İlk yılında ezberleri bozdu

Giriş Tarihi: 18.9.2015
İlk yılında ezberleri bozdu

A Spor, 1 yaşında! Kuruluşunun ilk yılında sporseverlerin gözdesi olan kanal; farklı bakış açısı ve zengin içeriğiyle zirveye yerleşti. A Spor'un üç önemli ismi Serkan Korkmaz, Ender Bilgin ve Ceyla Büyükuzun; kısa sürede yakaladıkları başarıyı ve yeni sezon hedeflerini anlattı

Kıvırcık saçlarım avantajım oldu

CEYLA BÜYÜKUZUN (A Spor spikeri)

Sporu seviyorum; hayatımın her noktasında sporla ilgilendim. Profesyonel olarak dans etmemin yanı sıra çeşitli spor dallarını da denedim. Ve halen spor yapmaya gayret gösteriyorum.
Yakın çevrem veya sokakta tanıyan herhangi biri, benimle futbol konuşmaktan hoşlanıyor. Maçların kritiğini yapmak veya yaptırmak ilgilerini çekiyor. Bir kadının futbol konuşabilmesi hoşlarına gidiyor.
Baleye çok küçük yaşta başladım, 13-14 sene devam ettim. Ardından öğretmenlik diplomamı alıp Latin danslarına geçtim. Aslında dans, hep hayatımdaydı.
Küçükken babam ve abimle maçlara giderdim. Spora ve futbola olan ilgim o zamanlar başladı.
Eskiden seyircinin büyük bölümü erkek olduğu için kadınları kabullenmelerinin zor olduğunu düşünürdüm ama şimdi bu değişti. Spor programlarında kadın figürünün olması yadırganmıyor, aksine izleyicinin hoşuna gidiyor.

GÜLME KRİZİ TUTTU!

İlk yayınım saat 19.00'da, ikinci yayınım ise 00.00'da başlıyor. Kanala saat 16.30 gibi geliyorum. Saçmakyajın ardından yayınlayacağımız haberlere bakıyorum. Yayın akışı üzerinden konukla konuşacağımız bölüm üzerine hazırlık yapıyorum.
Canlı yayında aksilik yaşadığım da oluyor. Mesela bir-iki defa gülme krizi tuttu. Aslında bu gülme krizleri kimi zaman seyirciye sempatik de gelebiliyor.
Süper Lig ve Türkiye Kupası'ndaki her maçı, vakit buldukça da yabancı ligleri takip ederim.
Benden sempatik spiker olarak bahsediliyor. Sempatikliğimin sebebi, kıvırcık saçlarım sanırım. Kıvırcık saçlı spikerlere alışık değildik. Saçlarım, bir anlamda avantajım oldu; kolayca akla geliyorum.

ENDER BİLGİN (A Spor Spor Yayınları Koordinatör Yardımcısı)


Yıllardır piyasada olan kanalları geride bıraktık

Aslında bir yıllık süre, televizyon kuruluşları için çok kısadır. Düşünsenize bir yıl önce olmayan bir logonun altında, yeni bir izleyici kitlesi oluşturup izlenme alışkanlığı yaratacaksınız. Seyircinin, kanalın uzaktan kumandadaki yerini ezberlemesi bile zaman alıyor. Biz çok sert bir yarışma ortamında, yıllardır bu piyasada olan kanalların bile yapamadığını yaparak, reyting listesine girip ölçülme riskini aldık. Ancak geceli gündüzlü çalışmanın karşılığında daha bir yaşını bile doldurmadan aylık ölçümlerde en yüksek izlenme oranlarını yakalamayı başardık.
Yeni sezonda A Spor'da izleyiciyi, Türkiye'den ve Avrupa'dan bol bol maç görüntüsü, günün dörtte üçünü kapsayan canlı yayınlar ve gündemi belirleyen haberler bekliyor. Uzun lafın kısası; keyifli ve dinamik bir spor ekranı!
Programlara hazır olmak, özel çalışmanın yanında gündemi çok yakından takip etmeyi gerektirir. İlgili ve bilgili olacak, 'Ben zaten yıllardır bu işi yapıyorum' demeden çalışacak ve öğrenmeye aç olacaksınız. Maç ya da program fark etmez; işimi yaparken bunu aklımdan çıkarmamaya çalışırım.
Avrupa mücadelesi, milli maçlar, kupa finalleri ya da derbiler; bir spikerin kolayca motive olabileceği, heyecanı büyük yayınlardır. Ancak ben her maçın ayrı bir hikayesi olduğuna inanır ve her maçta heyecan yaşarım. Gün olur, alt liglerden takımların oynadığı maçlarda bile kariyerinizde iz bırakacak önemli yayınlara imza atabilir, hayatınız boyunca unutamayacağınız olaylar yaşayabilirsiniz.

BAYRAM, TATİL YOK!

Maç anlatırken oyuna tam olarak konsantre olmak çok önemli. Aksi taktirde ciddi sorunlar yaşayabilirsiniz. Tepemden yağmur suyu akarken, Avrupa'da rakip taraftarların arasındayken ya da 10 metrekarelik anlatım pozisyonunda 10 kişi varken de maç anlattığım oldu. Kendinizi bulunduğunuz ortamdan soyutlayabilmek önemli.
Mesleğim sayesinde Amerika kıtasından Afrika'ya, Kuzey Kutbu'ndan Asya'nın en uzak noktalarına kadar dünyanın dört bir yanını görme fırsatı buldum. Türkiye'de gitmediğim şehir yok gibi. Yeni yerler görüp yeni insanlar tanımak çok güzel ancak art arda gelen uçak yolculukları, uzun otel konaklamaları, bayram, tatil demeden yaşadığınız yoğun tempo da bu işin bedeli.

SERKAN KORKMAZ (A Spor Spor Yayınları Koordinatörü)


Drogba ve Alex ile aynı takımdaymış gibiyim!

Eğlenceli bir yıl geçirdik. A Spor gerek medya, gerekse spor sektörüne büyük katkı yaptı. İyi habercilik yaptık, programlarla eğlendirdik, bilgilendirdik ve yüzlerce üst düzey müsabaka yayınladık. Kısa sürede Türkiye'nin en çok izlenen TV kanallarından biri olduk. Geniş, renkli ve etkin yorumcu yelpazesiyle bir fikir platformu olduk. A Spor; farklı bakış açısıyla pek çok ezberi bozdu.
Ziraat Türkiye Kupası heyecanı, yine A Spor'da yaşanacak. Ziraat Türkiye Kupası, ülkenin tüm coğrafyasını ve tüm liglerini kapsayan çok pozitif bir futbol iklimi. Mesela geçen sezon Galatasaraylı Yasin, kupa maçlarıyla küllerinden doğdu. Futbolseverler; HD kalitesiyle, şifresiz maç izlemenin keyfini yine bizimle yaşayacak. Kupanın yanı sıra; Spor Toto Süper Lig, Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, İspanya Ligi maç özetlerini de bu sezon A Spor'da izleyeceğiz. Üstelik Erman Toroğlu, Hıncal Uluç gibi yıldız isimler, İlker Yağcıoğlu ve Oktay Derelioğlu gibi önemli futbol adamları, Levent Tüzemen, Turgay Demir ve Gürcan Bilgiç gibi usta gazetecilerin yorumlarıyla bu keyfi katmerleyeceğiz.
Bizim üç farklı kimliğimiz var; hem eğlence, hem haber kanalı, hem de yayıncı kuruluşuz. Öncelikli hedefimiz, eğlendirmek ve asla sıkıcı olmamak. Bence bir spor kanalının sıkıcı olma lüksü yok.

İŞİMİZ ÇOK ZEVKLİ

Programlarımızda izleyicinin gereksinimlerine odaklanıyoruz; röportajlar, yankılar, tartışmalı durum ve pozisyonlar... Ama bir yerden sonra mevzu, kazanmak-kaybetmek eksenine takılıyor. Futbol izleyicisi, tahammül seviyesi düşük bir kitle olsa da, akıl ve vicdan sahibi olan, samimi ekran yüzlerine hoşgörülü yaklaşıyor.
Bizim işimiz gerçekten çok zevkli. Farklı sektörlerde çalışan pek çok insan da bizim kadar maç izliyor ama bizim gibi bu işten para kazanmıyor!
Hıncal Uluç ve Erman Toroğlu ile program yapmak, Drogba ya da Alex'le aynı takımda olmak gibi bir şey! Onlardan çok şey öğreniyorum. İzleyiciye göre; hem Fenerli, hem Cimbomlu, hem Beşiktaşlı, hem de Trabzonlu'yum. Daha da enteresanı; aynı anda bu dört takıma da düşman olduğum iddia ediliyor. Komik! Acı olan; sporu futboldan, futbolu da dört takımın rekabetinden ibaret sanmak...
ARKADAŞINA GÖNDER
İlk yılında ezberleri bozdu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz