X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kalp kalbe karşıymış!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kalp kalbe karşıymış!

  • Giriş Tarihi: 13.4.2016
Kalp kalbe karşıymış!
Kalp kalbe karşıymış!

Son birkaç gündür İstiklal Caddesi'nde sinemalar arasında koşuştururken 'Acaba bu gördüğümüz Stacy Martin mi?' diyenler olmuştur muhakkak. Evet, bu arkadaşların tahmini doğru. O kişi Stacy Martin'di. Çünkü ünlü oyuncu, 35. Uluslararası Film i'nin konuğu olarak 'daydı.
Lars Von Trier'in sansasyonel filmi 'İtiraf'ın oyuncularından olan 25 yaşındaki Martin, festivalde gösterilen 'Bir Liderin Çocukluğu' filmi için İstanbul'a gelmişti. Aslında gelmeye son dakikada karar vermiş. Sonra da nişanlısıyla atlayıp uçağa İstanbul'un yolunu tutmuş. Ama bu son dakika kararından pek memnun kalmış.
Filminin Atlas Sineması'ndaki gösterimine katılan ve sonrasında da ülkesine dönen Martin, sempatikliği ve sıcakkanlılığı sayesinde festival ekibinin gönlünde özel bir yer edinmiş. Festival ekibi Martin'i anlata anlata bitiremiyor. "Bizden biri gibiydi" dedi bir kız arkadaş. "Nasıl yani?" dedim. "Parmağında tek taşı, yırtık kotuyla bir Türk kızı gibiydi" diye açıkladı.
İstiklal Caddesi dışında Çukurcuma'da vakit geçiren, bol bol plakçıları dolaşan Martin; İstanbul'da en çok sokak kedilerinin ve köpeklerinin çokluğuna şaşırmış. Tabii Londra'dan gelen birisi için şaşırtıcı bir durum. Ama İstanbulluların, sokak hayvanlarını bu kadim şehrin sakinleri olarak gördüğü anlatılınca, hayvanlarla kurduğumuz bu ilişki, çok hoşuna gitmiş.
Stacy Martin'le ilgili bir önemli anekdot da bizden bir meslektaşıyla ilgili. Martin, Türk sinemasında en sevdiği oyuncularından birinin olduğunu anlatmış. Malum; yabancı sinemacılara, Türk sinemasını ne kadar tanıdıkları hep sorulur. Cevaplarda genelde yönetmen isimleri öne çıkar; bu da anlaşılabilir bir durum çünkü ne de olsa sinema, yönetmen sanatı. Martin'in, bir oyuncunun ismini zikretmesi, aslında oyuncuların, izledikleri filmlerde oyuncu performansına da dikkat ettiğinin bir göstergesi. Martin, muhtemelen Sözen'i Nuri Bilge Ceylan'ın Altın Palmiye ödüllü 'Kış Uykusu' filminde izlemiştir. Bu filmde Melisa Sözen, kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiliyordu.
Önceki akşam, festivalin jüri üyelerinden olan Melisa Sözen ile karşılaşınca, Martin'in onu oyuncu olarak çok beğendiğini duyduğumu söyledim. Melisa Sözen çok sevindi, "Biliyor musun; benim de sevdiğim ve ilgiyle takip ettiğim oyunculardan biridir Stacy Martin" dedi. Demek ki kalp kalbe karşıymış!

KADIKÖY'ÜN NAMI
Stacy Martin geldi ve mutlu bir şekilde Londra'ya döndü. Ama festival için İstanbul'a gelip şehri keşfetmek için sabırsızlanan sinemacılar da var. Böyle durumlarda hep festivalin eski yöneticilerinden Hülya Uçansu'nun anlattığı, yönetmen Sergei Parajanov'un kaybolma hikayesi aklıma gelir. 'Evimin Avlusu' belgeseliyle festivale katılan Meksikalı yönetmen Carlos Hagerman da İstanbul'a gelmişken şehrin ruhunu keşfetmek istiyormuş. Bunun için festivalden sonra bir hafta daha kalacakmış. Kadıköy'ü de pek merak ediyormuş. Kadıköy'ün namının ta Meksika'ya kadar gitmiş olması da güzel bir durum tabii. Ama maazallah Parajanov gibi kaybolmasın da!

GURUR VEREN DESTEK
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, konuşmalarında sürekli vakfın tüm İstanbullulara ait olduğunu söyler. Vakfın, yıllardan beri her yıl düzenlediği onca kültür sanat etkinliği ile İstanbulluların hayatında bir kültürel havza yarattığı da bir gerçek. Vakıf, bu kültürel havzayı yaratırken her kesimden her türlü desteğe açık... Bülent Eczacıbaşı bu desteği önemsiyor. Çünkü bu destek festivallerin yapılmasını sağladığı gibi yapılan onca kültür sanat aktivitesinin İstanbullular tarafından sahiplenildiğinin de bir göstergesi aynı zamanda.
SABAH gazetesi 10 yıldır Dünya Festivallerinden bölümünün tema sponsoru olarak festivali sahipleniyor. Bu yıl atv'nin Yıllara Meydan Okuyanlar bölümüne tema sponsoru olması, Turkuvaz Medya Grubu'nun, festivali daha fazla sahiplendiğinin bir göstergesi aslında. Önceki gün Bülent Eczacıbaşı, 35. Uluslararası Film Festivali'nin destekçileri ve sponsorları için verdiği davette, "Sizlerin de katkısıyla İstanbul'un dinamik, çeşitlilik içeren, uluslararası standartlarda bir kültür-sanat yaşamına sahip olması için çalışıyoruz" derken, bu tür desteklerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Davette SABAH adına teşekkür plaketini alan Turkuvaz Medya Grubu Kurumsal İletişim Grup Müdürü Fecir Alptekin ile atv adına plaketi alan atv Genel Müdürü Metin Ergen'in yüzünde, verilen bu desteğin haklı gururunu gördüm...

DÜZELTME VE ÖZÜR
Dünkü festival yazımda Spielberg'in pek sevdiğim 'Casuslar Köprüsü' filminin adını hafızamın oynadığı bir oyun nedeniyle 'Casuslar Arasında' yazmışım; düzeltir, çok çok özürlerimi sunarım!