X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Öyle abarttıkları kadar öfkeli bir adam değilim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Öyle abarttıkları kadar öfkeli bir adam değilim

  • Giriş Tarihi: 13.12.2014
Öyle abarttıkları kadar öfkeli bir adam değilim
Öyle abarttıkları kadar öfkeli bir adam değilim

Jack Nicholson'lı 'Guguk Kuşu' filminin tiyatro versiyonunda başrol oynayan Oktay Kaynarca: Oyundaki 'McMurphy', benim gibi haksızlığa dayanamayan biri. Ama ben abartıldığı kadar öfkeli bir adam değilim

Oktay Kaynarca, Çolpan İlhan- Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından sahnelenecek 'Guguk Kuşu' adlı oyunla 20 yıl sonra tiyatroya dönüyor. İki aydır gece-gündüz oyuna hazırlandığını söyleyen Kaynarca, bugün seyirciyle buluşacak oyun öncesi GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı...
Oyuna nasıl hazırlandınız?
Neredeyse 60'a yakın prova yaptık. Yurt dışında da bu tür bir prodüksiyonun çıkış süreci beş-altı haftayı buluyor. Çok detaylı bir iş oldu. Yönetmen ile oyuncuların birebir çalıştığı, performans gerektiren bir çalışma bu. Zor bir oyun olduğunu biliyordum ama bu kadar detaylı olabileceğini tahmin etmemiştim. Ama sorun değil, çalışmayı seviyorum.

İYİ OYUNLARI KISKANIYORDUM
Peki tiyatroyu, provaları özlediniz mi?
Evet, 20 yıldır yapmıyordum. Okuldan mezun olduktan sonra iki oyunda oynayabildim. Ondan sonra TV, sinema, seslendirme ve sunuculuk işleri önüme engel koydu. Her sene çok güzel teklifler geldi ama işlerden dolayı tiyatro yapmaya vakit bulamadım. İyi bir oyun seyrettiğimde çok kıskanıyordum. Sahne, oyuncunun kendini bileyleme yeridir, antrenman yeridir. Tiyatro bizi yeniler.
SAKM ile yolunuz nasıl kesişti?
Sadri Abi (Alışık) ile 'Yengeç Sepeti'nde beraber oynamış ve Altın Portakal'da hep birlikte ödül almıştık. Sadri Abi'yi çok severdim. Kerem (Alışık) de çok eski arkadaşım. 'Guguk Kuşu' projesini duyduğumda çok heyecanlandım. Kerem ile telefonla konuştuğumuzda gülmeye başladı, "Haydi gel, oyna" dedi. Şimdi fırsatım ve vaktim varken başlayalım dedik.

ÇOCUK DİZİSİ YAPACAK HALİM YOK
Sizin için 'Son dönemde dizileri tutmadı, tiyatroya döndü' diyenler de var...
Şu anda masamın üstünde 10 tane proje duruyor. Hayatım boyunca hiçbir şeyi beklemedim. TV'lerin içinde bulunduğu durum ortada. İnsanlar artık seyre değer bir şey bulamıyorlar TV'de; tiyatroya, sinemaya yöneliyorlar. Sinemada da aynı durum var gerçi; 10 yıl önce seyredilen filmlerle şimdiki filmler arasında seviye farkı var. Ama tiyatro, artık yükselen bir değer. Şu an tiyatro yapmaktan gayet mutluyum. Oyunu çıkardıktan sonra yine diğer işlere devam edeceğim. Yılbaşından sonra bir dizi, bir de sinema projem var.
TV'lerin durumundan rahatsız olduğunuz için mi geri çektiniz kendinizi?
Çok inandığım bir şey çıkmadı. Benim inandığım türde işlerin karşılığının olmadığını görüyorum. Çıkıp da çocuk dizisi yapacak halimiz yok. Bu gidişle TV'de hiçbir şey yapmadan sadece sinema ve tiyatroyla uğraşacağız.
Ne yapılması gerekiyor peki?
Bu bir kültür politikası bence. Bir sanatçının en önemli sorumluluklarından biri, memleketindeki insanların algısını yukarıya çekmeye çalışmaktır. Seyircisinin bakış açısını geliştirmek zorundadır. Sanatçılar, liderdir ve farklıdır. Herkes bizi farklılığımızla kabul etmek zorunda.
Yıllardır talep gören bir oyuncu olmanın sırrı ne sizce?
Oyuncu değerli bir şeydir. Ben de yapımcı veya tiyatro sahibi olsam, rahat edeceğim oyuncularla çalışmak isterim. 'Çok da mütevazı olma, inanırlar' derler. Kendime has bir duruşum var. Çok fazla sansasyondan yana değilim, reklamı çok sevmem. Yaptığım işin öne çıkmasını isterim. Bugüne kadar hep başrol oynamışımdır; o ekibin başı olarak onlardan sorumlu olduğumu düşünürüm. Sahne önü kadar, arkasının da önemli olduğuna inanırım. Daha yeni tanınmaya başlayan arkadaşlar hakkında inanılmaz şeyler duyuyorum. Hayatımızda hiç öyle bir terbiye içinde olmadık. Ekibi bir arada tutmak, morali yükseltmek, adaletsizliğe karşı durmak, herkese eşit yaklaşmak; bizim için olmazsa olmaz şeylerdir.
Peki oyunun uyarlandığı 'Guguk Kuşu' filmini izlediniz mi?
Filmi çok eskiden bir kere izledim. Israrla izlemek istemiyorum. Oyunda kendimize dair bir şeyler geliştirmek istiyoruz çünkü.
Bu eser; kitaptan sinemaya, sinemadan tiyatroya uyarlandı. Nasıl bir uyarlama oldu?
Oscar almış bir başyapıt bu; şüphesiz kıyaslama olacaktır. Film ve tiyatronun mantığı çok ayrı. Bir oyunda olması gereken her şeyin olduğunu görüyorum. Müthiş bir enerji, aksiyon, durum komedisi ve trajedi var.
Jack Nicholson, 'Guguk Kuşu'ndaki rolüne hazırlanırken iki ay deli insanları gözlemlemiş. Siz nasıl bir çalışma süreci geçirdiniz?
Yok, bizim için öyle bir şey geçerli değil. Çünkü zaten benim oynadığım karakter deli değil; sadece deli rolü yapıyor. O yüzden delilerle vakit geçirmenin bir anlamı yok. İçimizdeki deliyi çıkartıyoruz belki de. Heybemizde ne varsa onları çıkarıyoruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.