X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Önce birbirimize gıcıktık sonra dost olduk
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Önce birbirimize gıcıktık sonra dost olduk

  • Giriş Tarihi: 9.12.2013

Didem Balçın ile 'Karadayı' dizisinde oynayan Lila Gürmen 'Ne İstediniz?' isimli oyunda birlikte rol alıyor. İkili, önce birbirlerine gıcık şimdi ise çok iyi dost olduklarını söylüyor

ATV'nin sevilen dizisi 'Karadayı'da 'Hakime Feride' karakterinin annesini canlandıran Lila Gürmen ile başarılı Didem Balçın; 'Ne İstediniz?' isimli tiyatro oyununda birlikte rol alıyorlar. İki yıl önce 'Firar' dizisinin setinde çakmak kavgasıyla başlayan arkadaşlıkları dostluğa dönüşen ikiliyle, 'Ne İstediniz?' oyununu konuştuk...
Bu oyunda oynamayı neden istediniz?
LİLA GÜRMEN:
Ben Türkiye'ye geldiğimden beri bir oyunda oynamayı çok istiyordum ama şivemden dolayı yapamayacağım diye çok korkuyordum. Bir oyunda birlikte rol almak için çok çabaladım; bu oyunda kısmet oldu.
DİDEM BALÇIN: Ben her sene tiyatro yapmak istiyordum. Oyunun yönetmeni Apo Kaya, bana bu oyunu getirdi. Oyunu geçen yıl Mayıs ayında okudum ve çok etkilendim.

Peki oyunun konusu ne?
D.B.:
Benim oynadığım 'Suzan', zor bir çocukluk yaşamış, 80 döneminde öğretmenlik yapan babasından uzak kalan bir kız. Bunun getirisiyle birlikte gazeteci oluyor. Evinde yazı yazarken bir hafta boyunca yan komşusunun telefonu çalıyor. Merak edip apartman görevlisiyle birlikte komşusunun başına bir şey mi geldi duygusuyla eve giriyor. Telefona cevap veriyor. O telefonu açmalarıyla olaylar bambaşka bir hal alıyor. Kendisini bir alacak-verecek hikayesinin içinde buluyor ve olay gerilim hikayesine dönüşüyor.

ROLÜM CİLVELİ DEĞİL ŞÜKÜR

Sizin karakteriniz 'Ece' bu hikayenin neresinde?
L.G.: '
Ece', korumasıyla birlikte eve gelen mafyavari bir kadın. Nereden geldiği, neden geldiği, hedefi belli değil. 'Ece'; 'Suzan' için önemli karakterlerden biri.
Oyunda aşk yok; neden?
D.B.:
Her oyunda olması gerekmiyor ki... Baba-kız aşkı var. Biz bir saat içinde geçen bir süreci anlatıyoruz. O yüzden gerek yoktu. Olmasın ya; ilk defa işveli cilveli olmadığım bir rol oynuyorum, çok mutluyum.
Sizin dostluğunuz 'Firar' dizisine dayanıyor. Hatta çekimlerde kavga ettiğiniz söyleniyor. Doğru mu?
L.G.:
Evet, çakmak kavgası yaşamıştık.
D.B.: Mardin'de çekim yapıyorduk. Herkes birbirini tanımaya çalışıyordu. Biz birbirimize gıcık olmuştuk.
L.G.:
Didem'i ilk gördüğümde "Ne kadar burnu havada biri" demiştim.
D.B.: Benim çakmağımı almıştı, söyledim. Lila inkar ederek, "Hayır, benim de aynısından var" dedi. Biz böyle senin-benim kavgası yaparken sete çağırdılar.
Kiminmiş çakmak?
D.B.:
Ben çantamı bir açtım, benim çakmağım çantamda. Onunkini almışım.
L.G.: Ama sonra ben çakmağımı görmeden çantama atmış. Set bitince "Çantalarımıza bakalım" dedi. Benim çantamdan çıkınca çok mahçup oldum. Bu gerçeği de bana çok sonra anlattı.

BENİM SMS'LERİMİ DİDEM YAZIYOR
Gazeteci olmak ister miydiniz?
D.B.:
İsterdim ya... Köşe yazmayı, röportaj yapmayı falan çok isterim.
L.G.: Çok iyi yazar, SMS'lerimi ona yazdırıyorum. (Gülüyor)
Türkçe'niz yüzünden mi?
L.G:
Evet, biraz zorlanıyorum ama Türkçem yavaş yavaş düzeliyor. Oyundaki rol de kaldırıyor aslında bu konuşma tarzımı. D.B.: Çok melodik bir konuşma yapısı var. Bazen konuşmaya değil, melodiye takılıyor insan.

DOST MUTLULUĞU PAYLAŞMALI

Dostluk hakkındaki düşünceleriniz ne?
D.B.:
30 yaşımdan sonra bu konuda daha seçici oldum. Çünkü şunu anladım; dostluk kötü gününde yanında olmak değilmiş, mutlu gününde mutluluğunu paylaşmakmış. Kötü günde herkes destek olabilir ama ben mutluyken benimle aynı sevinci paylaşamaz. Artık buna dikkat ediyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.