X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Demet Akalın mı, Yıldız Tilbe mi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Demet Akalın mı, Yıldız Tilbe mi?

  • Giriş Tarihi: 28.11.2014
Demet Akalın mı, Yıldız Tilbe mi?
Demet Akalın mı, Yıldız Tilbe mi?

'Hadi İnşallah' filmini vizyon öncesi izleyelim dedik, salonda yerimizi kaptık! Filmde Pucca; Büşra Pekin, Pekmez ise Murat Boz... Ben bu iki karakteri Pucca kitaplarında tanıdım, hikayelerini en ince detayına kadar hakimim. O yüzden bu serbest uyarlama, kitap okurlarını başta şaşırtabilir ama olsun, yine de komik ve aşk dolu.
Başta şunu söylemeliyim ki; ikilinin performansı parmak ısırtacak cinsten, uyumları enfes!
Hikaye İzmir'de geçiyor.
Bol bol İzmir işleyecek içinize!
Kilo hepimizin sorunu, aynı Pucca'nınki gibi... Ama aşka engel mi? Asla! Demek ki kilo ile olmuyor bu işler.
Şimdi bırak diyet takıntını sevgili okurum; aşıksan senindir!

BEN DE DENEDİM!

Filmdeki sendromlar bir harika! Yıldız Tilbe sendromu, İbrahim Tatlıses sendromu ve son olarak Demet Akalın sendromu.
Sanırım en eğlencelisi de Demet'in sendromu; en flörtözü, en gezme tozmalısı.
Güçlü kadın kafaları yani… Ah bir de ana karakterin göbeğine streç film sarıp spor yaptığı sahne, bana kendimi hatırlattı. Pucca'nın bu formülünü ben de denemiştim ergen zamanlarımda.
Film bir o kadar bizden, içten ve samimi yani.
Nil Karaibrahimgil'in film için yaptığı 'Hadi İnşallah' şarkısı da bir harika; hemen dile dolanıyor… Filmde, her ilişkide sizi çıkmaza sürükleyen parazit kadınlara sağlam gönderme yapan 'bayan kaltak' da başrollerde.
Siz de tecrübe etmişsinizdir elbet; tam 'Benim oldu bu adam' dediğinizde biri çıkar ve ilişkiye çomak sokar. Ah bu bayan kaltak taktikleri...
Aklı uzun, bacağı sütunlar; korkulur sizden!
Pucca'nın ikinci kitabında Mert Vidinli partileri var; bakalım ikinci filmde bana da bir rol verecekler mi?

Emrah'cığım o kaş öyle çatılmaz, böyle çatılır!


Estetikçi Mustafa Karataş'la, McDonald's'ın camındaki Emrah'ın 'Acıların çocuğu burger sever' reklamı üzerine sohbet ettik. "Ben de böyle kaş çatmak istiyorum Mustafa!" dememle kahkahayı patlattı bizimki. Mümkün mü hiç çizgisiz kaş çatmak? Ve öğreniyorum ki mümkün değil… Allah vergisi değilse eğer bu kusursuzluk; ya bu fotoğrafta sağlam bir photoshop var ya da botoks! Peki ne yapmak gerekiyor kaşları böyle çatmak için? Alın ve göz çevresine kuvvetli, kaş ortasına ise düşük doz botoks uygulanması gerekiyormuş. İşte o zaman kaş ortası yukarı doğru kalkıyor ve bu da Emrah kaşı oluyormuş. Birçok kişi de 'Emrah kaşı istiyorum' deyip doktorların kapısını çalıyormuş… Unutmadan; bir de 'Deliha' modeli kaş var; yakında o da trend olursa şaşırmam! Buradan Emrah'a sesleniyorum; bu çatık kaş modelinin telifini al bak, güzellik enstitülerinde mevzu sensin! Ne para kazanırsın valla…

Haklı isyan!


Demet Evgar'ın, bir haftada sekiz kişi ile sevgili yazılmasından sonraki sitem dolu sözleri ve haklı isyanı ayaklanma başlattı ünlüler dünyasında. 'Yürü be Demet, tercüman oldun hislerimize!' diyen ünlüler takımına hak vermemek elde değil...
Geçenlerde yine bizim Sabah gazetesinin binasında oturmuş tüm gazetelerde çıkan aşk hikayeleri üzerinde 'Bu doğru, bu değil' oyunu oynarken, ünlü isimlerin yaşadığı bu psikolojinin ne kadar zor olabileceğini hiç düşünmediğimi fark ettim… Ve empati yeteneğim çıka geldi, şak tokatı da suratıma indirdi! 'Ne yapıyorsun sen Mert; gazeteleri bir kenara bırak ve kendini onların yerine koy' dedi… Diğer bir taraftan da bir mekancı, işletmeci olarak ünlülerin mekana adım atar atmaz daha 'merhaba' demeden sordukları soru aklıma geliyor: 'Buraya paparazzi geliyor mu?..' 'Yok gelmez, rahat olun' dendiğinde o mekana alışıyor ve ortama ayak uyduruyorlar.
Yani siz bir mekanın mönüsüne, ambiansına, servisine bakarken onlar için ilk kıstas paparazziler oluyor.
Ne kadar zor değil mi?
Ne kadar çok korkuyorlar magazinden, yanlış anlaşılmaktan.
Ne kadar çok dili yanmış birçoğunun…