Türkiye'nin en iyi haber sitesi

in değişen yüzü

Giriş Tarihi: 17.4.2016
Festivalin değişen yüzü
Bir in daha sonuna geldik. 35. Uluslararası Film Festivali, bugün bitiyor. Öncelikle verimli bir festivali geride bıraktığımızı söyleyebilirim. Ülke gündeminin yoğunluğu, gerginlikler, kaygılar düşünülürse, festivalin böylesi bir ortamda insanlara filmlerle dolu 10 günlük bir 'kaçış' yaşattığı da düşünülebilir. Düzenleyen, destekleyen, emeği geçen herkese teşekkürler.

10 GÜNE ALIŞMAK...
Festivaldeki son yazıyı, genel bir değerlendirme yapmak yerine, bu yıl yapılan değişikliklerin festivalde nasıl karşılık bulduğunu ayırmak istedim.
Festivaldeki en önemli değişiklik sürenin kısaltılmasıydı. Buna, festival seyircisinin tam olarak adapte olduğu söylenemez. Mesela gözlemim, seyircinin festivalin ortasından itibaren ritmi yakaladığı yönünde. Yani iki haftalık festival ritmine alışık seyirci, sürenin 10 güne indirildiği gerçeğiyle ancak salı ve çarşamba günü yüzleşti. Açıkçası 10 günlük bir festival ritmine alışmak galiba biraz alacak.

DEĞİŞİM İYİ OLDU
Malum bu yıl Uluslararası Altın Lale yarışmasının teması değişti. Daha önceki yıllarda sanat ve sanatçı teması üzerine filmler yarışırken, bu yıl 'Sinemada farklı bakışlar' teması üzerinden yarışma düzenleniyor. Temanın sınırlarının genişletilmesi festival ekibinin film seçerken elini rahatlatmışa benziyor. Çünkü son yılların enerjisi ve niteliği en yüksek yarışmasına tanık olduk.

RETROSPEKTİFİ ÖZLEMİŞİZ
Festivalde uzun zamandır retrospektif gösterimlere ara verilmişti. Oysa bu tür gösterimler festivalin olmazsa olmazıydı bir zamanlar. Çünkü bir yönetmeni mercek altına almanın ideal yollarından biridir bu yöntem. Bu yıl, üzeri toz tutan bölüm canlandırıldı. Otto Preminger, ölümünün 30'uncu yıl dönümünde filmleriyle anıldı. Genel eğilim, retrospektif gösterimlerin devam etmesi yönünde...

'KISA'YA DEVAM
Bu yıl festival, Ulusal Kısa Film Yarışması düzenleyerek şaşırtıcı bir çıkış yaptı. Yıllardan beri kısa filmlere kapalı olan festivalin bu çıkışı takdire şayan. 'Memleketin her yerinde kısa film yarışması düzenleniyor, bir yenisine ihtiyaç var mıydı?', diye sorulabilir. Ama ülkemizdeki festivallerin yüz aklarından biri olan İstanbul Film Festivali şemsiyesi altında bir kısa film yarışması her zaman ciddiye alınır. Ayrıca böylesi bir festivaldeki seçkinin de kısa film dünyasında çıtayı yükseltebilme ihtimali yüksek. Devamını bekliyoruz yarışmanın!

POZİTİF AYRIMCILIK ŞART
Eurimages'ın sinema sektöründeki cinsiyet eşitliğini geliştirmek için başlattığı Audentia Ödülü ilk defa İstanbul Film Festivali'nde verildi. Festivalde sinema dünyasındaki kadın-erkek dengesizliği ile ilgili de paneller düzenlendi. Pek çok kadın yönetmenin filmini izlediğimiz festivalde bu tür cinsiyet eşitsizliğini gündeme getirmeye devam etmesini, her daim kadınlar yönünde pozitif ayrımcılık yapmasını bekliyoruz...

UZAKLARA GİDİLDİ
Beyoğlu başta olmak üzere genellikle şehrin merkezi bölgelerinde konumlanan festival, bu yıl İstanbul'un uzak köşelerine gitmeye karar verdi ve Avrupa Yakası'nda Sultangazi'de, Anadolu Yakası'nda ise Maltepe'de gösterimler yapıldı. Gösterimleri yerinde gözlemleyemedim ama bildiğim kadarıyla bu gösterimlere ilgi yoğundu. Yani festivalin şehrin uzak noktalarına film götürmesi, o bölge seyircisinde bir karşılık buldu. Bu yoğun ilginin festival ekibini cesaretlendireceğini düşünüyorum... Gelecek yıllarda farklı yerlerde gün sayısı olarak daha fazla gösterimler yapılabilir.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Festivalin değişen yüzü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz