X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Oğlum yokluk nedir bilmeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Oğlum yokluk nedir bilmeli

  • Giriş Tarihi: 4.3.2016
Oğlum yokluk nedir bilmeli
Oğlum yokluk nedir bilmeli

Dört muhabirimiz Özlem Avcı, Ömer Karahan, Merve Yurtyapan ve İlker Gezici, yarın Bostancı Gösteri Merkezi'nde konser verecek olan Funda Arar ile buluştu. Sanatçı, hem '80'ler' adını verdiği konserini anlattı, hem de özel bir röportaj verdi. Dört muhabirimiz gözlemlerini 'Her Kafadan Bir Ses' konsepti adı altında aktardı...

İKİŞER CÜMLEDE FUNDA ARAR ANALİZLERİ

ÖZLEM AVCI: Pedagog gibi kadın Beni en çok çocuk psikolojisi hakkındaki bilgisi ve çocuk yetiştirme tarzı etkiledi. Pedagoji eğitimi almış gibiydi.
ÖMER KARAHAN: Ayaklı vintage mağazası Leopar pantolon, fantezi çorap, kısa topuklu ayakkabı, kırmızı bluz ve topuz yaptığı saçlarıyla adeta vintage mağaza gibiydi.
MERVE YURTYAPAN: İsrafı hiç sevmiyor Ben en çok, evdeki malzemeler çöpe gitmesin diye yeni yemekler üretmesini sevdim. Evde yoğurdu bile kendisi yapıyormuş.
İLK ER GEZİCİ: Hep bir B planı varmış gibi Çekimler sırasında onun tedbirli biri olduğunu gördüm. Her daim bir B planı var gibi duruyor.

ÖZLEM AVCI


Buluşma öncesi konuştuğum çoğu kişinin Funda Arar hakkındaki fikri, benimle benzerdi: Soğuk nevale... Ama onunla geçirdiğim iki saatin ardından tüm fikrim değişti. "Yerine göre kaşım kalkar, dominant bir kadınım" dese de Funda Arar sıcak biri... Lunapark'ta ne istersek yaptı, en küçük bir kaprisini görmedim. Esprileriyle yüzümü güldürdü, mütevazılığıyla kalbimi fethetti. Bu arada söylediği bir söz beni çok etkiledi: "Ailemden ne gördüysem oyum. Ama ben sahnede başkayım, evde başka..."
Herkes gibi onda da 80'li yıllara özlem var. O dönemin daha naif, sıcak olduğunu söylerken vereceği konseri için hazırlattığı 80'ler modasına uygun kostümlerini anlattı gözleri parlayarak. Belli ki o gece için epey hazırlık yapmış, kafa patlatmış...

'DAHA ÖNCE ANNE OLSAYDIM'

"Keşke daha önce anne olsaydım" diyen Funda Hanım, oğlu Aras'ın her istediğini yapmadığını, biraz disiplinli bir anne olduğunu itiraf etti. O gün lunaparka da getirdiği oğlundan bir an olsun gözünü ayırmaması da dikkatimi çekti. Arar, "Ben, memur bir ailenin kızı olarak yetiştim. Her şeyimiz alınırdı ancak yokluğu da bilirdik. Ben de oğlumu öyle yetiştiriyorum" dedi. Bugünün çocuklarının bilgisayara bağlı yaşamasını yadırgadığını, anne ve babaların biraz kolaya kaçtığını da söyledi.
Sohbetimiz sırasında evde yemekleri kendisinin yaptığını söyledi. Aşuresi nefis oluyormuş.

ÖMER KARAHAN


Funda Arar, randevuya leopar desen pantolon, yavruağzı kısa topuklu ayakkabı, kırmızı boğazlı kazak, belinde kemer ve tepeden topuz yaptırdığı saçlarla geldi. Bu haliyle bir vintage butik mağazasından fırlamış gibiydi. Bizim giyim-kuşamımızı 80'li yılların konsepti dışında görünce modu düştü. Naftalin kokulu hikayeleri ile Özlem, fuları ile lunaparka gelen İlker, oyuncaklara binmekten korktuğu metrelerce öteden belli olan Merve ve ceketgömlekli bendenizi gördüğünde yaşadığı sukut-u hayal görülmeye değerdi. Allah'tan imdadımıza lunaparkta çalan şarkı yetişti. Tam o sırada Demet Akalın'ın 'Çalkala' şarkısı çalıyordu ve Arar, kendini ritme kaptırıp startı verdi: 'E hadi başlayalım!" O ciddi kadın, bir anda lunaparkta eğlenen bir çocuğa dönüşüverdi.
Çarpışan arabada Şoför Nebahat tavrı, atlı karıncada topukluları ile Zeyna'ya benziyordu....
Arar'ın dominant tavrı benim de dikkatimi çekti. "Acaba evde eşi Febyo Taşel ile bir güç savaşı yaşıyor mu, ya da ipler kimin elinde?" diye aklımdan bir soru geçmedi değil. Bu arada kendisinin sahnede seksi göründüğünü söylediğimde gözleri parladı.

MERVE YURTYAPAN


Funda Arar'ı çok sevdim. "Her şeyi eşimle tartışırız. Ama ben otoriter ve disiplinli bir kadınım" diye baştan itiraf etti. Ama sonra onun bu sözlerine rağmen yumuşacık yüzünü gördüm... Şöhrete çok fazla kafayı takmanın insanın psikolojisini bozacağını söyledi.
Beni en çok etkileyen yanı ise anneliği oldu. 2.5 yaşındaki oğlu Aras'ı çok disiplinli yetiştiriyormuş. Aras'ın yokluğu da bilmesi gerektiğini söylüyor: "Disiplinli bir anneyim. Babasına göre benden daha çok çekinir. Ağlaması gerekiyorsa ağlayacak ama istediği her şey o anda olmayacak. Yoksa çok doyumsuz ve tatminsiz olur."
Her şeyi dobra dobra söyleyen biri. "Şöhretimi sahnede yaşıyorum, onun dışında ev hanımları nasılsa ben de öyleyim" dedi. Çok iyi yemekler yapıyormuş. Evdeki malzemeler çöpe gitmesin diye yeni yemekler üretiyormuş. Misafir ağırlamayı da çok seviyormuş. Ayrıca sağlıklı yaşama takıntılı olanlardan... Evde yoğurdunu kendisi yapıyormuş. Sebze-meyveleri özel bir yerden getirtiyormuş.
Onu pembe kazak ve rujla görünce şaşırıyoruz. "80'ler konseptine büründüğüm için böyleyim. Sahnede de renkli kıyafetler giymeye özen gösteriyorum ama kendimi koyu renklerin kadını olarak görüyorum" diye belirtiyor.

İLKER GEZİCİ


Arar'ın iyi bir solist ve güçlü bir sesi olduğunu zaten biliyordum ama aynı zamanda iyi bir ev hanımı olduğunu da öğrenmiş oldum. Çok iyi yemek yaptığını, misafir ağırlamaya bayıldığını söyledi. Bu arada diğer arkadaşlarım gibi ben de onun dominant kişiliğini gördüm. Bu yüzden "Evde kimin sözü geçiyor?" diye sordum. "Eşimle ortak karar alırız" dese de gözlerinden, hal ve hareketlerinden dizginlerin onun elinde olduğunu hissettim. Yani o evde bir demir lady... Arar'ın iki sene de müzik öğretmenliği yaptığını öğrenince, bu tutumunun sebebini anlamış oldum.
Söz yarınki konserinden açılınca o gece, arabeskten türkülere, Barış Manço'dan Cem Karaca'ya kadar geniş bir yelpazede yaklaşık 25 şarkı söyleyeceğini ve dört farklı kostüm giyeceğini de öğrendim.
samimi biri
Arar çekimler boyunca hiç söylenmedi, zorluk çıkarmadı. Bu arada onun tedbirli biri olduğunu ve her daim bir B planı olduğunu da gördüm. Çünkü topuklu ayakkabıyla çarpışan arabaya binemeyince hemen yanında getirdiği botlarını giydi.
Bu arada samimiyeti gerçek. Çünkü bizimle gerçekleştirdiği proje sırasında bile etrafını saran onca hayranına ilgi göstermekte cimrilik yapmadı. Hepsiyle tek tek sohbet etti, herkesle fotoğraf çektirdi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.