X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Babandan utan, yuh sana!' diyenler oldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Babandan utan, yuh sana!' diyenler oldu

  • Giriş Tarihi: 24.10.2015
'Babandan utan, yuh sana!' diyenler oldu
'Babandan utan, yuh sana!' diyenler oldu

'Öptüm' isimli yeni bir single çıkaran Aydın Kurtoğlu, babası Cengiz Kurtoğlu ile ilişkisini anlattı: İlk şarkım 'Köle'nin cüretkar sözleri nedeniyle 'Babandan utan, yuh sana!' diyenler oldu. Babam ise 'Aferin' dedi ama onay vermeseydi de söyleyecektim

Arabeskin efsanevi isimlerinden Cengiz Kurtoğlu'nun popçu oğlu Aydın Kurtoğlu, çıkış şarkısı 'Köle' kadar iddialı yeni parçası 'Öptüm' ile tekrar gündemde. Müzikte emin adımlarla ilerleyen Kurtoğlu ile babasıyla ilişkisini, şov dünyasının raconlarını, evli ve çocuklu bir popçu olmayı konuştuk...
Babanızla ATV'de yayınlanan 'Veliaht' programına katılmıştınız. Cengiz Kurtoğlu'nun veliahtı olmak nasıl bir his?
Bu işe başladığımda önümde kalın kalın duvarlar vardı; şarkılarımla yıktım bu duvarları, paramparça ettim hatta... Babamdan dolayı insanların inanılmaz önyargıları vardı. Herkeste 'Aydın Kurtoğlu'ndan müthiş bir arabesk albüm geliyor' beklentisi oluşmuştu.
Ama popçu oldunuz...
Popçu oldum ama sözleri gereği davetkar bir şarkıyla çıkış yapınca ters köşe oldu. Beklentinin tam tersiydi; bir yandan çok beğendiler, diğer yandan da şaşırdılar. 'Bu nedir ya, böyle şey mi olur? Cengiz Kurtoğlu'nun oğlu nasıl böyle bir şarkı yapar?' dediler. Ben bu şarkıyı söyledikten sonra 'Babandan utan, yuh sana!' diyenler de oldu. Tabii aldığım birçok iyi yorumun yanında bunlara çok takılmadım.
Babanızın tepkisi ne oldu?
Babam her zaman beni destekledi. Tarzımın farkındaydı. Popüler müzikle uğraşıyordum ve bu tarz çalışmalar yapmak istiyordum. Arabesk okumayı da biliyorum ama ben popçuyum.
Hep müzikle mi uğraştınız?
Hayır, daha önce hiç uğraşmıyordum. 'Veliaht' programıyla profesyonel olarak başladım. İşletme mezunuyum ve turizm sektöründeydim. Seyahat acentesi işletiyordum ama bu işe girince bıraktım.
İşadamlığından sonra popçu olmak iddialı bir karar...
Hep bir tarafı eksik bir işadamlığıydı bu... Çünkü çocukluğumdan beri benim tek hayalimdi müzikle uğraşmak. Aslında müziğin içine doğmuş oldum. Babamın yanı sıra abim de müzisyen. Babam demolarını hep bana okuttururdu.
'İçine de siner, tenine de / Bir geçirsem seni ellerime / Neler geçiyor aklımdan, tövbe tövbe' gibi cesur sözleri olan şarkıyla çıkmak iyi cesaret...
Aslında ben de böyle bir şarkıyla çıkış yapmayı beklemiyordum. Benden beklenmeyeni yaptım, o da şok etkisi yarattı. 'Babası, sevdiğinin duvardaki resmini öpmeye kıyamazken, oğlu alıyor duvardan duvara vuruyor' dediler.

'ŞARKICI OLMAYACAKSIN' DERDİ

Babanız 'Evlat, bu şarkı bizim imajı çizer' demedi mi?
Kalkıp da önüne 'Çikita muz' diye bir şarkı koysaydım, 'Kendine gel' derdi ama şarkım güzel. İlk kez dinlediği zaman nakarata gelince "Kapat kapat" dedi. 'Herhalde saydıracak!' dedim. "Nereden geldi bu şarkı?" dedi. Tırsarak, "Nida Ünsal yazmış, ondan geldi" dedim. "Aferin, güzel şarkı olmuş" dedi. Sonra bir daha dinledi. "Bu şarkıyı söyleyemezsin" deseydi bile, ben söyleyecektim.
Bu özgüven nereden geliyor?
Biliyorum ki, bu şekilde davranmam onun hoşuna gidiyor. Ben onun 'hayır'larına evet diyebilen bir çocuk oldum. Babam bu işi yapmamı istemiyordu. Her yerde de bas bas bağırırdı "Benim çocuklarım şarkı söylemeyecek, şarkı söylemeleri yasak" diye. Ama yanıldı; şimdi abim de albüm yapıyor.
Babanız bir marka ve çocukları o klasa ulaşamazsa sıkıntı olabilirdi...
'Yıllarca koruduğum bir ismim var. Çocuklarımın yapacağı bir yanlış buna zarar verebilir' diye düşünüyordu. Ama ben kendimi ispatladığımı düşünüyorum.
Derdiniz star olmak mı?
Hiçbir zaman star olmak istiyorum diye düşünmedim. Sahneye çıkmak, şarkılar söylemek, iyi şarkılar yapmak, insanlarla iletişim kurmak istiyorum.
Şöhret veya para insanı bozar mı?
Ahh keşke... Evleneli yedi yıl oldu ve evlendiğim gün babamla bütün maddi ilişkimi bitirdim. Kendi işimi kurdum, kendim büyüttüm. Zaten istesem de vermez! Aslında babamla çok da yan yana gelmek istemiyorum. Çünkü o zaman insanlar 'Babası olmasa yapamaz' diyor.
Şarkılarınız bu kadar tuttuğuna göre artık kazanmaya başlamışsınızdır...
Şu an gayet iyi, çok şükür. Bizim para kazandığımız tek şey konserler ve telifler. Tabii verdiğim emeğin karşılığını üçüncü projeden sonra almaya başladım.

KONSERDE GÖMLEĞİMİ ÜZERİMDEN ÇIKARDILAR

Evli ve çocuklu olup popçu olmak zor değil mi?
Çok güzel gidiyor evliliğim, en büyük destekçim eşim. 'Evli adamın popçu olması zor' algısını ben yıkacağım.
Sizi hiç kıskanmıyor mu?
Mutlu olduğumu görüyor ve insanların söylediği güzel sözler karşısında eşim de mutlu oluyor. Neticede kimse üstümü başımı parçalamıyor. Gerçi bir konserde gömleğimi isteyenler oldu. Vermedim ama üstümden çıkardılar. Acayip mutlu oluyorum. Seve seve çıkartır, veririm gömleğimi.

POPÇU DEDİĞİN GÖBEKLİ OLMAZ

Popçu olmanın raconu nedir?
İlk başta vücut yapmak gerekiyor! Tabii şakası bir yana; fit olmak sadece popçular için değil sektördeki herkes için önemli. Tamam şarkı söylüyoruz ama fiziksel bir beğenilme de olmalı. Sahnede göbeği sallayarak olmaz.
Konserlerinizde repertuvarınızı nasıl hazırlıyorsunuz? Kendi şarkılarımın yanı sıra Kenan Doğulu'dan da söylüyorum ama Tarkan'a girmiyorum. Çünkü Tarkan'ın şarkılarını başkası okuduğu zaman dinleyici yemiyor! Sezen Aksu da öyle.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.