X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Spor araba almak yerine okul açtım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Spor araba almak yerine okul açtım

  • Giriş Tarihi: 14.11.2015
Spor araba almak yerine okul açtım
Spor araba almak yerine okul açtım

Serhat Kılıç, oyunculuk ve müzisyenliğin ardından Ankara'da açtığı sanat okuluyla yeni bir alana adım attı. Kılıç, okulla ilgili "Geçen yıl kazandığım parayla ya spor araba, ev ve tekne alacaktım ya da hayalimi gerçekleştirecektim" diyor

Televizyon dizilerinin, reklamların ve sinemanın sempatik ismi Serhat Kılıç, Ankara'da kendi adını taşıyan bir okul açarak sanatçı yetiştirmeye başladı. 10 parmağında 10 marifet olan ünlü oyuncu, Esquire dergisine hedeflerini anlattı...

Bilkent Üniversitesi'ne burslu girip yüksek şeref öğrencisi olarak bitirmişsiniz...
Annem ve babam memurdu. Ona rağmen beni TED Ankara Koleji'nde okuttular. Mezun olana kadar ailemin iki-üç evi olabilirdi. Bunun üstüne babama, "Merak etme, üniversitede sana para ödetmeyeceğim" demiştim. Yani şeref öğrencisi olmak için çalışmamıştım aslında; babama para ödetmemek içindi hepsi.

Geçtiğimiz yıl Ankara'da Okul Serhat Kılıç isimli bir eğitim merkezi açtınız. Biriktirdiğiniz her şeyi bu okula mı yatırdınız?
Hayır, tam tersine hiçbir birikimim yoktu; hâlâ da yok. Geçen yıl çok iyi para kazanınca, bütün parayla ya ev, tekne, spor araba alacaktım ya da hayalimi gerçekleştirecektim.

15 ÖĞRENCİMİZ VAR

Dünya standartlarında sanatçı yetiştirmeyi hedefliyorsunuz. Diğer okullardan farklı olarak ne yapıyorsunuz?
Sistem öğrenciye yaratıcı olmayı yasaklıyor ve hata yapanı da oyunun dışına iten bir mantıkla çalışıyor. Sana, 'Farklı olma, düşünme, hissetme' diyor. Okul Serhat Kılıç'ta ise 'Düşün, hisset, ifade et' diyerek her yaştan yetişkinin hayatını sanatla iç içe geçirebilmesini amaçlıyoruz. Sistemi reddetmiyoruz; eksiklerini tamamlamanın peşindeyiz.

Sistemi biraz anlatır mısınız?
İngiltere merkezli Pearson BTEC, uluslararası sertifika ve diploma programı. İngiltere'de bu alandaki bir öğrenci, hangi eğitimi alıyorsa biz de bu eğitimi veriyoruz. Ve öğrenciler İngiltere'deki tüm öğrencilerle aynı sisteme kayıtlı bir şekilde mezun olup 80 ülkede, 300'ün üzerinde üniversitede oyunculuk, yazarlık, dans ve şan alanında çalışabiliyor. Pearson BTEC, zor bir sistem. Altı ayda bir müfettiş gelip her şeyi kontrol ediyor.

Kaç öğrenciniz var şu anda?
Oyunculuk ve yazarlık alanında 150 öğrenciyle görüşüp 39 öğrenciyi kabul edebildik. Şu anda 15 kişiyle yola devam ediyoruz.

En çok hangi noktada zorlandınız?
Tecrübesizlik... Bir sanat okulu, hiç kimsenin umurunda değil ve bir sanat okuluna sponsor olmak da kimseyi heyecanlandırmıyor.

Peki insanın en büyük hayalini gerçekleştirmesi nasıl bir duygu?
Çok önemli mezunlar vermeden bu hayali gerçekleştirmiş olmayacağım. Bensiz yürüyen bir sistemi oturtmadan bunu yapmış olmam. Sadece hayalimi gerçekleştirmek için bir adım attım. Bu okuldan mezun olan yazarlar ve sanatçılar, yurt dışına gidip bizi temsil etmeye başladığında hayalime yaklaşacağım. Zaten bu okulu 50-60 yaşında değil de 39 yaşında açmamın nedeni de bu.

Rol aldığınız 'Seksenler' dizisinden söz edecek olursak, geçmişi hatırlamak insana neden iyi gelir?
Toplum olarak 120 yıldır o kadar zor günler geçirdik ki... Pek çok kavram, birbirine karıştı. Belki de, geçmişe dair güzel şeyleri hatırlayışımızın nedeni budur.

Sevilmeme korkunuz var mı?
'Böyle bir korkum yok' dersem yalan olur; herkes sevilmek ister. Ama biliyorum ki insan, sevilmeme ve başarısız olma korkusunu ve kaygısını aştıkça özgürleşiyor. Ben de özgürleştiğim ölçüde biraz daha ben olabiliyorum.

40 yaşındasınız. İnsan bu yaşta farklı düşünmeye başlıyor mu?
Hâlâ 40 yaş olgunluğuna gelmedim. 40 yaşında olduğumu kendime itiraf etmeye çalışıyorum ama nafile. Yıllarca o kadar çok şeyi kamufle ediyorsun ki, 40 olduğunda bu durum doğallaşıyor. 'Artık kamufle etmek yerine, bununla barışsam mı?' demeye başlıyorsun.

Oyunculuk, şarkıcılık, sanat okulu... Çok mu üretkensiniz, çok mu hırslısınız?
Hayalini kurduğum oyunları, hayalimdeki yönetmenlerle ve hayal ettiğim sahnelerde oynayamıyorum. Belki de bu yüzden bu kadar çok şey yapıyorumdur.

SERHAT KILIÇ İLE KISA KISA...


Benim şairim, Nazım Hikmet. Bana kalırsa dünyanın da en iyisi.
'Suç ve Ceza'nın 'Raskolnikov'u olmasaydı, dünya edebiyatı eksik kalırdı.
'Neşeli Günler'i ne zaman izlesem, yüzümde bir gülümseme belirir.
Ankara'da olmak, bana hep iyi gelir.