X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bize de mi smokin?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bize de mi smokin?

  • Giriş Tarihi: 24.10.2014
Bize de mi smokin?
Bize de mi smokin?

Önceki gece Lucca'nın 10'uncu yıl partisindeydik.
Davetiye elimize ulaştığı anda dikkatimizi çeken en önemli detay; mahallemizin barının 'black tie' daveti yapmasıydı. 'Bakalım kimler kurallara uyacak; gidip yerinde görelim' dedim. Black tie'da işin raconu şu: Siyah takım elbise, siyah ayakkabı ve tabii ki papyon... 'Black tie'ın tanımını ben de daha yeni öğrendim. Bu konsept için, smokine en yakın kılık da diyebiliriz.
Davetiyeyi alanlar birbirine soruyor: "Yahu bize de mi smokin?" Yani zorlama geliyor müdavim insan için... Ne kadar garip değil mi? Bir gecelik şıklık, İstanbul beyefendilerine ağır geliyor. Bir tek mekanın sahibi Cem Mirap bu konuyu biliyor ve o papyonunu takıveriyor.
Tabii arada kurallara tam anlamıyla uyan birkaç kişi var; haklarını yemeyip alkışlayalım. Ee tabii benim de kurallara pek uyduğum söylenemez. Londra'da mekanlara alınmamışlığım bile oldu sırf bu yüzden. 'Black tie'zede' ben!
Tabii bir de kurallara uyduğunu zannedenler var. Renkli ceket, altına kot pantolon giyip 'Bak oldu' diyorlar ama yok, onun adı başka!
Gecenin black tie konseptine en yakın ismi ise; Hande Ataizi'nin eşi Benjamin Harvey oldu.
Buradan alkış...

Neolokal'e sayılı günler kaldı

Sekiz İstanbul'da keşfetmiştim şef Maksut Akşar'ın yemeklerini... O zamanlar hem geleneksel, hem de dünya lezzetlerini bir arada sunuyordu. Mutfağını 'neolokal' olarak adlandırıyordu. Şimdi o mutfak, yeni restoranının ismi oldu. Salt Galata'da açılmasına sayılı günler kalan Neolokal'in şefi Maksut, mutfağı hakkında "Biz sahip çıkmazsak, gelecek neslin elinde sahip olacağı bir şey kalmayacak"diyor. Evet, bu mekanda, tüketilmediği için kaybolmaya yüz tutmuş gelenekleri tadacaksınız. Mekanı 1 Kasım'dan itibaren keşfedebilirsiniz.

Tomtom'da sıra dışı sergi


Son yıllarda çağdaş sanatseverlerin akın ettiği Karaköy-Tophane bölgesinden bir haberim var. Bir yandan bölgenin tarihine ve dokusuna sadık kalınıp diğer yandan yaratıcılıkla başkalaştırılan Tomtom Sokak'tayız. Semtte hizmet verecek olan Tomtom Gardens'ın açılmasına daha var. Ama durun bir dakika! Bugünlerde işte tam burada şehrin en sıra dışı sergisi karşınıza çıkıyor. Üç ayrı galeri; PG Art Gallery, Mixer ve Daire Galeri, güçlerini birleştirip Tomtom Gardens'ta bir sergi açtı. 'Tomtom Calling' adlı sergi; 1 Kasım'a kadar devam edecek. Sergide; birçok ünlü sanatçının eserlerini görebilirsiniz.

Karşınızda avukat Deniz Çakır


Yine günlerden Nişantaşı... İrili ufaklı butikleri geziyor, kış sezonu için gardırop eksiklerimizi tamamlıyoruz. 'Hadi mola verelim' dediğimiz anda Beymen Brasserie'de soluklanıyoruz. Brasserie'nin hayranıyım. Burası, benim için klasik ama kendi içinde yenilikleri olan bir mekan. Şıklığından ödün vermeyenler tarafından masalar parsellenir ve her masada popüler gündem ele alınır. Mönüdeki lezzetlere de hayır demek imkansızdır. Hele ki soğan çorbası... Soğuktan tir tir titrerken, harika gider. Tek bir tuzak var burada, o da tuvalet ihtiyacını giderme anı... Alışveriş kapanına kısılabilirsiniz, aman dikkat! Tuvalet için bir kat aşağıya iniyorsunuz ama dönerken alışveriş poşetleri ile yukarıya çıkıyorsunuz... İşte öyle bir anda reyonların arasında Deniz Çakır'la karşılaşıyorum. Uzun zamandır hiçbir sosyal ortamda denk gelmediğim için ayaküstü sıkıştırıyorum kendisini. "Çok uzaklardan bir-iki günlüğüne geldim. Yeni bir proje için çok yoğun çalışıyorum" diyor. Tatvan'da çekimleri süren yeni bir dizide, avukat rolüyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Başrolü Yiğit Özşener ile paylaşıyor. "Tam bir doğu-batı sentezi olacak" diyor. 'Aşkın Dili Yok' isimli dizi; Kasım ayının sonunda, tam da dizilerin yaprak dökümü yaşadığı dönemde, ekranda kendine yer bulacak...

O üyelik formu bana geldi!


Son dönemde gündemimiz Soho House. Açılmaya ramak kala 'Sence kimler üye olacak?' diye tahminlerde bulunuyoruz. Herkes e-posta kutusuna gelecek olan üyelik davetiyesinin peşinde. Sanırım ben ilk aşamayı geçtim çünkü o davetiye bana geldi. Peki, özel üyelikle çalışan ve dünyada 'Zenginler kulübü' olarak anılan Soho House'un bir parçası olmanın ayrıcalığı ne? Gelen e-posta'ya göre; İstanbul'un moda, tasarım, film, sanat ve medya camiasının üyeleri, Soho House'larda özgün deneyimler yaşayıp yaratıcı gücüne güç katacakmış. Ben 'Every House' üyeliği için başvuru formunu doldurdum; heyecanla sonucu bekliyorum. İpi göğüslersem, dünya genelinde 13 kulübe giriş sağlayacağım. Evet, yeni heyecanım; üyelik sisteminde zincirin ilk halkalarından biri olmak... Yıllık üyeliğin 1800 Euro olduğu kulübe katılmak için davetiye alan isimler arasında kimler mi var? Bennu Gerede, Ayşe Kucuroğlu, Derya Şensoy, Ferhan Şensoy ve Sitare Akdilek; bu isimlerin birkaçı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.