X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadınları bu kez benden dinleyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadınları bu kez benden dinleyin

  • Giriş Tarihi: 16.1.2015
Kadınları bu kez benden dinleyin
Kadınları bu kez benden dinleyin

Beyoğlu'ndaki Garajistanbul'da sahnelediği 'Kaytan Dudak' isimli gösterisiyle adından söz ettiren Demet Tuncer, "Bugüne kadar biz kadınların hikayelerini hep erkeklerin penceresinden dinledik. Şimdi ben bunları bir kadının gözünden anlatmak istiyorum. Bu anlamda çok rahatım çünkü benim yaptığım stand-up değil" diyor

Hayatımıza 'Çocuklar Duymasın'daki 'Mary' karakteriyle giren Demet Tuncer, şu sıralar yeni müzikal şovu 'Kaytan Dudak'ın heyecanını yaşıyor. Tuncer; Garajistanbul'da sahnelediği şovunda şarkılarla hikayeleri birleştirerek seyirciyi çeşitli hayatlardan kesitlerle buluşturuyor...
İnsanlarla interaktif ilişki kurmayı, onlarla birlikte eğlenmeyi çok seviyorsunuz değil mi?
İnsanlara dokunmayı seviyorum; kimilerinin kalbine, kimilerinin keşkelerine, kuşkularına, meraklarına, sorularına, dertlerine, yalnızlıklarına, bezmişliklerine, unutulanlara, eskiye, yeniye, hüzne ve bol kahkahayla 'bizlere' dokunuyorum. Bugüne kadar yer aldığım, kabul ettiğim her projeyi severek, benimseyerek, sindirerek ve her şeyden önemlisi eğlenerek yaptım. Benim için en büyük kriter önce benim keyif almam. Seneler içinde profesyonelliğim gelişirken asla bırakmadığım amatör ruhum hep var oldu. Ben aynı oyunu 500 defa da oynasam, her seferinde gelen seyirci farklı olduğundan inanın yine yeni bir şeyler üretebiliyorum.

YENİ BİR KULVAR AÇTIK


Müzikal stand-up yapmak nereden aklınıza geldi?
'Kaytan Dudak'; yaşamdan gözlemlediklerimle radyo programlarımda dinleyicilerden topladığım hikayelerin harmanlanmasıdır aslında. Müzikal tiyatro oyuncusu olunca müziği oyunculuktan, oyunculuğu müzikten ayıramıyorsunuz; ikisi de olmazsa olmazınız. Ben konser vermeye başladığımdan beri hep oyunculuğumu da kullandım sahnede. Senelerce biriktirdiğim öykülerden, hayat hikayelerinden, pişmanlıklardan, mutluluklardan ve komik durumlardan çıkan ve beni bu yola sokan tek şey vardı; o da müzikle hikayeleri buluşturmak, hikayeleri uygun şarkılarla süslemek ve uyumlu bir müzikal kokteyl yapmak.... Hikayeleri anlatırken kişileri de ister istemez canlandırmam; olayı standup tadına çekti. Eh müzik de var, o zaman sanırım biz yeni bir kulvar açıyoruz dedik ve 'müzikal stand-up' şovu yapmaya karar verdik.
'Kaytan Dudak' projesi nasıl doğdu?
'Kaytan Dudak' içinde birçok karakteristik özelliği barındırıyor. Çapkın, muzip, dobra, hem erkek, hem kadın, zeki, hazırcevap, ağzı iyi laf yapan, hikayesi bol, çözemediğiniz bir tılsımı olan, ilginin odak noktası bir kadın... İlginçtir, aslında beni 'Kaytan Dudak' fikrine yönlendiren seyirci oldu. 'Şov yapar mısınız, şarkıyla çıkabilir misiniz, orkestranızla da bir şeyler yapar mısınız?' talepleri geldikçe, biz de bu sağlamayı yapmış olduk. Seyirci o kadar zekidir ki, o zaten sizden önce sizi görür ve sizden ne beklediğini bilir. Yaptığım her şeyde insanlarla etkileşimim var. Benimle geçirdikleri zamanın samimi olmasını istiyorum; asla laubali değil ama samimi… Bakıldığında sadece sahnede şarkı söyleyen ve hikaye anlatan bir kadın var gibi görünebilir ama aslında söylenenlerin yüzde 90'ı çok iyi çalışılmış ve hazırlanmıştır.

HAYALİMDEKİ İŞİ YAPIYORUM

Sahnede hem şarkı söylemek, hem de oynamak en zorudur ve ciddi bir konsantrasyon gerektirir. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
Sahnede aynı anda şarkı söyleyip oynamaya bayılıyorum! Sanırım küçüklüğümden beri çok seviyorum. İlk repertuvar parçam 'Kara basma iz olur'dan beri hep beni seyretsinler, onları eğlendireyim arsızlığı var bende! Ben hayalinin peşinden koşan ve onları gerçekleştirebilen, hayalindeki işi yapabilen nadir şanslı insanlardanım. Dolayısıyla yaptığım her projede, çıktığım her sahnede, her alkışta, her röportajda, her konuştuğum insanda, her yorulduğum provada defalarca şükrediyorum.
Genelde erkeklerin hakimiyetindeki stand-up dünyasında bir kadın olarak varolmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir kadın olarak bu durumu değerlendirmek istemiyorum! (Gülüyor) Çünkü erkek-kadın diye kutucuklar yapmak istemiyorum. Bugüne kadar biz kadınların hikayelerini hep erkeklerin penceresinden dinledik. Şimdi ben bunları bir kadının gözünden anlatmak istiyorum. Bu anlamda çok rahatım çünkü benim yaptığım bir stand-up değil. 'Ben stand-up'çıyım' diye çıkmıyorum; ben zaten şarkı söyleyen, çok güzel projelerde yer alma şansına sahip olmuş bir oyuncuyum. Ben 1001 karakterin sesi oluyorum. İstediğiniz her kutuya koyabilirsiniz 'Kaytan Dudak'ı'... O gece benden ayrılırken aklınızda kalan tek şey çok eğlendiğiniz olacak.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.