X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Rolünü kötü oynarsan sağlığın bozulur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Rolünü kötü oynarsan sağlığın bozulur

  • Giriş Tarihi: 23.5.2016
Rolünü kötü oynarsan sağlığın bozulur
Rolünü kötü oynarsan sağlığın bozulur

‘Filinta’ dizisinde bir eşkıyayı canlandıran, geçtiğimiz günlerde Yılın Sinema Karakter Oyuncusu seçilen Ebubekir : Rolün hakkını vermek için araştırma yapıp hazırlanmak gerekiyor. Kötü oynarsan, aldığın olumsuz eleştiriler yüzünden sağlığın bozulur. Niye dengemi bozayım ki!

Şoförlük ve ayakkabı boyacılığı yaparak hayatını kazanan Ebubekir 'ün hayatı Şafak Sezer'le tanışmasıyla değişti. Öztürk, 2009 yılında rol aldığı 'Kutsal Damacana' filmiyle tanındı. Kısa sürede dört film ve yedi dizide rol aldı. Karakterlere kattığı doğallıkla adından söz ettiren Öztürk, geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen 3. Mersin Altın Palmiye Ödülleri'nde halk oylamasıyla Yılın Sinema Karakter Oyuncusu seçildi. Ünlü oyuncu ile Süleymaniye'deki Şantiye Cafe'de bir araya geldik, yeni projelerini ve son dönemdeki hızlı yükselişini konuştuk...
Oyunculuktan önce ayakkabı boyacılığından şoförlüğe kadar birçok iş yapmışsınız. Bugünlere geleceğinizi tahmin eder miydiniz?
Kaderde bugünlere geleceğimiz belliymiş. Beni Allah bugünlere getirdi. İnsanlarla bir arada olmayı seviyorum. Onlar da sağ olsunlar beni izliyorlar. Sürekli halkın içinde yaşıyorum, onlardan bir şeyler alıyorum. Edindiğim tecrübeleri de izleyiciye yansıtmaya çalışıyorum. Bazı ortamlarda bulunmanız, bazı insanlarla tanışmanız bir şeylere vesile oluyor.

BEN OYUNCU DEĞİLİM

Şafak Sezer ile karşılaşmanız da ekrana çıkmanıza vesile oldu.
Şafak Sezer, benim yeteneğimi keşfetti. Bu vesileyle de beni insanlara sundu.
'Filinta' dizisinde eşkıya 'Bekri' karakterini canlandırıyorsunuz. Rolünüz için eşkıyaların hayatını araştırmışsınız. Bu sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Güzel işlerde yer almayı seviyorum. 'Filinta' benim için çok güzel, oynamaktan büyük keyif aldığım bir iş oldu. Beğenerek takip ettiğim bir diziye dokuzuncu bölümde dahil oldum. Ben rolümü hissederek oynuyorum. İnsanlar da canlandırdığım karakteri beğendi.
Yeni sezonda da 'Filinta'da rol alacak mısınız?
İnşallah diyelim. İnsanlar tarihi merak ediyor. İzleyicilerin Osmanlı'yı bilmesi gerekiyor. Biz de o dönem hangi zorlukların yaşandığını, bugünlere kadar nasıl gelindiğini gözler önüne sermeliyiz. Bu tarihi, güzel insanların yazarak, iyi oyuncuların da hakkını vererek oynaması lazım. Böyle olunca işler beğeniliyor ve izleyici de hakkını veriyor.
Sizi çok göz önünde görmüyoruz. Daha korunaklı yaşamayı tercih ediyorsunuz sanırım...
Evet, çok göz önünde olmayı sevmiyorum. Yaptığım işlerin insanlara geçmesi beni mutlu ediyor. O insanların sevgisine layık olabilmek önemli. Ben de bunun için uğraşıyorum. İyi niyetli olmaya çalışıyoruz ama çoğu zaman iyi niyetimizden kaybediyoruz. İnsanlar ölümü unutuyorlar.
İzleyiciler en çok sizin canlandırdığınız karaktere kattığınız doğallığı seviyor. Siz bu konuda ne diyeceksiniz?
Öncelikle birçok oyuncu, canlandırdığı karakteri bilmiyor. Eğer bilirseniz, üzerine bir şeyler katabiliyorsunuz, o rolün hakkını veriyorsunuz. Senaryoya tabi kalmak önemli ama üzerine eklemeler yapmak da önemli. Rolün hakkını verebilmek için önce iyi bir araştırma yapıp onu öğrenecek, tanıyacaksın. Kötü oynarsan insanlardan aldığın eleştiri dengeni bozar, sağlığını bozar. Ben niye kendi dengemi bozayım ki! Çalışıyorum ve yaptığım rolün karşılığında para alıyorum; bunun da altından kalkmam gerekiyor. Eleştiri olmaması için iyi bir istişare yapıyorum. 'Böyle bir karakter canlandıracağım, ne yapayım?' diye kafa yoruyorum. Çok inandığım, güvendiğim insanlara danışıyorum. Danışmak çok önemli; her şeyi ben bilemem ki. Çok güzel ayakkabı boyarım, çok güzel araba kullanırım çünkü bunlar benim işlerimdi. Ama ben oyuncu değilim, oyuncu olma yolunda ilerleyen bir adamım. Zaten 'Oldum' dediğin an bittiğin andır. Herkesten bir şey öğreniyorum. İnsanlar eleştirmeyi çok seviyor ama neyi, neden eleştirdiklerini bilmiyorlar. Sadece eleştirmek için eleştiriyorlar.



BU İŞTE ÖNEMLİ OLAN ORİJİNALLİK VE SAMİMİYET

Yedi yılda dört film, yedi dizide rol aldınız. Son olarak da Mersin Altın Palmiye Ödülleri'nde En İyi Karakter Oyuncusu seçildiniz. Kısa sürede yükselişinizi nasıl açıklarsınız?
Bizleri sevdiren Allah'tır. Biz de bir şey var sanıyoruz ama aslında her şey Allah'ın bize olan lütfu. Mücadele etmek, çalışmak, bir şeyi severek yapmak gerekiyor. Sevgi de karşılıklıdır. Bu işte önemli olan samimi ve orijinal olabilmek. Ben yapmacık olmayı hiç sevmiyorum çünkü yapmacıklık karşı tarafa da geçiyor. Halk ile olmayı seviyorum, böyle mutlu oluyorum. Herkes istediği gibi yaşıyor. Kimsenin yaşantısını eleştirmek benim haddim değil, onlar da öyle mutlu oluyorlar; ben buna karışamam. Ama her şeyin dozunda yaşanması gerektiğini düşünüyorum. Ben huzurumu kaçırmam. Güzel bir yaşantım, ailem var. Herkes sahibi olduğu malı-mülkü anlatıyor ama bugün var, yarın yoksun; bunların farkına varamıyorlar.


SEYİRCİ YENİ FİLMİMDE BENİ ÇOK DEĞİŞİK BİR ROLDE GÖRECEK

'Kolpaçino 3. Devre' filminde de 'Ganyotçu' karakterini canlandırdınız. Nasıl geri dönüşler aldınız?
Film, 1 milyon 400 bin kişi tarafından izlendi; bu büyük bir başarı. Eleştirmek bizim değil, halkın işi. Ben oynadım ve işimi en iyi şekilde yaptım. Kararı halk veriyor.
Yeni bir film projeniz var mı?
Evet, çok özel bir film için anlaştık. Ramazan'dan sonra çalışmalara başlayacağız. Seyirci beni çok şaşırtıcı ve değişik bir rolde görecek. Gülme garantisi veriyoruz.