X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Zengin kültürümüzden miras Türk sanat müziği
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Zengin kültürümüzden miras Türk sanat müziği

  • Giriş Tarihi: 27.3.2015
Zengin kültürümüzden miras Türk sanat müziği
Zengin kültürümüzden miras Türk sanat müziği

Kökleri Osmanlı coğrafyasındaki müzik türlerine dayanan Türk sanat müziği; zengin kültürümüzü günümüze taşıyor. Onbinlerce eserlik eşsiz bir arşivin bulunduğu müziğimiz; halen ezbere bilinen şarkılarla dinamizmini koruyor

Klasik Türk musikisi; köklerini Orta Asya Türk müziği, İslam tasavvuf müziği ve Ortadoğu-Anadolu müziğinden alır. Bu müzik türüne Türk sanat müziği denilmeye başlanması, cumhuriyet dönemiyle birlikte olmuştur. Köklerini geçmişten alan yüksek bir değere sahip olan Türk sanat müziği; eşsiz zenginlikte bir repertuvara sahiptir. Gelenek sahibi bir müzik olmasıyla da öne çıkan Türk sanat müziği; bu yönüyle Batılılar'ın klasik müziği ve Hint müziğiyle birlikte dünyanın üç klasik müzik türünden biri olarak kabul edilir. Tarihsel süreçte bazı duraksamalar yaşamış olsa da, Türk sanat müziği popülerliğini ve dinamizmini günümüzde de korumaya devam ediyor.

600'DEN FAZLA MAKAM

Türk sanat müziğinin, ilk olarak 10'uncu yüzyılda yazıya aktarılmaya başlandığı biliniyor. 10'uncu yüzyılda yaşayan Farabi'den Timurlenk'in öldüğü 1405'e kadar geçen süre, Türk müziğinin teorik yönleriyle açıklandığı dönem olarak kabul ediliyor. 16'ncı yüzyılın başında Yavuz Sultan Selim'in tahta çıktığı 1512 yılına kadar Türk müziğinin ses perdeleri ve makamları üzerinde teorik değişiklikler yapıldı. Bu dönüşüm dönemi; müziğimizin Rönesans'ı olarak görülür. 15'inci yüzyılın başından IV. Murat'ın öldüğü 1640'a dek, Osmanlı sarayında Ortadoğu'dan getirilen müzik ve sanat adamlarının faaliyet gösterdiği bir dönem yaşandı. 1730'a kadarki zaman diliminde ise Avrupai Barok ve Rokoko etkilerinin Doğu kültürüyle sentezlendiği klasik dönem başladı. 1846'da İsmail Dede Efendi'nin vefat etmesine kadar geçen süre ise son klasik dönemdir. Tanzimat Fermanı'ndan, 2. Dünya Savaşı'nın bittiği 1945 yılına kadar olan dönemde, Türk müziğinde romantik etkiler görülmeye başlandı. 20'nci yüzyılın ortalarından itibaren ise Türk sanat müziği için çağdaş dönem başladı. Bu dönemin en önemli temsilcilerinden biri Münir Nurettin Selçuk'tur. Bu dönemde; modern müzik anlayışına uygun kısa süreli, kısa güfteli ve hareketli şarkı formları ağırlığını hissettirmeye başladı. Eğlenceye yönelik müzik kültürü hızla gelişti. Batı müziğinin etkisiyle; koro ve konserler yaygınlaşırken; Batılı enstrümanlar da saz heyetlerine girdi. Önce Selçuklu, sonra Osmanlı coğrafyasında yer alan birçok müzik makamının bütünleşmesiyle ortaya çıkan Türk sanat müziği, içerik açısından çok zengindir. TRT repertuvarında 19 bine yakın Türk sanat müziği eseri bulunduğu biliniyor. Kaynaklarda; bu müzikte 600'den fazla makam bulunduğu yazmaktadır. Günümüze ulaşabilen makam sayısı 200 iken, bugün 50 makam yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor. Bu müzikte en çok kullanılan makamlar arasında; hicaz, nihavend, hüzzam, rast, uşşak, kürdilihicazkar, hüseyni, segah ve muhayyerkürdiyi sayabiliriz. En bilinen usüller ise; düyek, aksak, semai, curcuna, sofyan, yürük semai ve ağır aksak gibi çeşitli usüllerdir. Ud, kanun, keman, ney, tanbur, lavta, klasik kemençe, rebab, santur, kudüm, def ve zil ise; Türk müziğinde en sık duyulan enstrümanlardır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.