X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İkinci torunla ömrüm daha da uzayacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İkinci torunla ömrüm daha da uzayacak

  • Giriş Tarihi: 11.6.2016
İkinci torunla ömrüm daha da uzayacak
İkinci torunla ömrüm daha da uzayacak

Büyük kızı Merve’nin oğlu Yaman’dan sonra, küçük kızı Buse ile bir kez daha torun sevinci yaşamaya hazırlanan Fulya Terim: Torunum Yaman sayesinde ömrüm uzadı. Şimdi daha da uzayacak. İki kızımın da anne olması mutluluk verici

2014 yılında Terim Events'i kurarak iş hayatına atılan Fulya Terim, kızı Buse'nin 2014'teki kına gecesiyle ilk organizasyonunu gerçekleştirmişti. Organize ettiği lerde A'dan Z'ye tüm planlamayı üstlenen Terim, çalıştığı gelinlerle düğünden sonra da bağlarının kopmadığını söylüyor. Terim, Şamdan Plus'tan Nazan Ortaç'a organizasyon sektöründeki serüvenini anlattı...
Terim Events'ı kurma fikri nasıl oluştu?
Detaycı ama aynı da yaptığım her işe yaratıcılık katmayı seven, estetik ve göz zevkine düşkün bir insanım. Aile içerisinde bu tip organizasyonları zevkle yaparken; kızlarımdan "Bu işi neden profesyonelce yapmıyorsun anne?" sorusu geldi. Ve ilk işim de 2014 yılında, küçük kızım Buse'nin kendi kına gecesinin organizasyonunu bana vermesiyle başlamış oldu. Böylelikle Terim Events doğdu. Her şeyden önce çok keyif alıyorum. Bir şey üretiyor olmak, bir hayali hayata geçirmek mutluluk verici...

BÜYÜK-KÜÇÜK BÜTÇE AYRIMI YOK
Kaç kişilik bir ekiple yola çıktınız?
Altı kişilik bir ekiple başladık, gün geçtikçe Terim Events ailesini büyüttük. Bugün 15 kişilik bir çekirdek ekibimiz var. Ancak organizasyon sırasında ses-ışık, elektrik-marangozluk gibi çözüm ortaklarımızla bu sayı çok daha yükseliyor.
Terim Events çatısı altında hangi hizmetleri veriyorsunuz?
Biz bir hayalin gerçekleştirilebileceği her organizasyonda varız. Yani sadece düğün, kına, doğum günü, kurumsal etkinlik diye düşünmeyin. Hayatımızın her anı bir organizasyon. Organizasyonun ardında bir hedef, bir hayal varsa bizim için bir projedir. Ve biz hayalleri, hedefleri gerçeğe dönüştürmek için çalışıyoruz.
Şimdiye kadar hangi organizasyonlara ve düğünlere imza attınız? Nasıl anılar biriktirdiniz?
Ekibimle birlikte son iki yılda pek çok düğün, kına, kurumsal organizasyona imza attık. Faruk Saraç Tasarım Üniversitesi'nin açılışını da yaptık, Pelin Karahan-Bedri Güntay veya Merve Boluğur-Murat Dalkılıç gibi ünlü çiftlerin düğünlerini de organize ettik. Elbette ünlü, ünsüz ayrımı yapmıyoruz. Hatta bu şirketin en güzel özelliklerinden biri büyük bütçe-küçük bütçe ayrımı yapmamamız... İşimiz, var olan bütçeye göre en özelini yaratmak... Biz bu süreçte o kadar yakınlaşıyoruz ki, gelinlerimle düğün bittikten sonra da bağımı koparmıyorum. Mesela bir gelinim vardı; annesini kaybetmiş, düğün organizasyonu sırasında beni kendine o kadar yakın hissetti ki, sonrasında da hiç kopmadık. Aile kuracak çiftlerin en özel anlarında onlara destek olmak beni manevi olarak da çok mutlu ediyor.
Düğün olarak çok büyük ve duygusal olarak karmaşık organizasyonlarda hangi becerilerin öne çıkması gerekiyor?
O düğünü unutamayacak iki insan var her şeyden önce. Hayal ve hayat onların. Dolayısıyla öncelik onların, kendilerini rahat ve memnun hissetmelerini sağlayarak 'Acaba şu ne oldu, bu ne zaman olacak?' gibi kaygıları olmadan düğün öncesini, sırasını ve hatta sonrasını iyi planlamak ve uygulamak. Disiplin, doğru zaman yönetimi ve iyi bir ekip olmazsa olmazlar.
Eşiniz Fatih Terim'in dediği gibi, evde imparatoriçe sizsiniz. Fatih Hoca, şimdi Milli Takım'la Euro 2016'ya hazırlanıyor ve siz de Terim Events'le düğün sezonunun açılmasıyla en yoğun zamanınızı yaşıyorsunuz. Nasıl her yere yetişiyorsunuz?
Eşim işini hiçbir zaman mesai saatleri olan çalışanlar gibi yaşamadı. Dolayısıyla onun işine bir evlatmış gibi bakıyor olması, bizim onu her anlamda destekleyip her zaman arkasında olmamız, aile hayatımızın da buna göre olmasını sağladı. Yani biz aslında hep, her an her değişikliğe ve duruma göre yoğun ve programlı yaşamayı öğrendik. Ben tüm organizasyonlarda bizzat işin başındayım. Doğru zaman yönetimi, iyi bir ekip çalışması hepsinin altından kalkmak için yeterli. Eşim, kızlarım, damatlarım ve tabii ki torunlarım söz konusu olunca akan sular durur ama bu işime zarar vermez.
Kızınız Buse'nin Fatih Hoca'nın giyimine karıştığını biliyoruz. Size de karışır mı?
Buse, daha mesleki tercih aşamasında ne istediğini biliyordu. Kendinden emin ve kararlıydı. Biz ona inandık ve hedefine ulaşması için elimizden geleni yaptık. Çok çalıştı ve emek verdi. Onunla gurur duyuyoruz. Buse, eşimin veya benim giyimimize karışmıyor, biz ondan talep ediyoruz.
Torununuz Yaman prematüre olarak doğdu ve iyileşme süreci aylar sürdü neredeyse, nasıl atlattınız o günleri?
Biz mucizemizin hayata tutunmasını bekledik, çok şükür başardı Yaman ve yüzümüz güldü. Merve, çok cesur ve güçlü bir kadın. Bu süreci atlatırken evladıma hayranlığım arttı. Merve'yi teselli etme anlayışım, her duygusunu dilediği gibi yaşamasına yardımcı olmak şeklindeydi.
Şimdi ikinci kez anneanne olmaya gün sayıyorsunuz. Neler hissediyorsunuz?
Ömrüm Yaman'la uzadı gibi hissediyorum. Şimdi daha da uzayacak. İki evladımdan da torun sahibi olmak mutluluğumu ve huzurumu katladı.
Babanız Kamuran Aksu'yu trajik bir uçak kazasında kaybettiğinizi biliyoruz... Kaç yaşındaydınız, neler hatırlıyorsunuz o elim güne dair?
Babamı kaybettiğimde 15 yaşında yurtdışında tahsil hayatıma devam ediyordum. Trajik günde haberi alır almaz Türkiye'ye döndüm... Babamla 15 yıl gibi çok kısa bir süre vakit geçirdiğim için, genç yaşta hayatıma Fatih'in girmesiyle tüm duygusal boşluklarımı onunla doldurdum.