X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Oyunculuk nankör popülerlik tehlikeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Oyunculuk nankör popülerlik tehlikeli

  • Giriş Tarihi: 2.5.2014

Psikolojik gerilim türündeki 'Mutlak Adalet' filminin başrol oyuncuları Bihter Dinçel ile Ozan Akbaba: Nankör bir işimiz var. Popülerlik çok tehlikeli bir şey ama çoğu oyuncu buna kanıyor

Bihter Dinçel ile Ozan Akbaba, eşine tecavüz edenlerden intikam almaya çalışan bir adamın hikayesini anlatan 'Mutlak Adalet' filminde karı-kocayı canlandırıyor. Psikolojik gerilim türündeki filme psikologlar eşliğinde hazırlandıklarını söyleyen ikili, GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı...

Film vizyona girdi. Ne hissediyorsunuz?
BİHTER DİNÇEL:
Filmi iki sene önce çektik. Gösterime girmesi konusunda neredeyse umudumuzu yitirmiştik.
OZAN AKBABA: Film, memleketimiz İzmir'de çekildi. Mali sebeplerden ötürü vizyona giremedi. Şu anda 16 kopyayla seyirciyle buluştu. Daha fazla sinemada gösterime girmesini isterdik tabii.

Ozan Bey, siz nasıl bir karakteri oynadınız?
O.A.:
'Metin' adında mülayim bir öğretmeni oynuyorum. Bir gün okuldan eve döndüğünde karısıyla kızını hiç istemeyeceği şekilde buluyor. Sonra karısına tecavüz edenlerin peşine düşüyor. Birini yakalayıp öldürüyor ve iki yıl hapis yatıyor. Karısı akli dengesini kaybetme noktasına geliyor, kızını da Çocuk Esirgeme Kurumu alıyor. 'Metin', karısını hayata döndürmeye, kızını da tekrar yanlarına almaya çalışıyor. Sonra da diğer adamların peşine düşüyor ve kendi adaletini sağlamaya çalışıyor.

BİRÇOK GERÇEK ÖYKÜ VAR
Filmin konusu, tam da üçüncü sayfa haberleri gibi...
B.D.:
Senaryo; birçok gerçek hikayenin bir araya gelmiş hali. Küfür bile edemeyen bir adamın potansiyel katil haline gelme hikayesi aslında.

Bihter Hanım, tecavüz sahneleri sizi nasıl etkiledi?
B.D.:
Tecavüz, yeni duyduğumuz, öğrendiğimiz bir şey değil. Daha korkuncunu yaşayan insanlar var. O kadın olduğumu düşünmek yetiyordu bana. O duyguyu taşımak ağır ve hüzünlü bir şey ama çok zorlanmadım. Hayat dolu, mutlu bir kadınken; kimseyle iletişim kuramayan, algıları yok olan bir kadına dönüşüyorum. Ama Ozan'ın rolündeki kırılma noktaları daha fazla.

Psikolojik destek aldınız mı rol için?
B.D.:
Evet, danıştığımız kişiler oldu. Zaten yönetmenimiz de psikoloji mezunu bir rehber öğretmen. Sette bize çok katkısı oldu.

SIRT ÇANTASIYLA GELDİM

Filmdeki karakterlerin hayatı siyah ile beyaz gibi. Sizin de hayatınızı değiştiren şeyler oldu mu?
B.D.:
Çok oldu... Felsefe okumam, okurken tiyatro yapmam, 2005'te İzmir'den İstanbul'a bir sırt çantasıyla gelip BKM'de çalışmaya başlamam, 'Avrupa Yakası' dizisinde rol almam, anne olmam gibi bir sürü kırılma noktası var hayatımda. Umarım hep böyle mutlu kırılmalar olur.
O.A.: Ben de İzmir'den İstanbul'a bir sırt çantasıyla geldim. Bu mesleği yapmaya karar vermem benim için büyük bir adımdı. Zor günler geçirdim. Ekmek alacak para bulamadığımız zamanlar oldu. Şehir dışından gelmiş birçok oyuncu aynı sıkıntıları yaşamıştır.

Oyunculuk nankör bir meslek mi sizce?
O.A.:
Evet, acımasız yüzünü çok çabuk gösteriyor.
B.D.: Nankörlük değil aslında, bizi güçlendirerek hayata hazırlıyor. Bu, bizim sabrımızla ilgili bir şey. İyi bir şey yaparsanız, karşılığını bir gün bulursunuz. Aksini kimse söyleyemez. Her şeyin bir zamanı var.

Bu noktada popülerlik ve egolar devreye giriyor sanırım...
B.D.:
Olabilir ama bizim için popülerlik öncelik değil. Sekiz yıldır bu işi yapıyorum. Yarın ne yapacağım belli olmaz. Daha popüler olmak, mal mülk edinmek gibi bir hedefim yok. Aldığım paradan, reytingten, gişeden çok, sette ne kadar mutlu olduğuma bakıyorum. Çok mutsuz bir işte, çok para kazanıp çok popüler olmayı istemem. Fazla ortada olup kirlenmemek çok daha kıymetli. O.A.: Popülarite denen şey çok tehlikeli. Çoğu oyuncu buna kanıyor maalesef. TV'de göründüğün kadar popülersin, yoksa unutulursun. Ben popülerliği önemsemiyorum.

BU FİLMDE OYNAMASAM OYNAYANI KISKANIRDIM
Bu filmde oynamayı, sizi zorlayacağı için mi tercih ettiniz?
O.A.:
Evet, bu bir psikolojik gerilim filmi ve bu türde çok fazla örnek yok. Bana denk geldiği için çok şanslıyım. Böyle bir rolde zorlanmamak elde değil. Bu filmde oynamasaydım aklım kalırdı, oynayanı kıskanırdım.
B.D.: Daha çok eğlenceli, komedi işlerinde yer aldım. Bence komedi çok daha zor ama televizyonda ve sinemada böyle bir tecrübem olmamıştı. Çok büyük haz aldım. Kendinle kavga etmek, mücadele etmek ve çalışmak; kafa açan şeyler. Keşke hep bu tür roller gelse.

Siz kolay ağlayan biri misiniz?
B.D.:
Evet, gözlerim çok kolay dolar. Gülerken, bir saniye içinde ağlamaya başlayabilirim; yaradılışım böyle. Üstüne bir de annelik eklenince, çok kolay ağlayabiliyorum.

Siz de duygusal mısınız o kadar?
O.A.:
Evet, çok duygusalım. Bu filmde de senaryoyu okurken çok üzüldüm, ağlamamak için kendimi zor tuttum. Çünkü 'Metin' gerçekten kötü şeyler yaşıyor. Onun mağduriyeti ve yaşam mücadelesi beni çok etkiledi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.