X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çılgın olduğum sanılıyor ama çok tedbirliyimdir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çılgın olduğum sanılıyor ama çok tedbirliyimdir

  • Giriş Tarihi: 17.5.2014

Vizyonda olan 'Karınca Kapanı' adlı filmin yönetmeni ve oyuncusu Fırat Tanış: Çılgın olduğum ve gece hayatımın olduğu yönünde önyargı var ama değilim, çok tedbirliyimdir. En geç 24.00'te yatarım, alkol de kullanmam

Ünlü oyuncu Fırat Tanış, şu sıralar üç heyecan birden yaşıyor. Yönetmenliğini yaptığı ilk filmi 'Karınca Kapanı' geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Birkaç ay sonra ilk albümünü çıkaracak olacak oyuncu, yakında baba da olacak. Tanış, Esquire dergisine kendisi hakkında samimi açıklamalar yaptı...

Baba olmakla ilgili en büyük korkunuz ne?
İlk anda "Hiçbir korkum yok" diyecektim ama elbette var.

Gelecek kaygısı gibi bir şey mi?
Geçmiş veya gelecek gibi bir durum yok. Benden sonra, bensiz ya da ben varken, yaşamına bana veya bir başka kişiye bağımlı şekilde devam etmesi en büyük korkum.

Siz babanızın başına hiç bela oldunuz mu?
Eve geç gittiğim ve gitmediğim, onu çıldırttığım, kudurttuğum, sokaklara döktüğüm zamanlar oldu.

Siz aynı şeyi yaşasanız, aynı tepkileri mi verirsiniz?
Bilmiyorum. Bir şey söylemek için erken. Babalığın ilk 60 yılı çok zor diyorlar.

MUCİZEYE TANIK OLDUM

Bir insanın dünyaya gelmesini beklemek nasıl bir süreç?
Bu sürecin içinde meseleyi görünce, bunun normal değil, anormal de değil ama mucizevi bir şey olduğuna tanıklık ediyorsun. Herkesin doğduğunu bilmek, onun farkına varmak; herkesin b.kunu silen bir annebabasının olduğunu ve herkesin şefkate muhtaç bir özle büyüdüğünü bilmenize sebep oluyor.

İnsanların hakkınızdaki en yanlış önyargısı ne olabilir?
Benim bir çılgın ve olumlu anlamda bir kaçık olduğum önyargısı. Halbuki fazlasıyla tedbirliyimdir. Militan olduğum düşünülür; bu, büyük bir önyargıdır. Militan değilim. Örgütlü olduğum düşünülür; siyasal anlamda örgütlü değilimdir. Sosyalist olduğum düşünülür; değilimdir. Gece hayatımın olduğu en büyük önyargılardan biridir ama en geç 24.00'te yatarım, alkol bile kullanmam.

ÇOK ÇABUK DAĞILABİLİRİM
'Çılgın olmak', mesleğinize dair bir önyargı mı?
Bu işle uğraşırken çıldıran birçok insan gördüm. Ama tam tersine; insanı çıldırtmaktan öteye, farkındalıklarını geliştiren ve insanı iyileştiren bir yanı olduğunu düşündüğüm bir şey sanat. O yüzden, çılgınlığın bu meslek için doğru bir sıfat olduğunu düşünmüyorum.

Bu işi yaparken, planlı mısınızdır?
Çok planlı biriyimdir. Ne kadar kolay dağılabileceğimi çok iyi bildiğim için planlı davranmaya çalışıyorum.

Sırf tanındığınız için başınıza gelen en saçma şey neydi?
Bir gün Kadıköy'de yürüyordum. Akşam saatleriydi ve o dönem bir dizide oynuyordum. O gün, dizinin yayınlandığı gündü. Adamın teki koşarak yanıma geldi ve saatini göstererek, "Ama Fırat Bey, diziniz başlıyor" dedi. Adam, koşarak evindeki televizyonun içine falan girmemi bekliyordu sanırım.

İlk kez yönetmenlik yaptınız; "Hiç bulaşmasaydım bu işe" dediğiniz oldu mu?
Böyle radikal bir söz söyleyeceğim bir durum olmadı. Burada önemli olan şeyin öğrenmek olduğunu gördüm. Bilmediğim bir şeyin içindeyim ve karşıma çıkacak şeylere hazırlıklıyım. Fakat büyük ve tatlı sıkıntılar bize sürpriz yapmayı çok severler. En bilmediğimiz yerden çıkarlar ve 'Sobe!' derler.

ÇOK AĞLATAN FİLM İYİ SAYILIYOR
İlk yönetmenlik deneyiminizden sonra sinemaya daha farklı bir gözle mi bakıyorsunuz?
Evet, oyunculuk anlamında da yararını gördüm.

Sinemada konuşan, gürültülü şekilde patlamış mısır yiyen tipler sizi geriyor mu?
Hayır. Yeter ki gelsinler, onlar bizim canımız.

"Gereksiz yere çok övüldü" dediğiniz film var mı?
Olmaz mı! Çok tırt olduğunu düşündüğümüz iyi filmler de var. Ama hak etmediği saygıyı gören bir yabancı film aklıma gelmiyor. Mesela 'Bulut Atlası' filmine harcanan 200 milyon doların her kuruşuna helal olsun. Fakat bir yandan mesela 'Nuh: Büyük Tufan' filmine harcanan paraya da acıdım. Yerli filmlerden örnek verecek olursam; "Çok ağladık" denen film iyi sayılıyor. Kendi filmlerine ağlasın diye insan götürenler var.

Av olan kadın değil erkektir

'Karınca Kapanı'nın merkezinde kocasını öldürmek isteyecek noktaya gelmiş bir kadın var...
Tabii burada kadının kocasının kim olduğu da çok önemli. Kadın, bir aile içi şiddet mağduresi. Kocası da ülkede hayırsever ve başarılı görülen bir işadamı. Aslında işadamının kendi dünyasında nasıl vahşi birine dönüştüğünü anlatıyor film. Bildik, tanıdık aşk hikayesini aşıyor.

KADIN GÜVEN ARAR

Peki, bildiğimiz aşk hikayelerinden ilerlersek; kadının veya adamın bu kadar hiddetleneceği şeyler nelerdir?
Kadın, güven duymak ister. Erkeğin, güvenini sarsacak, çocuğunu tehlikeye atacak bir şey yapması son noktadır. Erkek ise, özgürlükleri kısıtlandığı noktada beklentilerini tatmin edemiyor. Başka dişilerle üremesine engel olacak bir dişi aslan, herhalde bir erkek aslan için büyük bir tehlikedir.

Kadınlarla ilgili yapılan en yanlış genelleme nedir?
Kadınların erkek dünyasında av malzemesi olarak tespit edilmesi yanlış. Çünkü av, erkektir. Kadın bir av değildir. Hatta kadın yüzünden farklı erkekler birbirlerinin avı haline de dönüşür.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.