞİN HER TÜRLÜSÜNÜ SEVERİM
Yemek yapmayı severim ama sürekli mutfakta olan biri değilim. Keyfime göre mutfağa girip yeni bir şeyler denemeyi ve tattığım bir şeyi yapmayı severim. Yaptığım şeyleri sevdiklerimin tadıp beğenmesi ise beni çok mutlu ediyor.
Dünya mutfağının her türlüsünü severim. Zaten yemek yemeyi çok severim. İtalyan, Hint ve Japon mutfağına bayılıyorum.

DOĞAL ÜRÜNLER KULLANIYORUM
Kozmetiğe düşkünüm ama doğal malzemelerle yapılan kozmetiğe... Haftada 1-2 kez avokado ve yumurta maskem var. Banyodan çıkınca kullandığım özel bir yağım var, onu sürerim.
Kimyasal madde içermeyen, doğal ürünleri seviyorum. Bunların çoğunu Amerika'da doğal ürünler satan dükkan ve marketlerden alıyorum.
Sabahları muhakkak muhtelif yeşillik yiyorum ve sebzeleri sıkarak içtiğim yeşil suyumu, nereye gidersem gideyim yanımda taşıyorum.
Saçım için de özel bakımlarım var; onları yapıyorum saç stilistimle birlikte.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.