X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sıfatlara takılmam hepsi gelip geçiçi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sıfatlara takılmam hepsi gelip geçiçi

  • Giriş Tarihi: 2.7.2014

Ramazan boyunca ünlü isimlerle dört özel konser vermeye hazırlanan Mercan Dede, serseri ruhlu olduğunu söylüyor: Sıfatlar ve isimler, aynı hayatlar gibi gelip geçici; ben hiçbirine fazla takılmam

O birçok yeteneği barındıran çok ünlü bir isim... Neyzen, besteci, yapımcı ve DJ... Arkın Allen ya da herkesin bildiği adıyla Mercan Dede, Ramazan boyunca Zorlu Center PSM'de dört özel konserle sevenlerinin karışısına çıkacak. İlk konser 'Modern Çağın Mozart'ı olarak anılan Ludovico Einaudi ile birlikte bugün saat 21.30'da gerçekleşecek. Ünlü sanatçı hemen ardından 9 Temmuz'da Beyhan Murphy ve Göksel Baktagir, 16 Temmuz'da Borusan Quartet ve Anjelika Akbar, 23 Temmuz'da Azam Ali ve Zara'yla aynı sahnede buluşacak. Mercan Dede ile bu projeyi ve müzik hayatını konuştuk...

Ramazan ayı boyunca her çarşamba farklı disiplindeki sanatçılarla bir araya geleceksiniz. Bu proje nasıl doğdu?
Ben küçüklüğümde Hacivat/ Karagöz, kukla tiyatroları, rahmetli Erol Günaydın usta gibi muazzam meddahların yer aldığı gösterileri, Nurhan Damcıoğlu gibi kantonun en renkli sanatçılarını seyrederek büyüdüm. Bu geleneğin bugünkü karşılığı olabilecek sanatçıları, bu projeye davet ettim. Sonuçta dört hafta boyunca, her biri birbirinden farklı, alanında çok usta sanatçıların katıldığı bir şölen ortaya çıktı. Uzun zamandır Türkiye'de yaptığım hiçbir projeden böylesi bir heyecan duymadım; dilerim seyircilerimiz de bizimle birlikte bu heyecana katılır.

HEPSİ DEĞERLİ SANATÇILAR
Ludovico Einaudi, Beyhan Murphy-Göksel Baktagir, Borusan Quartet-Anjelika Akbar, Azam Ali ve Zara ile nasıl bir araya geldiniz, bu buluşmanın bir hikayesi var mı?
Zara ve Anjelika dışında hepsi ile hem Türkiye'de, hem de dünyanın değişik yerlerinde birlikte çalışmalar yaptım. Beyhan'la 'Seyahatname' ve 'Güldesten' projelerinde birlikte çalıştım. Ludovico ile İtalya ve İngiltere'de birlikte birçok konser verdik. Azam Ali, hem yakın dostum, hem de birlikte sahneye çıktığım çok değerli bir ses. Göksel Baktagir ise kariyerimin ilk günlerinden beri yanımda yer alan ustaların ustası bir kanun sanatçı ve bestekar; onsuz zaten olmazdı. Borusan Quartet; Doğu ile Batı'nın buluşmasında çok önemli bir köprü. Anjelika ile arada haberleşip "Hadi birlikte bir şeyler yapalım" diyorduk, sanırım bu bir ilk adım olacak. Zara, zaten alanında saygınlık kazanmış bir isim. Bence o; müziğin tek bir tarzında değil, çok farklı alanlarında rahatça dolaşabilecek kadar özgün bir vokalist.

Bu isimlerle birlikte yeni bir albüm projesi olabilir mi?
Düşünmedik dersek yalan olur. Aslında hemen herkes bunu soruyor, bence çok güzel bir albüm projesi olabileceği gibi aslında görseller ve danslar da düşünüldüğünde, çok güzel bir DVD de olabilir. Şimdilik önceliğimiz Ramazan ayı boyunca çıkacağımız dört konser; sonrasını düşünürüz.

Bu konserlerinizin diğerlerinden farkı ne olacak?
Alışılagelmiş bir konserden çok benim hayatımın son yıllarına ait görsel bir şölen diyebilirim. Dünyanın dört bir yanında verdiğimiz konserlerde bizimle olamayan dostlarımıza o dünyaları göstermeyi, dans, müzik ve görsellerle bir hikaye anlatmayı planladık. Bence asıl büyük sürprizler bu noktada ortaya çıkacak.

BANA ŞİZOFREN DİYORLAR
Sizi hangi unvanla tanımlamak daha doğru olur; Türk neyzen, besteci, yapımcı, DJ?
Sıfatlar ve isimler aynı hayatlar gibi gelip geçici; ben hiçbirine fazla takılmam. Kendi gönlüne giden yolda düşe kalka yürümeye çalışan, serseri ruhlu, garip saçlı, acayip küpeli bir insanım; her kim ne derse kabulümüz. Geçenlerde sokakta tanıştığım bir genç, "Arkın Dede Bey, nasılsınız efendim?" dedi; bence çok şekerdi.
Mercan Dede ile Arkın Allen ya da Arkın Ilıcalı arasındaki fark ne? Bir kimlik bölünmesi yaşadığınız oluyor mu?
Arkadaşlarım her zaman şizofrenik bir kişiliğim olduğundan şüphe ettiler; benim için kaygılandıkları oluyor. Ben bunların toplamı olduğumu düşünüyorum ve aslında bir adım ötede 'ben' diye başladığım hiçbir cümledeki 'ben'in asıl kendim olmadığını unutmamaya çalışan biriyim.

POPÜLER KÜLTÜR, BÜTÜN KÖŞE BAŞLARINI TUTMUŞ
Sizce Türkiye'de müzik yapmanın zorlukları neler?
Kendin olabilme, kalbinin sesini duyabilme sürecinde yaşanan önyargılar, negatif eleştiri ve maddi imkansızlıklar... Tüm bunlar; gençlerin müzik sevgisini ve müzik yapma isteklerini olumsuz etkiliyor. Popüler kültür öylesine bütün köşe başlarını tutmuş ki; alternatif müziklerin, müzisyenlerin yer alabileceği platformların, sahnelerin sayısı hızla azalıyor. Müzik piyasasında yaptığınız iş eğer para kazandırmayacaksa, itibar edilmeyen bir aktivite olarak değerlendiriliyor. Çok yetenekli sanatçılar ise çoğu zaman reklam endüstrisi içinde plastik, kişiliksiz, tamamen ticari işler yüzünden içtenliklerini ve yeteneklerini yitirip gidiyorlar.

OCAK'TA SERGİ AÇACAĞIM

Sevenleriniz sizi birçok projede takip etti. Bundan sonrası için hayalinizde ne var?
Para pul, bilet derdi olmayan, insanların özgürce ve ücretsiz gelebilecekleri üç günlük sokak müzisyenleri festivalleri yapmak istiyorum. Böylece hor görülen sanatçı kardeşlerime seslerini duyuracakları bir platform yaratmayı hayal ediyorum.

Bir de geçen yıl bir sergi açmıştınız devamı gelecek mi?
Görsel sanatlarla ilgili çalışmalar hızla devam ediyor; EKAV Sanat Galerisi'nde Ocak ayında yeni bir sergimiz var.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.