X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Albümümü bateri çalarak kazandığım paralarla yaptım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Albümümü bateri çalarak kazandığım paralarla yaptım

  • Giriş Tarihi: 19.3.2016
Albümümü bateri çalarak kazandığım paralarla yaptım
Albümümü bateri çalarak kazandığım paralarla yaptım

'Haklısın' isimli şarkısıyla dikkat çeken Fikret Dedeoğlu: Albümümü, yıllarca sahnelerde bateri çalarak kazandığım paralarla yaptım

Fikret Dedeoğlu, bugüne kadar Yıldız Tilbe, Volkan Konak ve Fuat Saka gibi pek çok ünlü isimle çalıştı. Genç şarkıcı, geçtiğimiz yıl 'Hoşgeldin Ayrılık' isimli ilk albümünü çıkardı. İstanbullu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanan Fikret Dedeoğlu, hakkında merak edilenleri anlattı...

'Haklısın' isimli şarkınız bir anda sosyal medyayı da, radyo listelerini de alt üst etti. Herkes şarkıyı ezbere biliyor. Kendinizi tanıtır mısınız?
Trabzon'un Çağlayan köyünde büyüdüm. Lisede klasik Batı müziği, üniversitede klasik Türk müziği eğitimi aldım. Birçok sanatçının sahnesinde baterist olarak görev aldım. Ana dalım keman ve piyano.

Albüm çıkarmak isteyenlerin çoğu maddi zorluklar yaşıyor. Siz de zorluklarla karşılaştınız mı?
O riski çok önceden göze almıştım. Albümümün çıkması için üç sene kadar bekledim.

Şu anda albüm yapmanın bedeli çok yüksek. Bu albümü nasıl yaptınız? Bir destekçiniz var mıydı?
Ben albümümü, yıllarca sahnelerde bateri çalarak kazandığım parayla yaptım. Müzisyen abim Zafer Karayazgan'ın stüdyosunda gece gündüz demeden çalıştık. SonraPoll Production'la yollarımız kesişti. İşin içine Polat Yağcı girince de tüm kapılar ardına kadar açıldı.

Müzik için okul ne kadar önemli? Müzik eğitimi almamış olsaydınız ne olurdu?
Okul çok önemli... Batı müziği eğitimi aldığım dönemde işin matematiğini öğrendim; armoni bilgisi, aranje... Türk müziği eğitimine geçtiğimizde ise kendi müziğimizi analiz eder hale geldim.

Türk müziği mi, klasik Batı müziği mi zor?
İkisinin de zor tarafları var. Türk müziğinin daha zor tarafları var. Çünkü komaları duyabilmek her kulağın işi değil. Teoride anlatsanız da uygulamada durum değişiyor. Geniş kapsamda düşündüğümde Türk müziğini daha zor buluyorum.

İlginç bir anınız var mı?
Yıldız Tilbe ile tanışmam... Sıkıntılıydım ve memlekete dönme noktasına gelmiştim. Kız kardeşim mesaj gönderip "Abi Yıldız Tilbe Twitter'dan bir şeyler yazıyor bak" dedi. 'Kendini çalan değil, beni çalan müzisyenlerle çalışmak istiyorum; bıktım, yıldım' gibi bir mesajdı. Bunun üzerine 'Ben bu işi kıvırabilirim ablacığım' diye tweet attım. O da arayıp ne yaptığımı sordu. Sonra da "Hemen bana ekip kuruyorsun" dedi. Yıldız Tilbe o dönemde 'Şarkıların Yıldızı' diye bir program yapacaktı TRT'ye. "Bir hafta sonra geliyorsunuz" deyip 100 şarkı yolladı. Bir hafta sonra TRT'ye gittik ama bizi kimse tanımadı. 'Twitter'dan gelmiş bunlar' diye dalga geçtiler bizimle. Sonra bir yıl boyunca Yıldız Abla'yla çalıştık. Sonrasında bir de düet yaptık; o da albümümde yer aldı.

Orada da bir vefa durumu var; sizi sevip sahiplenmese kimse yaptıramazdı.
Aynen öyle, herkes çok şaşırmıştı. Yıldız Abla'nın böyle bir durumu var; Karadeniz insanını çok sever.

TEMBEL BİR ÖĞRENCİYDİM

Karadeniz insanı nasıldır?
Bizim gereksiz çok çabuk bir samimiyetimiz var. Ancak aynı samimiyeti karşı taraftan görmeyince sıkıntı oluyor. Ufak bir şeye büyük tepki verebiliyoruz. Hırçınlığımız da buradan geliyor.

Bu bir avantaj mı, yoksadezavantaj mı?
İkisi de... Bu yüzden çevremde çok az kişi kaldı. Etrafımda az ama öz insan var.

Nasıl bir öğrenciydiniz?
Başarılı ama çalışmaktan zevk almayan tembel bir öğrenciydim. Veli toplantılarında 'Bu çocuk çok konuşuyor, susturun' dedikleri aile benim ailemdi; çok yaramazdım. Edebiyatım süperdi; kompozisyon yazardım ve devam ettim. Resim ve matematik en sıkıntılı olduğum derslerdi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.