X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Diğer Yarım'ın gücü hikayesinden geliyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Diğer Yarım'ın gücü hikayesinden geliyor

  • Giriş Tarihi: 27.6.2014

Cuma günleri ATV ekranlarında yayınlanan 'Diğer Yarım' dizisinin üç oyuncusu; Gonca Sarıyıldız, İpek Tuzcuoğlu ve Orhan Kılıç diziyle ilgili konuştu. Tuzcuoğlu, "Dizimiz gücünü hikayesinden alıyor. Bu projede olduğumuz için çok mutluyuz" diyor

ATV ekranlarının yeni dizisi 'Diğer Yarım' ilk bölümüyle izleyicilerin dikkatini çekmeyi başardı. Anne-babaları boşandıktan sonra birbirlerinden ayrı büyümek zorunda kalan ikizlerin farklı yaşamlarını anlatan dizide Gonca Sarıyıldız, 'Zeynep' ve 'Esma' adındaki ikizleri canlandırıyor. 'Meryem' adındaki anne rolünü İpek Tuzcuoğlu üstlenirken, baba 'Ecevit'i ise Orhan Kılıç canlandırıyor. Samimi ve sıcak bir aile dizisi yaptıklarını söyleyen dizinin başrol oyuncuları, projeyi anlattı...

ANNELİK ALLAH'IN KADINLARA BİR LÜTFUDUR
'Diğer Yarım'da bir çocuğundan ayrı kalmış bir anneyi canlandırıyorsunuz. Bir kadın olarak 'Meryem'in yaşadıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir annenin yaşayabileceği acı ve kederlerden biri, sanırım evladından ayrı kalmasıdır. En büyüğü de evlat acısıdır derler. 'Meryem' de bu anlamda kederli ve yaralı bir kadın. İkiz kızlarının birinden 20 yıl uzak kalmış bir anne. Şartlar ne olursa olsun, hiçbir kadının yaşamasını istemeyeceğimiz bir durum.
Siz, 'Meryem' kadar inatçı mısınız?
'Meryem' kadar inatçı değilim ama büyük de konuşmamak gerek. Çünkü 'yapmam' ve 'asla' denilen şeyler gün gelir hepimizin imtihanı olabilir. Genel olarak inatçı insanları algılamakta zorluk çekenlerdenim. Yaşamın içinde inadın kimseye faydasını görmedim. Bir nevi duygusal bir zehir.

KADERE İNANIRIM

Sizin çocuk özleminiz var mı?
Her kadın gibi anne olmayı tabii ki isterim. Annelik Allah'ın kadınlara bir lütfudur. Bizleri ruhsal anlamda güçlü kılıp fiziksel anlamda yeniler. Kadere inanan biri olarak nasip diyelim.

Diziye dahil olurken sizi en çok ne etkiledi?
Doğrusu senaryoyu okuduktan sonra çok beğendim. Hem hikaye, hem de senaryo güçlü ve başarılıydı. Hep söylüyorum; 'Diğer Yarım'ın gücü hikayesinde ve bu hikayeyi rejisiyle süsleyen Veli Çelik'tedir. Bu projede yer aldığımız için çok mutluyuz.

İKİZLERİ OYNAMAK HAYALİMDİ
Dizide iki farklı karakteri canlandırıyorsunuz. Bu sizi zorluyor mu?
Zorlukları var. İki karakter söz konusu olunca, ekipçe daha fazla çalışıyoruz ama çok keyifliyiz. Bence iki karakteri birden canlandırmak, bir oyuncu için güzel bir fırsat. Umarım daha uzun süre 'Esma' ve 'Zeynep'i canlandırmaya devam ederim.

PARÇASI OLMAK TAN MUTLUYUM
'Muhteşem Yüzyıl'dan sonra 'Diğer Yarım' dizisinden başrol teklifi aldınız. Kendinizi şanslı hissediyor musunuz?
Kendimi çok şanslı görüyorum çünkü 'Diğer Yarım'daki gibi aynı yüze sahip farklı karakterleri oynamak hayalimdi.
Böyle önemli bir projede yer almak bir oyuncu olarak size ayrıca bir sorumluluk yükledi mi?
İyi ki de içinde bulunmuşum diyeceğiniz işler yapmak önemli; ben bu anlamda şanslıyım. 'Diğer Yarım' hem sıcak bir hikayesi olan, hem de çok kaliteli bir proje. Ben de bir parçası olduğum için çok mutluyum, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Birlikte çalıştığım insanlar da, bu işi çok sevdikleri ve işlerini iyi yaptıkları için bu sorumluluğu taşımama yardımcı oluyorlar.


ÇOCUĞUNDAN AYRI KALMAK, TAŞIMASI ÇOK ZOR BİR YÜK
'Diğer Yarım' dizisi başlamadan ses getirdi. Bu kadar dikkat çekeceğini düşünüyor muydunuz?
Evet, ses getirdi ve getirmeye devam eder diye tahmin ediyorum ancak bu kadarını beklemiyordum doğrusu. n Dizide güçlü oyuncularla bir araya geldiniz. Setteki iletişiminiz nasıl? Güçlü bir oyuncu kadrosu olduğu için çok mutluyum. Oyuncu arkadaşlarım karakter olarak da muhteşem insanlar. Onlarla çalışmaktan ayrıca çok mutluyum. İletişimimiz çok iyi.

PROJEYİ İYİ SEÇMEK LAZIM
Dizide canlandırdığınız 'Ecevit'in kızından uzak kalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok ağır bir yük; taşınması zor, hatta imkansız. Ben çocuğumu yoğun bir günün ardından evde uyuyor olarak bulduğumda hemen yanına kıvrılıp onunla uyuyorum. Onu koklamak, uyurken izlemek kadar güzel bir şey yok; dolayısı ile zor bir yük.
Günümüzde birçok dizi, çok çabuk sonlanıyor. Siz bir oyuncu olarak bunun sıkıntısını yaşıyor musunuz?
Bu vahşi reyting savaşında bunlar doğal artık. Ne kadar tasvip etmesek de, bu sorunu kanallar kendi içlerinde çözmeli. Projeleri seçerken bazı kriterler tabii ki var ama artık seyirci profili o kadar değişti ki, öngörü artık hiç işe yaramıyor. O yüzden yapımcı, oyuncu, kanal ve projeye bakıyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.