X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Küçük dağları kendim yarattım sanıyordum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Küçük dağları kendim yarattım sanıyordum

  • Giriş Tarihi: 22.6.2014

'Öpücem' isimli bir single çıkaran Özgün, şöhretin bir dönem başını döndürdüğünü söylüyor: 18-19 yaşımdayken sahneye çıkıyordum ve Ankara'da daha meşhurdum. 'Küçük dağları ben yarattım' diye yürürdüm

Özgün, 'Öpücem' isimli yeni single'ı ile hayranlarının karşısına çıktı. 10 yıldır müzik piyasasında olan ünlü sanatçı; popülariteden uzak, sakin bir hayat yaşamak istediğini söylüyor. Özgün ile bir araya gelip yeni single'ını ve özel hayatını konuştuk...

Yeni single çalışmanızı anlatır mısınız?
Geçen yıl bir tatil single'ı çıkarmıştım, şimdi yine bir single yaptım. 'Öpücem' adlı şarkının klibini yeni çektik. Şarkının söz ve müziği Onur Koç'a ait. Uzun zamandır yapmak istediğim eğlenceli bir dans şarkısı oldu.

MAGAZİNSEL DEĞİLİM

Müzikal çalışmalarınız çok ön planda ama renkli dünyadan uzaksınız; neden?
Benim yaşam tarzım böyle. Magazinsel bir hayatım yok. Konser veriyorum, şarkılar yapıyorum ve klipler çekiyorum; o kadar.

'Başarılı olanlar gündemde kalır' diye bir inanç var; sizce de öyle mi?
Bence çok popüler olmak, başarılı olduğunuz anlamına gelmiyor. Popüler olanlar daha fazla para kazanıp daha çok işe gidebilirler ama bu durum, başarılı olduğunuz anlamına gelmez. İlk albümü çıkardığımdan bu yana 10 yıl geçmiş. Hep adım adım yürümeyi tercih ettim; her klibim bir öncekinden daha çok izleniyor, şarkılarım ise daha çok dinleniyor. Açıkçası benim şu an tek derdim; konser verebilmek.

Halinizden memnun musunuz yani?
Huzurum ve keyfim yerinde; her şey yolunda, bir sıkıntı yok.

EVLİ OLMAK AVANTAJ

Mutlu bir evliliğiniz var. Çocuk sahibi olmayı düşünüyor musunuz?
Bakalım, seneye düşünüyoruz.

Bir sanatçı için evlilik avantaj mı? Evli olmak hayatınıza neler kattı?
Bir kere çok daha düzenli yaşamaya başladım. Her anlamda biraz daha beni pozitif müzikler yapmaya yönlendirdi. Çünkü nasıl yaşarsanız, müziğinize de o yansıyor. Kısacası evlilik bana iyi geldi. Bazıları için evlilik zor olabilir. Çünkü taraflar birbiri üzerinde baskı kurmak isteyebilir ya da birbirlerini kısıtlayabilirler. Bir sanatçı için bunlar zor şeyler. Özellikle bir yere giderken ya da konser verirken bu sorunlarla uğraşmak insanı yorar. Bu işi yapan kişinin, eşini anlaması lazım. Bazen üç-dört gün evde olmuyorum. Evlilikte paranoya başlayınca, işinizi yapamıyorsunuz. İşinizi yapamayınca da mutsuz oluyorsunuz. Eşim de müzisyen olduğu için çok rahat, bir sıkıntımız yok yani.

Ufak tefek kıskançlıklar oluyor mu?
Şöyle söyleyeyim; benim bugüne kadar lüzumsuz, gereksiz hiçbir şey başıma gelmedi. Eşim Nida, akıllı bir kızdır. Kıskançlık duysa bile bana yansıtmıyor. Çünkü bana güveniyor. Dörtbeş yıldır birlikteyiz; tanıyor artık beni, nasıl bir insan olduğumu biliyor. Kısacası bir ilişkide güven önemli.
BURNUM SÜRTTÜ

Hiç şöhretten dolayı başınızın döndüğü oldu mu?
18-19 yaşlarında Ankara'da gece çalışıyordum ve şimdikinden daha meşhurdum. O zamanlar yürürken 'Dağları ben yarattım' diye yürürdüm. Haftanın dört-beş günü bir mekanda sahneye çıkıyordum, para kazanıyordum, tanınıyordum...

Bu durum ne kadar sürdü?
İlk albümümü çıkartana kadar. İstanbul'a gelince bir anda insanın burnu sürtüyor; her şeye sıfırdan, hatta eksiden başlıyorsunuz. Yapmanız çok kolaymış gibi görünen şeylerin, sandığınız kadar kolay oladığını anlıyorsunuz. Çünkü İstanbul'un şartları çok daha farklı. Burada daha çok çalışmak lazım.

KENAN DOĞULU'YU BEĞENİYORUM
Sahnede en çok hangi sanatçının şarkılarını seslendiriyorsunuz?
Kenan Doğulu'nun şarkılarını seviyorum; uzun yıllardır bu işi yapıyor ve Türkiye için önemli bir sanatçı. Sahnede üçdört tane cover şarkı söylüyorsam, biri Kenan Doğulu'nundur. Diğerleri ise sırayla; MFÖ, Sezen Aksu ve Tarkan'dır.

Senfoni orkestrası ile çalışmalarınız olmuştu, devam ediyor mu?
Evet, ediyor. O konser sayesinde en büyük hayalimi gerçekleştirmiştim. Eskişehir Devlet Senfoni Orkestrası'ndan sonra Bursa, Ankara ve Antalya'daki senfoni orkestralarıyla konserler yaptık. Bu konserlere devam edeceğim. İstanbul Açıkhava Tiyatrosu'nda bu konseri vermek istiyorum. Yakın zamanda bir konser DVD'si yapmak istiyorum.

İSTANBUL' A GELDİĞİMDE ZORLUKLAR YAŞADIM
İstanbul'a geldiğinizde ne gibi zorluklar yaşadınız?
Öncelikle uzun dönem iş yapamadım. 1996'dan 2005'e kadar haftanın en az dört-beş gecesi şarkı söylüyordum ama albüm yapmak için İstanbul'a gelince şarkı söylemeyi bıraktım. Şarkı seçimi, klip çekimi ve daha sayamayacağım pek çok şey araya girdi. Ayrıca bu piyasadaki politikalar da bana çok yabancıydı.