X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mutluluğun ve sağlığın temeli bebeklikte atılır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mutluluğun ve sağlığın temeli bebeklikte atılır

  • Giriş Tarihi: 14.2.2015
Mutluluğun ve sağlığın temeli bebeklikte atılır
Mutluluğun ve sağlığın temeli bebeklikte atılır

Çocuğunuz doğduktan sonra ilk yıldaki ruhsal durumu sizin ruhsal durumunuzu yansıtır. Siz mutluysanız o da mutludur, siz sinirliyseniz o da sinirli olur. Ona her zaman sevgiyle yaklaşın, ani tepkiler vermeyin. Beslenme konusunda ısrarcı olmayın; bırakın ne kadar yiyeceğine kendisi karar versin

Çocukların bedenen, zihnen ve ruhen sağlıklı olabilmesi için ilk 1 yaştaki bakım ve beslenmenin en temel nokta olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Coşkun, "Her şeyden önce doğru bebek bakımıyla ilgili olarak bilgilenin. Her bebeğin gelişimi aynı değildir, diğerleriyle kıyaslamayın. Beslenmesi konusunda ısrarcı olmayın; 3N-1N kuralını uygulayın Yani ne, nerede ve ne zaman yiyeceğine siz, ama ne kadar yiyeceğine o karar versin! En önemlisi de ona her zaman sevgiyle yaklaşın" diyor. Dr. Yeşim Coşkun; ilk 1 yaşta bebeğin gelişimi, bakımı ve beslenmesiyle ilgili dikkat edilmesi gereken temel noktaları anlattı:
DOĞRU BEBEK BAKIMINI ÖĞRENİN: Çocuğumuzun bedenen, zihnen ve ruhen sağlıklı olabilmesi için ilk 1 yaşta bakım ve beslenmesi çok önemlidir. Bu sorumluluk ise tamamen anne-babaya aittir. Bebeğinizin ileride sağlıklı bir çocuk olmasını istiyorsanız, öncelikle doğru bebek bakımı konusunda bilgilenin.
MUTLU BEBEĞİN TEMELİ SEVGİ: İlk 1 yaşta çocuğun ruhsal durumu, sizin ruhsal durumunuzu yansıtır. Siz mutluysanız çocuğunuz mutlu, siz sinirliyseniz çocuğunuz da sinirli olur. Çocuk bakımında temel nokta; anne-baba ya da bakıcının güler yüzlü, rahat ve hoşgörülü olmasıdır. Sürekli çocukla yumuşak ve tatlı tatlı konuşmak gerekir. Ani tepkiler vermek çocuğu ürkütüp şaşırtır. Gelişebilecek her durum karşısında mümkün olduğunca soğukkanlı davranmak gerekir.
BAŞKA BEBEKLERLE KIYASLAMAYIN: Her bebeğin gelişimi aynı değildir. Mesela bazı bebekler onuncu ayında yürümeye başlarken, bazı bebekler onikinci ayında yürür. Ya da bazı bebekler erken konuşmaya başlarken, bazı bebekler daha geç konuşur. Bu tip gelişimler bebekler arasında fark gösterebilir. Bu nedenle anne ve babaların bebeklerini başka bebeklerle mukayese etmesi yanlıştır.
YORGAN VE YASTIK KULLANMAYIN: Prensip olarak 1 yaşına kadar yorgan, 2 yaşına kadar da yastık kullanmamak gerekir. Bebeğin yatağı sert, çarşafı gergin serilmiş olmalıdır. Üstüne üşümemesi için uygun kalınlıkta örtü örtmek gerekir; ama bu örtü, bebek istediğinde ayağıyla itip açabileceği ağırlıkta olmalıdır.
GİYSİLERİ PAMUKLU OLSUN: Bebeklerin kıyafetleri yüzde 100 pamuklu kumaştan olmalıdır. Yün ya da pamuk dışındaki giysiler, bebeklerin ciltlerinde tahrişe neden olabilir. t BIRAKIN ÇIPLAK AYAKLA KALSIN: Ayakkabı giydirmek için acele etmeye gerek yoktur. Bebek tam yürümeye başlamadan ayakkabı giydirmek gereksizdir. Çıplak ayakla yere basmak, bebeğin ayak kaslarının güçlenmesini sağlar. Yürümeye başladığında da yumuşak ayakkabı tercih edilmeli. Uygun ayakkabı; ayak ucu ve tabanından ortaya doğru katlandığında kolayca katlanabilmelidir. Tabanı sert ayakkabılar uygun değildir.
BANYOSUNU AKŞAM YATMADAN YAPTIRIN: Akşam yatmadan önce banyo yaptırmak bebeği rahatlatır ve huzurlu uyumasını sağlar. Banyo; bebek açken yaptırılmalı ve banyo sonrası bakımı tamamlanan bebek beslenip uyutulmalıdır.
İLK ALTI AY SADECE ANNE SÜTÜ: İlk altı ay sadece anne sütü, altıncı aydan sonra uygun ek gıdalara geçerek, emzirmenin de en az 2 yaşına kadar sürdürülmesi temel prensibimiz olmalıdır. Tıbbi bir engel olmadığı sürece her anne emzirebilir. Sütü artıracak özel bir gıda yoktur. Sütün artmasını sağlayan; sık emzirme, annenin dinlenmesi ve annenin özgüveninin olmasıdır.
ÜÇ-DÖRT GÜNDE BİR YENİ BESİN DENEYİN: Ek gıdalara geçerken temel prensibimiz; üç-dört günde bir yeni bir besinin bebeğe tattırılması, birkaç çay kaşığı miktarında başlanarak yavaş yavaş artırılması ve bebeğe dokunan bir gıda tespit edildiğinde o gıdayı vermemek olmalıdır. Özellikle inek sütü, yumurtanın beyazı, bal, şeker, tuz, bakla, patlıcan ve baharatlar ilk yaşta verilmesi uygun olmayan gıdalardır. Elma, armut, havuç, patates, yoğurt ve pirinç ek gıdaya geçişte ilk tercih edilecek gıdalardır. Gıdalar önce sulu, ardından püre kıvamında ve en son pütürlü şekilde verilmelidir. Pütürlü gıda verilirken gıdalar çatalla ezilmelidir. Asla blender kullanmayın.
BESLENMESİNDE 3N-1N KURALINA UYUN: Bebeği yemesi için zorlamak ve inatlaşmak da son derece hatalıdır. Zorla yemek yedirmeye çalışmak bir süre sonra bebeğin daha kaşığı görür görmez ağzını sıkı sıkı kapamasına neden olabilir. İlk bir yaş beslenmesinde 3N-1N kuralı vardır. Yani öğünde ne yeneceğine, öğünün nerede yeneceğine ve öğünün ne zaman yeneceğine ebeveyn, ne kadar yeneceğine ise çocuk karar verir.

TELEVİZYON OTİZMİ KÖRÜKLER
Televizyonun çocuğun hayatında yeri yoktur. Bu dönemde televizyon izlenmesi; hem çocuğun konuşmasını geciktirir, hem de otizmi körükler. Bir çocuğun konuşması için dudak hareketlerini görüp sesi duyması gerekir. Oysa televizyon izleyen bir çocuk; dudak hareketlerini göremez, sadece ses duyar. Rengarenk görüntüler hızla akar, bu da çocuğu adeta büyüler. Çocuk ekrana kilitlenir, gözünü bile kırpmadan görüntüleri izler.
UYGUN OYUNCAK SEÇİN : Oyuncak alırken mutlaka üzerindeki yaş sınırı dikkate alınmalıdır. Çünkü oyuncaklar, çocukların zihinsel gelişimine yönelik tasarlanmış olduğu gibi güvenlik de düşünülmüştür. İlk 1 yaşta bebekler, ellerine geçen her şeyi ağızlarına atarlar. Dolayısıyla küçük parçalar içeren bir oyuncağın, bu yaş grubundaki bebeğin eline verilmesi, bebekte boğulmaya neden olabilir.
YESİN DİYE TELEVİZYON İZLETTİRMEYİN : Yemek yedirmek için ya da biraz soluklanmak için annelerin çocuğu televizyon karşısına oturtması yanlıştır. Bu dönemde çocuk televizyondan uzak tutulmalıdır. İlerleyen yıllarda ise belirli bir süreliğine şiddet ve cinsellik içermeyen, yaşına uygun programlar izletilebilir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.