Türkiye'nin en iyi haber sitesi

lar okuyup araştırma yaptığımı kimse bilmiyor

Giriş Tarihi: 26.5.2016
Kitaplar okuyup araştırma yaptığımı kimse bilmiyor

Ekranın ünlü ismi Seda Sayan, seyircisine olan saygısından dolayı donanımlı olmak zorunda olduğunu söylüyor: Seyircime dair, hayata dair her şeyle çok ilgiliyim. Ne kadar çok okuduğumu, ‘Oprah Winfrey neler yapıyor?’ diye araştırmalar yaptığımı, siyasetle ne kadar ilgili olduğumu kimse bilmiyor

26 yıldır ekranlarda olan, şu sıralar evlilik programı yapan ünlü sanatçı Seda Sayan, GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı. Sayan, çocukluk günlerinden hiç yaşlanmamasının sırlarına, oğlu ile ilişkisinden müzikten neden uzak durduğuna kadar birçok konuda samimi açıklamalar yaptı...

Bazı insanlar sizden neden korkuyor?
Evet, korkuyorlar ve bu güzel bir şey. Bunu nasıl kazandım bilmiyorum. Bazı kanal yöneticileri bile benimle değil de korktukları için yapımcımla anlaşıyor. Ben Kadırgalıyım; bazen elimiz belimize gidiyor, kaşımız kalkıyor. Hakkımı savunurum. 14 yaşından beri sokakta olunca kendini korumak adına kalkanlarını açıyorsun. Biraz da yüzüne bakılan bir kızsan; düğün salonlarında kurtlar var. Ben 19 yaşındayken Maksim'de assolisttim. Su gibi bir kızdım. Kimse bana yaklaşmasın diye koruma kalkanlarım devredeydi hep. Arada Kadırgalılığımı konuşturmak zorundaydım. Babam şöhret olmamı istemiyordu. Şöhretin beni felakete sürükleyeceğini düşünüyordu. Ama benim de ideallerim vardı. Allah yürü ya kulum dedi. Ben ünlü olduktan sonra yardımsever olmadım; çocukken de gecekondumuzdaki soğanı çalar ihtiyacı olanlarla paylaşırdım. Annemden bu yüzden çok dayak yedim. Fakirliğinden utanmayan, okulda "Biz çok fakiriz öğretmenim, lütfen bize yardım et" diyen bir çocuktum. Şimdilerde fakirliğini saklayan gençler görüyoruz. Kimse babasının fakirliğinden utanmasın. Hayatımda en nefret ettiğim erkek, tembel erkektir. Çalışan erkeğe saygım var. Kraliçeler bile tacından vazgeçip yanındaki şoförüyle evleniyor. İnsan olmak, varı yoğu paylaşmak, utanmamak önemli.

İÇKİLİ GAZİNOLARDA ÇIKMIYORUM

Kadırga'ya gidiyor musunuz?
Gidiyorum ama çok değişmiş. Ben Eyüp'te doğdum ama evim çok değişmiş. Gidin Eyüp Sultan'a anlatsınlar beni, nasıl büyüdüğümü, babamın alkol bağımlılığını, annemin bizi dövmesini... Kadın haklarını şu anda bu kadar savunmamın nedeni; babamın annemi dövmesidir. Babam annemi dövdüğünde polis, "Hadi hanım, kocandır" der onları barıştırır yollardı. Eve gittiğimizde şikayet ettik diye bir daha dayak yerdik. Şimdi öyle değil. Kadınlara anlatıyorum; 'Gidin karakola, sığınma evlerine' diyorum. Eskiden bizim böyle imkanlarımız yoktu. Rahmetli babam da yazık, cehaletinin, işsizliğinin kurbanı oldu. Şimdi insanlar psikiyatristlere gidiyor.

Hayatta yaşadıklarınızla kadınlara en büyük örneksiniz...
gibiyim; çevirip çevirip okuyun.

Müzikten neden uzaksınız?
İçkili gazinolarda çıkmıyorum. Halk konserlerinde ve Kıbrıs'ta sahneye çıkıyorum. albümünü çıkarsın da müzik piyasası canlansın diyorum. İbrahim Tatlıses müzik sektöründe ne kadar da önemliymiş; İbrahim yok, sektör battı. Kendisi benim ahretliğim, kankam. Kırılsak da, gücensek de birbirimize; Allah ona da, bana da ömür versin. Bomba bir albüm yapıyormuş, yapsın. Onun müziğe dönmesi şart.

Çok güçlü bir markasınız...
Ben programdaki insanları çocuğum, genç kızları evladım diye sahiplenen, koca koca adamları bağrına basan, 'nin bacısı bir kadınım. Ben ismini altın harflerle yazdırmış, Türkiye'nin 'Yetiş Bacı'sı olmuşum. Koca koca adamlar bana, 'bacım', 'abla' diyor. Adam köyünden kalkıp geliyor, benden yaşı büyük ama bana 'Abla' diye hitap ediyor. Bana bu misyonu zaten halk vermiş. Bu saatten sonra kimse bana zarar veremez. Allah'ım esirgesin, zararı kendi kendime bir tek ben veririm. Markalar taklit edilir, edilsin ama doğru dürüst edilsin. Bizim izlediğimiz yoldan gitsinler; çamur atarak değil. Bir dizi çevriliyor, sonra tutmuyor, kaldırılıyor. Oyuncuyu öbür dizide görüyorsun. Oyuncu mu bitiyor? Hayır dizi bitiyor. Oyuncu biter mi? Bazı insanların beyni basmıyor buna. Okullara gidip gençlere ders vereceğim. Bir ara TÜRVAK için Türker Ağabey (İnanoğlu), okulda televizyon dersine girmemi istedi. Yılların birikimi var bende. Gidip gerçekten bunları anlatacağım; 'Çocuklar, bu iş böyle olmaz, taklidin bile bir üslubu olmalı' diye.

ERKAN "BEŞ YILDA YAŞLANDIM" DİYOR

Yıllardır ekranda olmanız size neler kattı?
Çok şey kattı; insanlara, hayata dair... Bugün çok önemli bir isimle sohbet ederken "Siyaset ile ne kadar ilgiliymişsin, bilmiyordum" dedi. "O kadar ilgiliyim ki..." dedim. Hayata dair her şeyi, bana ve seyircime dair her şeyi bilmeliyim ki; yarın bir gün bir şey olduğunda cevap verebilmeliyim. Donanımlı olmalıyım. Ne kadar kitap okuduğumu, ne yaptığımı, kimlere ne tavsiyeler verdiğimi hiç bilmiyorlar. Dünyayı gezdiğimi, 'Oprah Winfrey ne yapıyor?' diye araştırdığımı bilmiyorlar. 26 yıldır programıma aldığım konuklardan çok şey öğrendim. Diyanetçisinden, doktorundan, siyasetçisinden, esnafından, kasabından, bakkalından, dayak yiyen kadından, mağdur erkekten, çocuğunu göremeyen kadından neler neler öğrendim... Ben mesajlar verirken onlar da beni yetiştiriyorlar. 'Vay be, neler var' diyorum. Beş yıldır Erkan ile (Çelik) birlikteliğimiz devam ediyor, birlikte çalışıyoruz. Erkan "Beş yılda yaşlandım" diyor. Ee tabii benim yüzümden onun da başına gelmeyen kalmadı, ona terzi bile dediler. Ben de ona "Şu elbiseleri diksene, bize niye terzi arattıyorsun?" diye takılıyorum. (Gülüyor)

Erkan Çelik'in mesleği ne gerçekten?
Erkan'ın babası Gaziantep'in en eski tekstilcilerinden. Gaziantep'te de tanınan, hatırı sayılan, saygı duyulan bir adam. Erkan da babasının yanında çalışan bir adam. Tekstilci adamı; terzi yamağı yaptılar, şoför dediler, garson dediler. Diyelim ki garson, terzi, şoför... Onlar da insan değil mi? Niye adamı alıp da başka kalıplara sokuyorsunuz? Erkan'la ilgili de bana bir sürü çamur atmaya çalıştılar ama bende izi bile kalmaz. Benim her zaman vicdanım ve gönlüm rahat. Ben kimsenin yuvasını yıkmam. Kimsenin kocasıyla işim olmadı, olmaz. Kimsenin sevgilisiyle işim olmadı, olmaz. Kimsenin kocasını ayartmam.

İFADEMİ BOZMADAN BOTOKS YAPTIRIYORUM

Benjamin Button gibi hep çok genç görünmenizin sırrı nedir?
Tabii ki birtakım müdahalelerde bulunuyorum. Doktorum var, vitamin iğnelerimi yaptırıyorum. Yüzümün, ifademin şekli bozulmadan botoksumu da yaptırıyorum çünkü her gün ekrandayım. Ama bu surat bir kere, iki kere gerilir. Çok yaptıranları görünce kızıyorum; bu ananın don lastiği mi, neyi geriyorsun, fazlası tabiata aykırı. Makyajsız geziyorum. Asla yüzümü temizlemeden yatmam. Çok pahalı kremler mi? Asla işim olmaz.

Güzellik sırrınız var mı?
Kesinlikle soda; yüzümü soda ile temizliyorum. Bir de sabun, vazgeçemediklerim arasında. Estetiğe de karşı değilim ama yerinde ve dozunda olursa. Güzel yaş alıyorum ben.

İYİ BİR KAYNANA OLURUM GELİNİME KARIŞMAM

Oğlunuz Oğulcan Engin yaşını başını aldı. Onun evlenmesini ister misiniz?
Nasıl bir kaynana olursunuz? Evlenmesi için daha erken. Nasıl bir kaynana olurum bilmiyorum ama evladımı o kadar çok seviyorum ki... Programda erkekler ağladığında, erkek annesi olarak çok üzülüyorum. Eğer onu bir kız çocuğu üzmüşse ben de ağlıyorum. Sanki Oğulcan'ı üzmüşler gibi empati yapıyorum. İyi kaynana olurum sanırım. Çok karışmam kimseye, zaten karışan bir anne değilim. Ben hayırlı evlattım, oğlum da beni üzmeyecek. İşletme bitirdi, gastronomi okuyacak. Gastronomiyi bitirince aldığımız mekanların başına geçecek. Gıda sektöründe yatırımlarımızı yaptık, artık bayrak onda.
ARKADAŞINA GÖNDER
Kitaplar okuyup araştırma yaptığımı kimse bilmiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz