Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kısa yoldan Hipster olma rehberi

Giriş Tarihi: 24.8.2016 15:48
Kısa yoldan Hipster olma rehberi

Şimdilerde na tezat bir şekilde yoğunlukla Cihangir ile Karaköy'de gördüğümüz başlı başına bir olan hipsterlik, aslında bundan 70 yıl önce ana akım modanın dışında 'modaya karşı modasızlık' olarak ortaya çıkmış, en azından neyin kafasını yaşadığını anlayacak kadar entelektüel birikime sahip kişilerin benimsediği bir tarzdı. Ayrıca şimdiki gibi çok paralar harcanarak sahip olunan bir tarz da değildi, çünkü moda değildi! Aksine, cebinde giyime kuşama verecek beş kuruş parası olmayanların tercih ettiği, amacın moda yaratmaktan öte bir alt kültürün dışa vurumundan ibaretti. Ahh o eski hipsterler! Aslı ne olursa olsun, siz alt kültürü falan dert etmeyin, bir-iki elbise ve vereceğimiz iki-üç taktikle artık siz de aman(ç)sız bir hipster olabilirsiniz.

YAŞADIĞINIZ YERDEN BAŞLAYIN
İlk olarak yaşadığınız ortamdan başlayalım. Cihangir'de yaşamalısınız. Eğer Cihangir'de yaşamaya paranız yetmiyorsa alternatif olarak kulağa enteresan gelen, biraz da hikayesi olan şehrin absürd bir noktasında yaşayabilirsiniz. Ev demişken, tüm mobilyalarınız vintage olmalı ve bit pazarından alınmalı. Salonunuzun duvarında da mümkünse bir nostaljik film posteri olmalı. En azından hayatınızın son iki-üç yılından kesitlerin yer aldığı ilk romanınıza başlama fikrinizi sık sık dile getirmelisiniz. Eğer roman yazamıyorsanız, mutlaka ortamlarda anlatabileceğiniz, asla ilerleme kaydetmeyen (burası önemli, kesinlikle ilerleme kaydetmemeli) yeni bir projeniz olmalı. Bir tumblr kızı için çikolatalı fındık ezmesi ne ise bir hipster için de Clark Kent gözlükleri odur. Yakışsın yakışmasın, gözleriniz bozuk olsun olmasın, hatta camı bile olmasın hiç önemli değil. Israrcı bir iradeyle takmalı ve bunu sürdürmelisiniz. Ana akım moda trendlerini reddedin ve giyeceğiniz elbiseler gibi dinlediğiniz müziklerde, gittiğiniz mekanlarda ve okuduğunuz kitaplarda da anlam bütünlüğü aramayın. Baştan söyleyeyim, bunu yaptığınızda hipsterların modayı reddetmesi ama kendi içinde moda yaratmasından dolayı paradoksa düşeceksiniz. Bunun üzerinde fazla düşünmeyin. Hipsterlığın mizacında paradoks var zaten.

HİPSTERLIĞINIZI UFAK DETAYLARLA TAMAMLAYIN
Kendine saygısı olan bir hipsterın çantasında filmli fotoğraf makinesi kesinlikle olmalı. Analogdan aldığı tadı dijitalde bulamayan hipsterların çantasındaki olmazsa olmaz parçalardan biri de ince, kaba olmayan bilgisayardır. Renkli kulaklıklar, edebiyat dergileri, ismi 'Yorgun Yorganlar', 'Saçlarının Uçları Kırılmış Kadınlar', 'Apartman Boşluğuna Bakan Pencere' gibi olan kitaplarla da bez çantalarını tamamlarlar. (Kitap demişken; Oğuz Atay, Cemal Süreya ve İkinci Yeni şairlerini de sırasıyla övmeyi unutmayın.) Giyim kuşamda kesinlikle kombin yapma derdiniz olmamalı. Unutmayın, siz aynı zamanda aykırısınız da! Renkli, dar, skinny pantolonlar en iyi yoldaşınız olacak. Evet, skinny olacak çünkü iyi bir hipster olmak istiyorsanız paçaya elveda. Paça yok, paçayı unutun! Erkekseniz, kız kardeşinizin pantolonlarını da giyebilirsiniz, sorun değil. Pantolonunuzu renkli bez ayakkabılarla süsleyecek ve gardırobunuzdan seçtiğiniz bir oduncu gömleğini ilk düğmesine kadar ilikleyeceksiniz. Cıvıl cıvıl renkli papyonları da ekledik mi ta taa kombin yaptık! Paradoks?

ELVEDA SUCUKLU YUMURTA
Hipster olmadan önce kahvaltıdaki favori yemeğiniz sucuklu olabilir. Ama hipster olduktan sonra güne filtre kahve ile başlamalısınız. (Geçiş döneminizde sucuklu yumurta yiyerek kendinizi şımartabilirsiniz.) Bir konuya yarım saatten fazla odaklandığınızda 'Matcha lattem geldi' krizlerine girmeli ve bunu hissettirmelisiniz. Kahveniz bitse bile bardağınızı iki elinizle tutmaya devam edin ve kahvenizi yudumlarken çekildiğiniz fotoğrafla da Instagramınızı süsleyin. En önemlisini sona bıraktık. Hipster olduğunuzu asla kabul etmeyin. Ahh yine mi paradoks!

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Kısa yoldan Hipster olma rehberi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz