X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Deniz Seki: Sebebi yanlış aşk ve yanlış adam
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

: Sebebi yanlış aşk ve yanlış adam

  • Giriş Tarihi: 9.2.2016 12:27 Güncelleme Tarihi: 9.2.2016 15:55
Deniz Seki: Sebebi yanlış aşk ve yanlış adam
Deniz Seki: Sebebi yanlış aşk ve yanlış adam

Seki, kitabında yaşadığı tüm sıkıntıların sebebini ‘yanlış aşk ve yanlış adam’a bağladı.

İşte ünlü şarkıcının yakalanma anından bugüne yaşadıklarını derlediği o kitaptan çarpıcı satırbaşları:

"HAPSE GİRERKEN BİLE YIKILMADIM"

İlk yakalandığım firari dönemin ardından, 16 Kasım Cumartesi beni Vatan Caddesi'ndeki emniyete götürdüler. Rezalet bir yer, hatta rezalet ötesi. Adı üzerinde nezarethane. Lakin kesilmiş biletimiz. O gece bitmedi, bitmek bilmedi. Sabah oldu. Memurlara dönüp "Çok saçma gelecek ama sizden bir şey rica edeceğim" dedim. "Cezaevine gitmeden önce benim yüzüme mutlaka bir şey sürmem, kendimi iyi hissetmem, moral bulmam lazım." Memur kız bana güldü. "Ne olur, çok ciddiyim" dedim. Çantamda vardı bir şeyler ama yanıma vermemiş, emanete almışlardı. Sonra beni tuvalete çıkardılar. O küçücük lavabo kılıklı yere. Lakin hapse girerken bile yıkılmadım. "Kadın her yerde kadındır. Nezarethanedeki kenefte bile."

"ŞARKILAR EN BÜYÜK ÇIĞLIĞIM"


Beş buçuk aylık firari dönem ve bir aylık cezaevi sürecinin ortasında, koğuşumdaki buz gibi demir yığını ranzanın alt katında, oturup ilk defa yazmaya başlamış halde buluyorum kendimi. Niye bugüne kadar iki satır yazıyı bir araya getirip de yazamadım bilemiyorum. Hâlâ kırgınım ama öyle içini akıtabilen, dağa taşa haykırabilen biri değilim pek. Şarkı sözlerim en büyük çığlığım, melodiler ise içimi döküp haykırdığım gizli gizemim olmuştu bu zamana dek.

Yirmi bir adım boyunda, on adım eninde, volta atılan ve adına havalandırma denilen bir yerimiz var. İşte o küçücük gökyüzünü gördüğümüz yer burası. Kilo almamaktan çok, yosun tutmamak için yürüyorum.

"BAGAJA OTURUYORSUN RESMEN"


Adli Tıp'a gideceğim için tuhaf bir heyecan vardı içimde. Düştüm yollara fakat beni götürdükleri araç çok gücüme gitti. O kadar kötü ki, bagaja oturuyorsun resmen. Esir kampına düşmüş gibi, çok fena. Bu arada radyoda "İyisin Tabii" çalıyor. Şaka gibi! Gücüme gitti, başladım minik minik ağlamaya. Sonunda geldik Adli Tıp'a. "Allahım neler yaşıyorum ben böyle ne olur kurtar beni buradan yalvarırım" diyorum içimden.

"AŞKIM PARFÜMÜNÜ PİJAMALARIMA SIKMIŞ"


Bugün aşkım geldi (Faruk Salman). Bana çok güzel pijamalar almış. Kokusunu da sıkmış üzerlerine. Yerim onu ben. Çok özledik ikimiz de. "Yarım yok, sen benim her şeyimmişsin. İstemeden de olsa seni çok üzmüşüm ben. Kendimi pataklıyorum, kahrediyorum şimdi" diyor. İçim acıyor. Üzülüyorum öyle deyince "Az kaldı kavuşmamıza, geçecek. Acısını çıkaracağız elbet bu günlerin, hem de çok güzel bir şekilde. Canımın içi seni çok seviyorum aşkım" diyorum ben de. Biz kavuşacağız çünkü ve o gün bir daha asla ayrılmayacağımız bir hayatın ilk günü olacak.

"YANLIŞ ADAM SEVMELERDEN"


Aslında ben tek değilim. Birkaç istisna harici cezaevindeki bütün mahkûm kadınların başına gelen olay ya yanlış adam sevmelerinden ya yanlış arkadaşlıklar kurmalarından ya da hayır diyememelerinden kaynaklanıyor.

"HAYATIM SERİ HALİNDE ROMAN"


Bu gece Mart'ın 12'si. Ameliyatımın üzerinden tam 21 gün geçmiş. Kocaman bir hastane maceram var. 15 gün hem özgür, hem hasta, hem mutlu, hem hüzünlü, hem aşkına kavuşmuş, hem ondan ayrı; hem 9 aydır görmediğim annemi öpüp koklamış, hem ona hasret kalmışlığım var. Çıkınca belki de hiçbir şey konuşmadan uzun uzun annemin yüzüne bakmak, ona sarılmak istiyorum. İçim buruk. Bir kadın komutan, bir infaz koruma memuru, refakatçi ve ben... Cerrahpaşa'da, camları demir parmaklıklı, deniz manzaralı olduğunu bildiğim ama bakamadığım odamda 15 günlük bir hastane macerası. Hayatım seri halinde bir roman. Bir yandan çok fazla şey var yazacak, bir yandan da tek bir satır bile gelmiyor aklıma.

NİŞANLIDAN ŞİİR


Faruk Salman'ın nişanlısı için yazdığı şiir de kitapta yer alıyor:

Aşkım

Yokluğun ölüm gibi bana

Her yer karanlık

Her yer sensizlik kokuyor

Sen yokken ben yokum buralarda

Bana nasılsın diyene gözyaşlarım cevap veriyor

Ben Yokum Deniziiiimmm

Yok

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.