X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türk kadınları kraliçe gibi görünmeyi başarıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türk kadınları kraliçe gibi görünmeyi başarıyor

  • Giriş Tarihi: 10.5.2014

Ünlü spor markası Gant'in baş tasarımcısı Christopher Bastin, yağmurlu havalarda bile bir kraliçe gibi görünmeyi başaran Türk kadınlarına hayran kaldığını söylüyor

Spor giyimin en popüler markalarından biri hiç kuşkusuz Gant. Amerikan spor kültürünü tüm dünyaya yayan ve 1949 yılında kurulan marka, başarılı tasarımcı Christopher Bastin'in yönetimiyle her geçen gün daha da büyüyor. 2005 yılında Gant'te çalışmaya başlayan ve şu an markanın kreatif direktörü olan Bastin, geçtiğimiz günlerde Türkiye'deydi. Türkiye'ye gelen Bastin ile moda ve Gant üzerine konuştuk:

GÜMÜŞLÜk'TE TATİL

Gant'in kreatif direktörü sıfatıyla Türkiye'ye ilk kez geldim. Ancak daha önce H&M ve Acne gibi şirketler için çalışırken buradaki üreticilerimizi ziyaret etmek için bazen senede iki kez ülkenize geldiğim oluyordu. Sanırım toplamda 20 kez geldim İstanbul'a...
Her gelişimde ülkenizde yeni bir gelişmeyi fark ediyorum. İstanbul bir moda şehri. İnsanların ve kültürlerin gerçek bir kesişme noktası.
Türk insanına hayranım. Misafirini bu kadar içten ve sıcak karşılayan başka bir kültür daha olamaz. Şehir güzel ve yemekleriniz muhteşem.
Geçtiğimiz yaz eşim ve kızlarımla Bodrum'da tatil yaptım. Otelde kalmayı tercih etmedik ve Gümüşlük'te bir ev kiraladık. Ben tam bir Türk oldum yani. Yemek yapmayı çok seviyorum; orada bol bol yemek yaptım. Çocuklarım da bayılıyor ülkenize.
İstanbul'da özellikle Nişantaşı'na bayılıyorum. Sokaktaki canlılık ve insanların tarzları ilham verici. Şehrin tüm kozmopolitanlığını net bir şekilde görüyorsunuz. İstanbul, bana ilham veren şehirlerden biri. Sokaklarda tarz sahibi insanlar görüyorum. Türkiye'de özellikle kadınlar inanılmaz güzel giyiniyor. Yağmurlu felaket bir havada bile bir kraliçe gibi görünmeyi başarıyorlar.
Türk tasarımcılar arasından en çok Ümit Benan'ı beğeniyorum. İlham kaynakları ve sonunda yarattıkları cidden çok etkileyici.
Bir tasarımcı olmak sanırım her zaman hayalim değildi. Stockholm'de doğdum. Müzik yapmak isterken kendimi bir anda moda endüstrisinin içinde buldum. Büyükbabam bir ressamdı ve belki de onun yanında renklerin içinde geçirdiğim zaman, modada yer almamda etkili oldu.
Kadınlar giyim konusunda daha deneysel davranabiliyor, daha cesurlar. Ama erkekler için her zaman aynı şey söz konusu olamıyor. Bir erkeğin ilk önce içinde rahat ettiği bir tarz bulması gerekiyor. Eğer çok trend takip edebilen bir erkek değilseniz, çok da kendinizi zorlamayın. Onun yerine sağlam klasikleri; iyi ayakkabı ve iddialı aksesuvarlarla tamamlayın. Bence vintage bir saatten daha iyi bir şey olamaz.

9 YIL VINTAGE TOPLADIM
Bu sezon Gant için kendimize laciverti zemin aldık. Ve bu lacivert zemini parlak ve soluk pastel renklerle tamamladık. Mavi tonları, beyazlar ve pasteller; her zaman neşeli ve güzel görünmenizi sağlar.
İsveç kökenli benim de çalıştığım birçok marka siyah ve gri renkleri ağırlıklı olarak kullanır. Oysa Gant bana bir tasarımcı olarak renklerle ve desenlerle istediğim gibi oynama özgürlüğü verdi; bu da çok güzel bir şey.
Gant tarihi bir geçmişi olan ve spordan ilham alan bir marka. Şirkette çalışmaya başladığım zaman eski koleksiyonlara ve markanın tarihçesine ait büyük bir kısım kayıptı. 1949-1980 yılları arası kayıp gibiydi. Dokuz yıl boyunca vintage mağazalarından Gant parçaları topladım ve markanın geçmişini yeniden ortaya çıkardım. Böyle bir tarihçesi olan, bu kadar eski bir markanın her zaman daha özel olduğunu unutmamak gerekiyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.